"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hukuk ve adaletten ümidimizi kesemeyiz

Kâzım GÜLEÇYÜZ
26 Nisan 2018, Perşembe
Bilhassa OHAL sürecinde ayyuka çıkan hukuksuz ve adaletsiz uygulamaların ancak yine hukuka dönülerek aşılabileceğini başından beri her fırsatta tekrarlıyor; hukuktan ve adaletten asla ümit kesmediğimizi, kesmeyeceğimizi ve kesmememiz gerektiğini de ısrarla vurguluyoruz.

Bizim bunu her dile getirişimizde de “Hangi hukuk? Memlekette hukuk mu kaldı ki?’ diyerek itiraz edenler oluyor.

Yaşadığımız süreçte olup bitenlere, hâlâ hız kesmeden devam eden cadı avına, keyfî gözaltı ve tutuklamalara, delilsiz mahkûmiyet kararlarına bakınca, özellikle bu hukuksuzluklara muhatap kılınanların hissiyatı ve feveranı, haliyle onlara bunu söyletiyor.

Hukukun temel prensiplerine de, vicdanlara da sığmayan kimi yargı kararları... Bunlara yapılan itirazların üst derece mahkemelerce reddedilip bazı tartışmalı kararların onaylanması... Dahası Yargıtay tarafından tasdiki...

OHAL ortamında, yargı sistemimizin en üst kurumu olan AYM’nin dahi sindirilip büyük ölçüde işlevsiz hale getirilmesi ve özellikle hak ve özgür- lüklerin korunmasında güvence olmaktan büyük ölçüde çıkarılması...

Hattâ bu durumun AİHM için bile geçerli olması ve bu mahkemenin Türkiye’de yaşanan bilhassa OHAL kaynaklı hak ihlallerine müdahale konusunda gayet hantal ve geri durması...

Bütün bunlar elbette ki iç karartıcı ve ümit kırıcı bir tabloya işaret ediyor. 

Ancak bu durumun hiçbir şekilde hukuk ve adaletin er veya geç tecelli edeceğine olan inancımızı zayıflatmasına veya tahrip ve yok etmesine kesinlikle ve asla izin vermemeliyiz.

İnsan yaratılalı beri hayat imtihanının en zorlu fasıllarından biri olan “zulme karşı hak ve adalet mücadelesi” vermek tarihin hiçbir devrinde kolay olmadı. Bu çetin mücadele uğruna kimler ne bedeller ödedi...

Ancak yine tarihin şehadetiyle sabit olan kesin ve değişmez bir gerçek var: 

O da hiçbir zulmün asla ilânihaye devam edemeyeceği ve hiç kimsenin zulümle payidar olamayacağı.

Onun için, ne olursa olsun, hukuk ve adalete güvenmekten asla vazgeçmeyelim. Hak ve adalet er geç yerini bulur ve tecelli eder. Zamanaşımı olmayan İlahî adalet de mutlaka hükmünü icra eder. Yeter ki biz sabır, kararlılık ve müsbet hareketle mücadeleden asla vazgeçmeyelim. Zafer hakkın ve hakka inananlarındır...

***

- KRT’de Çağlar Cilara’nın konuğuyduk (6): Hukuk ve adaletten umudumuzu kesemeyiz - http://www.yeniasya.com.tr/video/hukuk-ve-adaletten-umudumuzu-kesemeyiz_458731 

- Seçim fırsattır - http://www.yeniasya.com.tr/video/secim-firsattir_459595 

- Birinci Meclisten bugüne - http://www.yeniasya.com.tr/video/birinci-meclisten-bugune_459946

- 15’ler olayı - http://www.yeniasya.com.tr/video/15-ler-olayi_460061

Okunma Sayısı: 6324
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali

    26.4.2018 11:50:53

    21 ay oldu ihraç olalı. Idari mahkeme istinaf mahkemesi valiliklere komisyon muracati emniyet ifade arama anayasa mahkemesi ahim hepsine gittim. Komisyona baş vurdum. Komisyonun red edeceği kesin gibi üstü ne üstlük 21 ay sonra adlı dava acildi. Komisyon red edince öbür bütün aşamalar yeniden başlayacak.21 ay veya 2 yıl sonra tekrar başa donecez. Hangi parayla.... Hadi bana umut verin. Hadi yeise düşme imanını kaybetme deyin. Artık hiç bir şeye inanmiyorum tek gerçek var Allah'ın birtek olduğudur.Ve bugünler bitmeyecek.

  • Gündüz Alp-2

    26.4.2018 10:19:30

    Tek ses haline getirilmiş yandaş medya marifetiyle, kitlelerin ümidini kıran ve çaresiz bırakarak, onlara "başka alternatif mi var?" dedirten bu vahim tablonun ülke lehine değişmesi, aciliyet kesbeden hayati bir meseledir. Toplumsal barış ve huzur, hürriyet ve adalet, güven ve istikrar, hukuk ve demokrasi, temel hak ve özgürlüklerin varlığı ve devamı ancak hukukun üstünlüğü ve millet hakimiyetine istinat eden demokratik, parlamenter hukuk devletiyle mümkündür. Tekçi, dayatmacı, baskıcı sistemlerde yukarıda zikrettiğimiz kavramlar kağıt üzerinde yazılı olsa bile uygulamada bulunmazlar. Onun için aldatıcı sözlere itibar ederek ülkemizi akıbeti belirsiz bir sürece sokmayalım. Yol yakınken dönmek bizim elimizdedir. Getirilmek istenen tekçi sistemin küçük bir numunesini OHAL adı altında iki yıla yakındır yaşıyoruz. Mesele bir şahsın seçilmesi veya seçilmemesi değil, ülkenin istikbalini ilgilendiren hürriyetçi demokrasiyi tercih etme yahut etmeme meselesidir.

  • Gündüz Alp

    26.4.2018 09:51:22

    Sayın Güleçyüz, "yeis-i mutlak küfürdür" gerçeğinden hareketle ümidimizi kıran pek çok ve vahim olaylar cereyan etse de, geç gelen adaletin adalet olmadığını bilsek de hukuk ve adaletin mutlaka sonunda tecelli edeceğine olan inancımızı korumak zorundayız. Kitleleri çaresizliğe, ümitsizliğe sevk eden şu vahim sürecin bir an evvel bitmesi de bu ümit ve inancın devamına bağlıdır. Çünkü OHAL gibi gayri hukuki bir sistemin devamı anlamına gelen tekçi, dayatmacı ve otoriter sistemin devamı yahut sona ermesi için 24 Haziran'da önümüze sandık konulacaktır. Bizler toplumsal barış ve huzur, hürriyet ve adalet, hukuk ve demokrasi adına ve hesabına sandığa gidecek, bu yönde tercih ve irademizi ortaya koymak mecburiyetindeyiz. Milleti çaresizlik ve ümitsizlik girdabından çıkarmanın yolu hürriyetçi demokrasinin yeniden güçlü bir şekilde tesis edilmesi olacaktır. İşte 24 Haziran bunun için çok ehemmiyetlidir.

  • Ali Tam

    26.4.2018 00:55:22

    Habilogullarinin tekerine Kabilogullarinin comak sokmasi fitratlarinda var. Hürriyet ve adalet düsmani Kabilogullari istibdati ve Iblisin dahi cekindigi siyaseti icra etmeyi sebeb-i hilkatlari telakki ediyorlar... Lagimi misk-i anber sanip ellerine yüzlerine siviyorlar.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı