"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Keyfîlik

Kâzım GÜLEÇYÜZ
13 Ekim 2016, Perşembe
Bediüzzaman meşrutiyet için yapıp cumhuriyet ve demokrasi için de geçerli olduğunu ifade ettiği tarifi şu üç kavrama dayandırmıştı: Adalet, meşveret ve kanunda inhisar-ı kuvvet.

Onun bu tarifi yaptığı tarihin üzerinden 107 yılı aşkın bir zaman geçti. Meşrutiyet devri çok gerilerde kaldı. Osmanlı çöktü. Cumhuriyet adı altında bir tek parti ve tek şef rejimi kuruldu. Çok partili demokrasiye geçildi. Ama demokrasi açık darbeler veya zamana yayılan müdahale süreçleriyle defalarca kesintiye uğratıldı.

Son olarak 15 Temmuz darbe girişimini geride bıraktığımız bir aşamadayız.

Ama bu kalkışmayı akamete uğratarak kurtardığımız söylenen demokrasi, şimdi OHAL hukukunun dahi ihlal edildiği bir olağanüstü hal rejiminin cenderesinde.

Bu tabloda herşeyin hukuk içinde yapıldığı iddia edilse bile uygulama hiç de öyle değil. Yoğun ve yaygın hak ihlalleri ile bunların yol açtığı geniş çaplı mağduriyetler, hattâ kötü muamele ve işkence iddiaları büyük ölçüde örtbas ediliyor.

Yaşanan mağduriyetlerin iktidara yakın bazı adreslere de uzandığı bir noktada kabul, ikrar ve telaffuz edilen “At izi it izine karıştı, masumlar yaftalanıyor, kurunun yanında yaş da yanıyor” tesbiti, münhasıran o adreslere yönelik ihlallerin bertaraf edilmesi veya hafifletilmesi sonrasında, yerini “Mağduriyetler gereğinden fazla abartılıyor, mağdur edebiyatı yapılıyor” söylemlerine terk ediyor.

Darbeyle ve darbecilerle hesaplaşma  iddiasıyla başlatılan tasfiyeler, hukukî değil, siyasî ve sübjektif kriterler üzerinden yürütülen bir cadı avına dönüşüyor.

Böyle bir tabloda adaletten de, kuvvetin kanunda olduğundan da, meşveretten de söz edebilmek mümkün değil. Onun yerine, masumiyet karinesi, suç ve cezanın şahsîliği, ispat yükünün iddia sahibine ait olup kişinin suçsuzluğunu ispata zorlanamayacağı gibi en temel hukuk ilkelerini çiğneyen, OHAL hukukunu dahi hiçe sayan, kanun hakimiyeti prensibini KHK’larla paspasa çevirip Meclisi bypas eden... bir keyfîlik ikame ediliyor.

Keyfîlik, yani kuralsızlık, yani fetret.

2016 Türkiye’si işte bu durumda.

Hükümet CHP’ye “İhraç kriterleri daraltılacak. Sendika üyeliği ve Bank Asya işlemlerinde ‘belli bir süre’ kaydı konulacak” demiş (Milliyet).

Tepkiler sonucu iktidar “Sadece sendika üyeliği ve Bank Asya ilişkisi ihraç sebebi olmamalı”yı kabule biraz yaklaştı. Uyarmaya devam edelim.

Hz. Hüseyin’in (ra) mücadelesinden alınacak en önemli dersler baskı ve zulme boyun eğmeyip hürriyet-i şer’iye ve adalete sahip çıkmak olmalı.

Okunma Sayısı: 6285
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • ahmet

    16.10.2016 01:41:51

    Iyi ki varsın yeni asya hakkı soyleyen mazlumun masumun hakkini savunan prensiplerden taviz vermeyen baskılara boyun eğmeyen yalakalik yapmayan yeni asya yi Allah başımızdan eksik etmesin

  • Serdar celik

    13.10.2016 16:36:24

    Madurlar ne yapsin cok zordayiz Bize yardim edecek vekiller yok mu.??

  • Blublood

    13.10.2016 15:30:48

    Resmen 3 5 kişinin siyasi makamı uğruna binlerce insan mağdur oluyor

  • SAİD HAKTAN

    13.10.2016 14:16:30

    Kazım kardeşim;Banka veya sendika,deshane,okul,hastahane vb.kurumlar içinbelli bir tarih koymakta hata...Onlar buratihten önce meşru ,bu tarihten sonra gayrı meşru diyen akılsız olur.Bu kadar insanla beraber önce tere yağı ve bal yemeye alıştıracaksınız.Sonra bunlar bizi aldattı.DEMEK NASIL SİZİN HAKKINIZ İSE (Devletin onca istihbarat teşkilatına rağmen) okuluna gitmiş,Bankasına para yatırmış,dershanesine gitmiş.sohbetlerine katılmış veya kendi malından HİMMET vermişlerinde ALDANABİLMEK HAKKI VARDIR...VE bunların aldanmasına en büyük sebepte "Ne istediler de vermedik" diyen siyasilerdir.Allah cc mazlumun yardımcısı olsun...Amin..

  • Raşit Duran

    13.10.2016 12:23:03

    Adalet, meşveret, kanunda inhisar - ı kuvvetin bulunduğu gerçek manada bir parlamenter demokrasi tesis etmek için gayret etmek gerekirken, keyfîlige istinad eden, suistimal ve istismara her daim açık bulunan ve dikta rejimini netice verecek bir Başkanlıkta bu kadar inad ve ısrar neden acaba? Gerekçe fiili durumu hukuki duruma dönüştürmek ise bir vatandaş olarak ben de sormak istiyorum. Madem fiili durum yasal değil o halde hukuki olmayan fiilleri neye istinaden yaptınız? Demek istenen işi kitabına uydurmak ve hukuki olmayan işleri yargıdan ebediyen kaçırmak.

  • timut

    13.10.2016 12:02:43

    mağdur kişilerle konuşmayanlar mağduruyet yok diyor. milli eğtim bakanlığının genelgesine bakarak bu sendikaya üye olanların veballerini milli eğtim bakanlığı üzerine almalı ve suç işlediğini kabul etmelidir.diyanet işleri başkanlığı hac paralarını bank asyaya da yatırabilisiniz diye tamim yayınlayacak sonra bankada hesabı olanlar ihraç edilecek anlaşılır gibi değil.devletin kurdurduğu banka ve sendika üyeliği suç olmaktan acilen çıkarılmalıdır. çocuğunu özel okullara verenler buraların devlet tarafından denetlendiğini bildiği için çocuklarını özel okullara verdiler. buda suç oldu.devlet özel okula giden çocuklara 3500 tl ve üzeri yardım yaparken bu okulları niye velilere duyurmadı.bu sebeplerden mağdur olanların mağduriyeti giderilmelidir.

  • Serdar celik

    13.10.2016 11:49:49

    TURKIYE GENELINDE AKTIFSENDEN ISTIFA ETMIS 3 BIN KISI VAR..BUNLARI AF ETMEYI DUSUNUYORLAR...iyide sendika yasal idi ayrica aktifsene uye olmak suc degildi..? Bence direk sendikaya uye olmak ve bankasya ya kendi hesabina para yatirmak kriter olmamali

  • Raşit Duran

    13.10.2016 11:48:20

    Dahilde ve haricte bunca sorun varken, iktidarın oncelikli ve acil meselesi Başkanlık. Fiili durumu hukuki duruma dönüştürmek mecburiyetinden hem de aciliyetinden bahsediyorlar. Artık mağduriyetleri dile getirmek "edebiyat yapmak" oluyor. Dindar nesil yetiştirmek iddiasında bulunan iktidar mensupları, haksızlık karşısında susmamak gerektiğini bilmezler mi?

  • Fatıma

    13.10.2016 11:06:20

    Evet mağduruz. Mağdur edebiyatı yapıyoruz. Mağduriyetinizi edep içinde dile getiriyoruz ama sizin edebiyat anlayışınızla bizim edebiyat anlayışımız farklı. Siz vicdanlarınızın kulaklarını tıkayarak insanları duymazlıktan gelerek dalgaya alıyorsunuz. Oysa bizim edebiyatımız kurgu değil tamamen gerçeğe dayanıyor.

  • Ugur

    13.10.2016 11:01:44

    Yakin zamanda yayinlayacaklari KHK ile yine bu kriterlere gore ihracvlar yapacaklarini soyluyorlar. Bu kanunsuzluklari yapanlar musluman mi, muslumansa hic mi ahireti dusunmezler? İnsaallah bu hukuksuzluklardan vazgecerler. Allah (cc) islah etsin.

  • Fatıma

    13.10.2016 10:59:32

    Rabbim sizlerden ebeden razi olsun. Kaleminizi dimdik ve dosdoğru tutuyorsunuz. Bu dönemde dürüst olmayı hakki söyleme cesaretini gösterebiliyorsunuz. Gönüllerimize bir nebze de olsa su serpiyorsunuz. İçimizde küçük de olsa bir umut yeşeriyor sayenizde. Sizlere can-u gönülden tesekkur ederim.

  • İMDAT SU

    13.10.2016 10:41:37

    ….evet keyfilik, Arş-ı Alayı titretircesine bir keyfilik...Bunun karşısında dilini yutmuş bir toplum ve, sözüm ona, özellikle İslami oluşumların REİSLERİ... Bir kalkışma gerçekleşiyor, Devletin bütün imkanları ellerinde olmasına rağmen ayladır faillerin(özellikleri "faillerin"i diyorum) bulunması için bir çalışma yok ama bunun dışında ötekileştirilen kim varsa ihraç-uzaklaştırmaya tabi tutuyorsun...Failleri bulmaya yönelik Komisyon teklifi geliyor kulaklarını tıkıyorsun, kaçamayacağını anlayınca(tabi aylar sonra kurulan sözüm ona komisyon) Komisyonun kilit noktalarına üyelerini atıyorsun. Vaziyet bu iken, Bunun bir Allah'ın lütfü olarak telakki edilmesi (ötekileştirilen kim varsa onları bertaraf etmek adına) nasıl okunması gerekir Allah aşkına...

  • Raşit Duran

    13.10.2016 10:12:35

    Hz.Ustad asrın basinda bizim de içinde bulunduğumuz coğrafyanın hastalığını teşhis etmişti. Cehalet, sefalet, tefrika. Reçetesini de vermişti. Eğitim, say-u gay re t, ittihad. Sulh-u umumiye namzet millet yahut milletler ne acıdır ki birbirleriyle boğuşuyor. Şu anda en dehşetli hastalık tefrika. Zulüm derecesine varan mağduriyetlerin yaşandığı bu süreçte uhuvvet ve muhabbetin muktezası tesanüd ve ittihadı beceremedik. "Birlikte rahmet ayrılıkta azap vardır " sözü tezahür etti. Allah'ın rahmet ve inayeti vifak ve ittifak üzerinde olanlara diye inanıyoruz.

  • Kürşat

    13.10.2016 10:07:27

    Ya Rabbel Alemin;Hz. Hüseyin (r.a) efendimizin "Ben zalimlerle birlikte varlık içinde yaşamayı alçaklık, zalime karşı gelerek bulacağım ölümü ise yücelik sayarım" mübarek sözünü, asli rotasından saptırılan ve aldatılan asil milletimizin fikir ve hayat düşüncesine sertaç eyle. Amin

  • Ayşe Çelik Uzun

    13.10.2016 05:35:45

    Allah razı olsun.

  • Mustafa Torun

    13.10.2016 00:08:21

    İşte budur. Allah Nur'un hadimlerini istikametten ayırmasın. Her daim başı dik eylesin. Elinden ve dilinden inanan müslümanları emin eylesin.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı