"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Nihayet bitiyor derken...

Kâzım GÜLEÇYÜZ
13 Nisan 2018, Cuma
Suriye’deki iç savaşı güya bitirmek için ABD başta olmak üzere Batılı ülkelerin de katılımıyla defalarca yapılan Cenevre toplantılarından bir türlü sonuç çıkmayınca, Türkiye, İran ve Rusya arasında başlayan Astana ve Soçi süreçleri devreye girdi ve bu süreçler rejimin toparlanmasına yaradı.

Silahlı muhalif grupların son direniş noktalarından biri olan Do -ğu Guta’nın da Rus desteğiyle rejim tarafından teslim alınması aşamasına gelinmişken bir kez daha tırmandırılan “kimyasal si-lah krizi,” neredeyse bitmeye yakın gözüyle bakılan savaşı çok daha geniş ölçüde alevlendirme riskini beraberinde getiriyor.

Daha birkaç gün önce Suriye’den çekilme lâfları eden Trump’ın bu haber üzerine yaptığı—ve sonra geri aldığı!—tehditler bir yana; hayli zamandır Suriye’de farklı hedefleri vurmayı alışkanlık haline getiren İsrail’in bu kez daha kapsamlı bir saldırı gerçekleştirmesi, bu yöndeki endişeleri arttırıyor.

Bazı uzmanların ifade ettiği gibi, Suriye’de şimdiye kadar terör örgütleri kullanılarak yapılan vekâlet savaşlarının, artık yerini asıl aktörlerin doğrudan çatışmalarına bırakması aşamasına mı geçiliyor?

Daha önce Irak’ta uygulanan ve ülkeyi hem perişan, hem param parça eden senaryo, yine aynı formatta Suriye’de de mi tekrarlanacak? (Malûm, Irak savaşı ve işgali de, asılsız olduğu bilâhare işgalciler tarafından itiraf edilen “kimyasal silah” iddialarına bina edilerek başlatılmıştı. Aynı iddia Obama döneminde Suriye için de defaatle gündeme getirilmiş, denetimler yapılmış ve bir netice çıkmamıştı. Şimdi bir deneme daha yapılıyor.)

Trump-Netanyahu ikilisinin hedefi, başından beri İran. Suriye’yi vurarak, onun üzerinden, Suud ve Mısır öncülüğünde bir Arap koalisyonunu da arkalarına almak suretiyle, İran’a karşı topyekûn bir taarruz başlatmaya mı hazırlanıyorlar?

Bu durumda Rusya’nın tavrı ne olur?

Ve böyle bir senaryoda, yakın zaman önce Rusya ve İran’la birlikte fotoğraf vermiş, dahası S-400 füzeleri ve nükleer santralde Rusya ile iyice yakınlaşmışken, rejime yönelik suçlamalarda ABD-İsrail ikilisiyle aynı çizgide yer alan Türkiye ne yapar? 

***

- İstanbul’daki okur buluşmalarımızın Ümraniye, Kocasinan ve Çekmeköy’den sonraki 4. durağı olan Esenler’de de gayet verimli bir toplantı yaptık ve okurlarımızla gazetemiz başta olmak üzere neşriyat hizmetlerimizi konuştuk, fikir alış verişinde bulunduk. Katılan herkese teşekkürler.

- Mir'ac gecesi ve Ahiret sayfamız - http://www.yeniasya.com.tr/video/mir-ac-gecesi-ve-ahiret-sayfasi_458877 

 

Okunma Sayısı: 8495
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Gündüz Alp-3

    13.4.2018 11:33:06

    Suriye meselesi dahildeki pek çok problemin önüne geçti. Mesela, Suriye kadar önemli bir konu OHAL'dir. Demokratik hukuk devletinin askıya alınmasını netice veren, hak ve hukuk ihlalleriyle hürriyet ve adaleti yok eden OHAL'in bitirilmesini beklerken, bir muhalefet partisi lideri, işlenen hukuk cinayetlerini görmezden gelerek, OHAL'in bitirilmesini "cinayet" olarak görüyor ve "bitmemeli" diyor. Suriye meselesi kadar, toplumsal barış ve huzurumuzu tehdit eden OHAL'e son vermek meselesi de çok önemlidir. Kamuoyunun nazar dikkatlerini harice çevirerek, hürriyetçi demokrasiyi tahrip eden OHAL'i nazarlardan kaçırmamak gerekir. Çünkü sorunları çözmenin adresi, yolu, yöntemi, demokratik hukuk devletidir. Siyasi, ekonomik ve toplumsal güven ve istikrar, can ve mal emniyeti, huzur ve barış istiyoruz. "Cinnet-cinayet" sarmalını daha ileri boyutlara taşıyacak eylem ve söylemlerden uzak durmalarını, başta iktidar olmak üzere, sorumluluk makamındaki bütün yöneticilerden istiyor ve bekliyoruz.

  • Gündüz Alp-2

    13.4.2018 11:04:17

    Tarihin tekerrür etmesi, ders alınmaz ise kaçınılmazdır. Emperyallerin üşüştüğü özelde Suriye genelde Orta Doğu'da Osmanlı'nın çekilmesiyle oyunlar ve tuzaklar hiç bitmemiş. Çıkarlar bitmedikçe biteceği de yoktur. Tâ ki İslâm Dünyasının kendi aralarında gerçek anlamı ve uygulamaları ile ittihad ve ittifaklar kurarak, yönetimlerinde hürriyetçi demokrasiyi tesis ederek sağlam kaleler inşa etsinler. Yoksa emperyal ülkelerin böl-parçala-yönet-yut taktiğinden yakalarını kurtarması kısa vadede mümkün görünmüyor. Emperyallerin "dostluğu" çıkarının devamı ettiği sürecedir. Onların oyununu bozmak da İslam ülkelerinin başındaki yöneticilerin basiretli ve ferasetli bir yönetim sergilemesine bağlıdır. Her başımıza geleni "dış güçlerin oyunu" diyerek kendimizi hesaba çekmeden işin kolayına kaçarsak, "oyuna gelmekten" kendimizi kurtaramayız. Irak ve Suriye bilinen örnektir. Kendi aralarındaki ihtilafı çözmek için emperyallere güvenerek onlara havale ettiğimiz sürece, çözüm de barış da zor gelir.

  • Gündüz Alp

    13.4.2018 10:20:03

    Sayın Güleçyüz, herkesin hem mübarek cuma gününü hem Miraç kandilini tebrik ederim.Dua ve temennimiz, artık küresel bir köy haline gelen, barış ve huzura muhtaç ihtiyarlık çağını yaşayan dünyamızın barışı içindir. Kuzuyu yemeyi kafasına koymuş kurtlar için her zaman geçerli-geçersiz bahaneler çoktur. Şaşılacak olan ise bu kurtların peşine takılarak "diş kirası" isteyen ülkelerin, ülke kaynaklarını cephaneye yatırıp, halkının sırtına ilave yük bindiren yöneticiler ve yönetimlerdir. Savaş naralarının atıldığı şu dönemde, barış çığlıkları ya yetersiz kalmakta yahut susturulmaktadır. Bu koroya, maalesef, "kimyasal silah" gibi yalan olduğu sonradan beyan edilen argümanlarla kandırılmış kitleler de katılmaktadır. Vahim olan da budur. Yâni faturayı ödeyen veya ödeyecek olan halkın savaş korosuna iştirak etmesi. Allah (cc) akıl, fikir, iz'an, insaf versin diye dua ediyoruz. Zira iki dehşetli Dünya Savaşı yaşamış dünyamız, bundan ciddi ders ve ibret almış olmalıdır diye düşünüyoruz.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı