"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

OHAL değişimi

Kâzım GÜLEÇYÜZ
06 Ocak 2017, Cuma
Erdoğan başbakanken, 2010 yazında Şemdinli’de 11 şehit verdiğimiz bir terör saldırısı üzerine MHP’den gelen OHAL çağrılarını şu sert mukabele ile reddetmişti:

“Terör örgütü ‘OHAL yeniden ilan edilsin, Türkiye yeniden 90’ların Türkiye’si olsun, 3. dünya ülkesi gibi görünsün’ diye kanlı eylemler yapıyor. Ankara’dan birileri anında terör örgütünün ekmeğine yağ sürüyor. Malûm muhalefet partisi, MHP ‘OHAL ilan edilsin’ diyor. O sizin karakterinizde var, bizim iktidarımızın karakterinde yok, o sizin aczinizin gereği. Terör istatistiklerinden OHAL dönemlerinde terörün zirve yaptığını göreceksiniz.  OHAL terörü derinleştirdi, halkı mağdur etti, terörün istismar zeminini güçlendirdi. OHAL istemek terörün diline teslim olmaktır...”

Aradan zaman geçti, köprülerin altından sular aktı ve aynı Erdoğan, aynı çizgiye geldiği MHP’den farksız bir OHAL taraftarı oldu.

Bu gayet keskin manevranın en önemli sebeplerinden biri muhtemelen “Normal zamanda yapamadığımız birçok şeyi OHAL’le yapabildik” sözüyle ifade ettiği gerekçeydi.

Bir başka beyanında ise şu kıyası yaptı:

“İlk iktidara geldiğimizde bir ay içinde o zamanki OHAL’i kaldırmıştık. Ama o zamanki OHAL, bölgede adeta hayatı durdurmuştu. Şu anda ülkemizde hayat durmuş değil, akıyor. Herkes işine gücüne rahatlıkla gidiyor.”

Biz de durumun gerçekten öyle olup olmadığını, 17.11.16 günü çıkan “Bu OHAL’le nereye?” başlıklı yazımızda sorgulamıştık.

OHAL sürecinin üçüncü 3 aylık dönemine girmemize sayılı günlerin kaldığı bir noktada en azından, sorgusuz, sualsiz, yargısız bir şekilde, neyle suçlandıklarını dahi bilmeden ve savunmaları da alınmadan suçlu ve hain ilan edilip hayatları darmadağın edilen on binlerce ve aileleri de dahil edildiğinde yüz binlerce kişi açısından hayat hiç de akmıyor ve hiçbiri işine gücüne rahatlıkla gidemiyor.

Buna karşılık, tırmanan terör saldırıları, Erdoğan’ın altı yıl önce dillendirip şimdi unuttuğu veya vazgeçtiği “OHAL dönemlerinde terör zirve yaptı. OHAL terörü derinleştirdi, halkı mağdur etti, terörün istismar zeminini güçlendirdi” tesbitini tasdik ve teyid ediyor.

Ne var ki, buna rağmen OHAL, skandal yöntemlerle hükümete bypass yapılıp Meclise onaylattırılarak bir kez daha uzatılıyor...

Yeni Şafak’ın haberine göre, Diyanet şimdiye kadar görüştüğü 32 cemaat ve tarikata “İslam çerçevesinden ayrılmak, tekfir etmek, ötekileştirmek, şahısçılık, şiddet yok” demiş. 

Yeni Asya’ya bunları ayrıca söylemesine gerek yok.

Çünkü Yeni Asya yayın hayatına atıldığı günden beri, Diyanet’ten de çok önce bunları hep ifade edegeldi.

Daha ötesini de.

Dinin, din hizmetlerinin, cemaat ve tarikatların siyaset veya ticarete alet edilemeyeceği ve devlet başta olmak üzere hiçbir güç ve mahfilin kontrolüne alınamayacağı gibi...

Okunma Sayısı: 8407
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Özcan Erkiş

    06.01.2017 14:41:21

    (3) Diyanet Teşkilatının tutumu sebebiyle ciddi anlamda eleştirildiği ve hatta reisinin istifaya dâvet edildiği bir dönemde, "Cemaatlar buluşması"adı altında ve 5 temel ilke çerçevesinde, cemaatların tabiri caizse "kayıt altına" yahut "devlet tekeline"alınmasını öngören bir çalışmayı dün de birkaç haber sitesi yazdı. Zâhiri mânâda işbirliği gibi gösterilen (ki işbirliğine kimse itiraz edecek değildir) fakat ileride cemaatların devletin "resmi dairesi hüviyetine dönüşme"ihtimali bulunan bir projenin alt yapısı oluşturulmak istenmektedir. İnançlı insanların gönüllü olarak bir araya gelip teşkil ettikleri sivil teşekküller olan cemaatların bu projede kendiliklerinden yer almak istemeleri düşündürücüdür. Bugünkü iktidarın siyasî ideolojine hizmet eden bir Diyanete eklemlenen bir cemaatin iktidar değiştiğinde başka bir siyasî ideolojinin hizmetine girmesi kaçınılmazdır. Bu süreçte bunun menfi örneğini yaşadık. Cemaatların bu tuzağa düşmemesi gerekir.

  • gonca

    06.01.2017 13:41:15

    Herkes diken üstündeyken nasıl rahat rahat işlerine gidip geliyorlar deniliyor anlamıyorum. Olaysız gün geçmez oldu, haberler bültenlere sığmıyor. Hiç alakamız olmasa dahi bize patlayabiliyor. 20bin öğretmenin açığa alındığını duyduğumda benim de içlerinde olacağıma hiç ihtimal vermedim. Ama fişleme sistemi tıkır tıkır çalışmış.. her an karşımıza bir sürpriz çıkabilir diyerek yaşıyoruz.. Ve artık olanlara şaşırmıyorum.. Sadece yüreğim sızlıyor, nasıl bu hale geldiğimizi sorgulayıp dalıyorum.. Ve Yeni Asya ailesi'ne, özellikle Kazım Güleçyüz Bey e verdiği samimi mücadeleden dolayı teşekkür ederim..

  • Özcan Erkiş

    06.01.2017 12:31:52

    (2) İktidarın bahsini ettiği "3.dünya ülkesi görüntüsü" veren OHAL rejimi ile halka hep şikâyet ettikleri 1950'ye kadarki şeflik rejimine, bugün, ülkeyi sahil - i selamete ulaştıracak sefine- i Nuh gibi sarılmaları ne kadar ibretâmiz bir hâdisedir. Dün kerih gösterdikleri şeyi bugün halka bir kurtuluş reçetesi olarak takdim etmelerinin gerçek sebebi elbet birgün ortaya çıkacaktır. Bugün OHAL ve Başkanlık sistemi için ileri sürülen gerekçeler makul değil. Tıpkı iktidar partisinin dün OHAL için kötü demesi gibi bir muhalefet partisinin de önce olmaz dediği Başkanlığı yeniden gündeme getririp tahakkuku için gösterdiği gayretkeşlik de sorgulanması gereken bir meseledir. Bu değişimlerin arkasında ne gibi sebepler var ki ülke aleyhine olduğu halde yapılmaktadır. Basında muhalif seslerin kısılması, değişimin gerçek yüzünün ortaya çıkma endişesidir. Zira doğru karar vermek ancak doğru haber, doğru bilginin neticesinde olur. Bu da "doğru konuşan cerâid (gazeteler)" ile mümkün olacaktır..

  • Ali

    06.01.2017 12:22:47

    Allah razi olsun. hiçbir hukuk sisteminde sorgusuz sualsiz işten atma yoktur....OHAL varsa HUKUK YOKTUR.

  • Özcan Erkiş

    06.01.2017 11:52:10

    (1) MGK yı hükûmet, OHAL'i demokrasi ve KHK'yı meclis yerine ikâme eden mevcut iktidar, maalesef hem dahili hem harici siyasette U dönüşü ve zikzaklar çizerek pek çok yanlışa imza attılar. OHAL üzerinden "karakter" tahlili yaparak âciz dedikleri muhalefet partisinin desteği ve gayretkeşliği ile hem OHAL hem de Başkanlık rejiminin tesisi için onlara muhtaç kaldılar. Peki dün kötüledikleri OHAL'i bugün niçin can simidi gibi görüp sarılıyorlar? Sebebi şu sözde gizli:"Normal zamanda yapamadığımız bir çok şeyi OHAL'le yapabildik!" Demek yapılacak bir proje vardı ve bunun için de antidemokratik bir zemin gerekli idi. İşte bu zemin OHAL ve KHK ile sağlandı. OHAL değişiminin sebeplerinden birisi bu olabilir. Diğer sebebi konjonktürün iktidar aleyhine dönmesini önleyerek ileride (bugün) yapacakları sistem değişikliğinin ortamını hazırlamaktır. Geldiğimiz nokta bunu teyit etmektedir.

  • muhammet şeviker

    06.01.2017 10:05:04

    Haklısın Kazım bey kardeşim. OHAL sayesinde yapabildik ifadesinin hedefinde şirret terör örgütü yok. Hizmet metodlarına katılmıyor olsam da Devletine ve milletine saygılı dindarlar var. Değilse çok daha felaketli sonuçları olurdu. İyi ki Yeni Asya var. Selamlar

  • Ali Tam

    06.01.2017 09:08:06

    Kiblesi Kuzey olmayanlar zamanla Kuzeyi kible kabul edebiliyor bu siyasette mümkün. Akil odur ki; euzubillahi min seytani vessiyaseti desin. Siyasetci gercekte tam mütedeyyin olamiyor, münafigin üc özelliginden biri olan yalanciligi pek kolay isliyor.

  • ozkan

    06.01.2017 08:27:30

    Ohal ile yapılan şey sadece sorgusuz sualsiz devlet memurlarını işten atmak. Var mı başka ohal in ülkemize yaptıgı birşey...

  • CESUR ADAM

    06.01.2017 06:29:03

    DİYANET önce kendisi aynaya baksın.CAMİ minber ve kürsülerini SİYASET ALET EDEN SÖZDE İMAM ,ÖZDE MİLİTANLAR dan temizlesin.DİYANET HAC-UMRE ve teşkilatın içindeki sapık ve sapkınlardan,bunların yanlışlarından ve cami cemaatini kutuplaştırmalardan vazgeçsin.

  • mazlum

    06.01.2017 05:23:05

    Maalesef zulme uğrayanların yüzde doksanı hizmet hareketine mensup insanlar.40 yıldır ne yaptıkları belli iken muazzam propaganda ve iftiralarla bir anda şeytanlaştırıldı.(her gün taşlamaktan bıkmıyoruz)Şu anda insan yerine konmadıkları için onlara yapılan bu zulmü herkes kanıksamış durumda.nasılki bir filiistinliye eziyet edilip canı yakılırken bir tavuk kadar değeri yoksa bu insanlarda sorgusuz sualsiz terörist ilan edilmiş ve bir Allahın kuluda yok kardeşim bu kadar da olmaz diyemiyor.Korku ve menfaatler zirve.İnsanlık ,vicdan sustu akıl basiret kör oldu.Allah dost gerisi post.Ama yaşadıklarımızın ve yaşayacaklarımızın sadece bir cemaat meselesi olmadığını iliklerimize kadar yaşayacağız.Muhalifsen(ki yapılan ikazlara da kabul yok) düşmansın noktasına geleceğiz ama her şey çok geç.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı