"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

OHAL’le oluşan vahim tablo

Kâzım GÜLEÇYÜZ
01 Aralık 2017, Cuma
Darbecilerle mücadele ve hesaplaşma iddiasıyla ilan edilen, ama bu gerekçeyle izahı imkânsız hak ihlalleriyle devam eden OHAL süreci, ürettiği gerilim ve olumsuzluklarla ülkeyi hem içeride, hem dış ilişkilerinde son derece ciddî sıkıntılara sürükledi.

Darbe dönemlerinde dahi görülmemiş yaygınlıktaki delilsiz ve keyfî gözaltı, tutuklama ve ihraçlar sadece muhataplarını mağdur etmekle kalmadı, toplumun genelini tedirgin edip korkuttu ve sindirdi.

Devletin en tepesinden yapılan “İhbar edin” çağrıları, insanları birbirine düşürerek kurunun yanında nice yaşın da yanmasına yol açan yoğun bir jurnal furyası başlattı.

Öyle ki, bunun doğurduğu sonuçlar ve mağduriyetler, bizzat o ihbar çağrılarını yapanlara dahi “At izi it izine karıştı” dedirtti. 

Ve Adalet Bakanlığı “İnsanların lekelenmeme hakkını güvenceye aldık” diye açıkladığı bir düzenleme yapma mecburiyeti hissetti. Ancak bu düzenleme öncesindeki süreçte haksız tutuklama ve ihraçlara muhatap olanların mağduriyeti hâlâ devam ediyor.

İkiz bebeklerini cezaevinde düşürmenin dayanılmaz ıztırabı da yaşatılan 28 yaşındaki bir anne ile, OHAL KHK’sıyla kapatılmış bir gazetede muhabirlik yapmaktan başka “suç”u olmayan bir genç kızın 7’şer buçuk yıl hapse mahkûm edilmeleri; aylardır tutuklu olan 85 yaşındaki Topal Hafız’la oğlunun son olarak hücre hapsine konulması; 81 yaşındaki bakıma muhtaç bir başka ihtiyarın tutukluluğunun hâlâ sürdürülmesi; Nur’un 9 aydır içeride tutulması, bu mağduriyetlerin bilinen örneklerinden yalnızca birkaçı.

Yargıtay üyesi Mustafa Erdoğan gibi, tabutta tahliye edilenler için ise, yaşananların telâfisi imkânı tümüyle kalkmış durumda.

Bir de, tam bir derebeyliğe dönüşen bazı cezaevlerinde mutlaka üzerine gidilmesi gereken işkence ve tecavüz iddiaları mevcut...

İçeridekilerle ilgili tablo bu iken dışarıdaki insanlar da kendilerini güvende hissetmiyor. 

İktidar medyasının tek taraflı yayınlarıyla bu olup bitenlerden haberi olmayanlar dahi, operasyonların ucu yakınlarına ve kendilerine uzandıkça işin farkına varıyor ve aynı tedirginliği yaşamaya başlıyorlar.

Bu gidişata artık bir nokta konulmalı.

***

- Son gelişmeler bize 26.4.17’deki bu tweet’imizi hatırlattı. Takipçilerimize de hatırlatalım dedik... CB: “Zarrab vatandaşımdır. Devlet yöneticilerinin görevi vatandaşının hukukunu korumaktır.” Zarrab vatandaş da KHK’zedeler vatandaş değil mi?

- Peygamberimizin (asm) ve Kur’an’ın adalet mesajları - http://www.yeniasya.com.tr/video/peygamberimizin-asm-ve-kur-an-in-adalet-mesajlari_447532

Okunma Sayısı: 9215
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • nafi

    1.12.2017 23:54:48

    ohal kalksın akp ohal uzatmasın

  • Mehmet Albayrak

    1.12.2017 13:56:28

    Mazlumun ahi ergec çıkar hemide aheste aheste biraz daha sabır bu kainatın bir Sahibi var ya yalancı şahitler vay onların haline kulhakki varya kul hakki kulla görülecek ya sorular burada başlıyor

  • Gündüz Alp-2

    1.12.2017 12:01:13

    "OHAL'le oluşan vahim tablodan" eminim ki iktidar taraftarı olanlar da insan olmaları münasebetiyle müteellimdirler. Fakat öyle bir korku atmosferi oluşturuldu ki, bu vahim tabloyu bilhassa etkili-yetkili makamı işgal edenler dile getiremiyorlar. Yargıya yapılan bunca çağrılara rağmen, tam anlamıyla tarafsız ve bağımsız olamayan ve yakasını bir türlü siyasi otoritenin elinden kurtaramayan adâlet mekanizması, zulmü netice veren adâletsizliklere bile bile âlet edilmektedir. Masum bebeklerden 80'lik pir-i fanilere varıncaya kadar pek çok insan, OHAL'in hak ve hukuku rafa kaldırmasıyla bizzat yargı tarafından mağduru edilmişlerdir. Bir başka vahamet de budur. İçeride toplumsal travma, barış ve adalet sorunu yaşayan bir ülke, dışarıda itibarını, dost ve müttefiklerini kendine düşman etmiş bir devlet. Sahi nereye gidiyoruz?

  • Gündüz Alp

    1.12.2017 11:46:29

    Cumanız mübarek olsun. Normal bir vatandaş bile Yeni Asya'nın günlük manşetini takip etse, ülkede olup bitenden haberdar olacaktır. Zira her bir manşet, kanayan bir yaraya işaretle parmak basıyor. Yandaş medyanın hadiseleri örtmesine mukabil Yeni Asya ve emsali üç-beş gazete hadiseleri olduğu vasfederek, "doğru konuşan ve yazan ceraid/gazeteler" sınıfına girmeyi hak ediyorlar. Onun için kendilerine hem teşekkür hem dua ediyoruz. Evet adâletsizlik öyle bir zulümdür ki mülkü temelinden sarstığı gibi toplumsal travmayı da netice veriyor. Türkiye'nin Toplumsal Psikolojik Haritası hiç de iyi değil. Eskiden Avrupa'dan duymaya alıştığımız intihar haberlerini ve vak'alarını artık ülkemizde de sıkça duyar olduk. Güven, emniyet, itimat negatif seviyelerde. Lütfen bunları batılın tasviri anlamında düşünmeyiniz. Durum ve hasar tespiti yapmak zorundayız. Hem bunları işin ehli olanlar da söylüyor. Meselâ, Gül'ün başdanışmanlığını yapmış olan Ahmet Sever'in (T24'de) yazdıkları.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı