"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Özal’dan Erdoğan’a, Irak'tan Suriye'ye

Kâzım GÜLEÇYÜZ
06 Mart 2018, Salı
ABD’nin Ortadoğu haritasını İsrail’le birlikte kendi çıkarları ekseninde yeniden şekillendirme stratejisi, 1991’deki birinci Irak savaşıyla tatbikata konuldu.

Süreç, Irak diktatörü Saddam Hüseyin’e Kuveyt işgali için evvelâ yeşil ışık yakılıp, ardından o bu tuzağa düşünce cezalandırmak için düzenlenen operasyonlarla başlatıldı.

36. paralelden bir çizgi çekilip, kuzeyi Irak’tan koparmanın ilk adımı atıldı; bölge Barzani-Talabani ikilisine teslim edildi.

Merkez üssü ve karargâhı İncirlik olan Çekiç Güç, vurucu güç olarak kullanıldı.

Ve Irak’a yıllarca uygulanan ekonomik ambargo ile hem bu ülkenin ekonomisi çökertildi, hem de bize çok büyük zarar verildi.

O dönemde ABD’nin başında Baba Bush vardı. Türkiye’de de merhum Turgut Özal Cumhurbaşkanıydı. Özal “bir koyup üç alma” hesabıyla Türkiye’yi tamamen ABD politikalarına eklemlemek için çok çalıştı.

Kendi partisi iktidarda olmasına rağmen destek bulamadı. Hattâ asker de direndi. Öyle ki, Genelkurmay Başkanı istifa etti.

Buna rağmen ABD ile birlikte olmak için elinden gelen bütün gayreti gösterdi.

Sekiz sene sonra, oğul Bush döneminde operasyonun ikinci aşamasına geçildi.

11.9.01’de New York’taki Dünya Ticaret Merkezini vuran terör saldırıları bahane edilerek ve ilâveten, asılsızlığı sonradan ABD tarafından da itiraf edilen “kimyasal silah” iddiasıyla Irak’a yeni bir saldırı başlatıldı.

Birinci Körfez Savaşında yerinde bırakılan Saddam bu defa devrildi, kaçtı ve bir süre sonra yakalanıp vahşice asılarak idam edildi.

Bu savaş başlatılırken Türkiye’de AKP yeni iktidar olmuştu ve Erdoğan, Özal gibi bu savaşta ABD’nin taleplerini karşılamak için çok çalıştı, savaş tezkeresinin Mecliste kabulü için bastırdı. Ancak 1 Mart’ta yapılan oylamada bir şok yaşandı ve tezkere kabul edilmedi.

Buna rağmen Erdoğan ve AKP iktidarı ABD ile birlikte hareket etmekten vazgeçmedi. Kuzey Irak’taki oluşum daha da güçlendi.

Geçtiğimiz Ekim ayındaki “bağımsızlık referandumu” şimdilik ters teptiyse de, olayın soğumaya bırakıldığı bir sürece girildi.

Buna karşılık AKP’nin ısrarlı “Esad’ı devirin” çağrılarıyla Suriye’ye el atan ABD, Irak’taki “bölme planı”nı burada da tekrarlıyor.

Yine Erdoğan’ın iktidarında.

Afrin harekâtı bu planı bozabilecek mi?

Ankara’da ailecek yoğun ve coşkulu bir katılımla gerçekleşen 49. yıl programındaki konuşmalarda günün sözü İbrahim Özdabak’tan geldi: Deniz Yücel’i Alman devletinin gücü, Nur’umuzu Risale-i Nur Cemaatinin duaları zindandan çıkardı...

Yeni Asya; Risale-i Nur’daki doğru İslam’ın tarifidir - YENİ ASYA http://www.yeniasya.com.tr/video/yeni-asya-risale-i-nur-daki-dogru-islam-in-tarifidir_454679

 

Okunma Sayısı: 6120
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Gündüz Alp-3

    6.3.2018 10:45:23

    Sayın Güleçyüz, kamuoyu Afrin ile haddinden fazla meşgul edilirken, yaşadığımız toplumsal vaziyet ve ülke atmosferi, dahildeki problemlerimiz gözden kaçırılıyor. Eski CB. Gül'ün danışmanlarında Ahmet Sever'in T24'deki "Birileri 'sopa' yerken, onlar 'havuç' yiyor" başlıklı bugünkü yazısında değindiği "endişe, tedirginlik ve korku" sebebiyle "çoraklaştığımızın" farkında mıyız acaba? Her gün maç skoru verir gibi "etkisiz hale getirilen terörist sayısını"n verildiği (yandaş) medyada, hak ve hukuk, adalet ve hürriyet ile demokrasinin esamesi okunmuyor. Bir de Yargıtay'ın sayın Başkanı "Türkiye'de yargı bağımsız ve tarafsızdır, hiç bir merciden emir alamaz" diyor. (Yeni Asya, 5.3) Anayasa ve bizler de öyle diyoruz. Peki icraat öyle mi? AYM'nin "hak ihlali" kararını bile kaale almayan yerel mahkemeye ne diyeceğiz? %30'lara kadar düşen yargıya güveni neyle izah edeceğiz? "ABD'de yargı bağımsız değil"miş! Bizi ABD yargısı değil Türkiye'deki yargı ilgilendiriyor.

  • Gündüz Alp-2

    6.3.2018 10:09:16

    "Birlikten kuvvet doğar" sözünün zıt anlamlısı "tefrika zayıf düşürür" değil midir? Çıkarcı güçlerin kolaylıkla ittifaklar kurabildiği bu dünyada, onlarca "bir..bir"leri olan ülkelerin ittifak kuramaması, emperyallerin ekmeğine yağ sürmekte, işlerini kolaylaştırmaktadır. Dolayısıyla sömürgecileri tel'in ederken, kendimizi de hesaba çekmek, ahvalimizi gözden geçirmek, tefrika ve saldırıları netice veren sebepleri araştırmak gerekmez mi? Kurdun peşine takılarak kuzudan pay kapmaya çalışmak akılcı bir dış politika mıdır? Kurtlar sofrasında, kurt kanunu içinde kurtlarla dans etmek öyle kolay mı? Irak'tan ders almış olsaydık aynı hatayı Suriye'de tekrar etmezdik. Dış politikada yapılan bu vahim hatalar, dahilde toplumsal barış ve huzurumuzu da menfi yönde etkilemektedir. Bir başka olumsuz etkisi de bölgenin ittifak ve barışını da geciktirmekle ülkeler arasında adavete sebep olmasıdır. Bunlar göz ardı edilecek ehemmiyetsiz şeyler midir?

  • Gündüz Alp

    6.3.2018 09:34:16

    Sayın Güleçyüz, kuzuyu yemeyi kafasına koymuş kurt için bahaneler çoktur. Mühim olan mesele, kurda, bu oyunda tabi olup olmama konusudur. Dün baba Bush-Saddam-Özal üçlüsünün Irak'taki oyunu sanki farklı aktör ve senaryo ile Trump-Esad-CB üçlüsü ile Suriye'de tekrar vizyona girmiş gibi. "Afrin harekâtı bu planı bozabilecek mi?" sorusunun cevabı ise kanaatimce "bozamaz ama geciktirir" olacaktır. Çünkü Sömürgeci güçlerin bu bölgedeki menfaatleri devam ettikçe ve yine bu bölgedeki otoriter yönetimler gerçek anlamda hürriyetçi demokrasiye dönüşmedikçe, en önemlisi de bölge ülkelerinin kendi aralarında ortak menfaat, dostluk, kültür, ekonomi vesair üzerine sağlam ve kalıcı ittifaklar kurmadıkça emperyal güçlerin bu bölgedeki çıkar savaşları biteceğe benzemiyor. Elli küsur İslam ülkesinin maalesef aralarında gerçek anlamda bir ittihat da ittifak da bulunmamaktadır. İttifak olmaması bir yana bir de tefrika illetiyle maluldürler.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı