"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yargıtay’ın son kararı tahliyeleri hızlandırmalı

Kâzım GÜLEÇYÜZ
01 Kasım 2017, Çarşamba
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin aldığı ve Ceza Daireleri Genel Kurulunun onadığı Bylock kararını değerlendirdiğimiz 5.10.17 tarihli yazımızda, Genel Kurul tarafından daha önce alınan ve terör örgütü ile örgüt üyeliğini tanımlayan kriterleri hatırlatarak şöyle demiştik:

“Bu kriterler Bylock kararı için de geçerli. Ama kararda bunlar hatırlatılmadığı için, mahkemeler Bylock’u tek başına delil sayarak mahkûmiyete hükmetmeye başladılar. Bunun sorumlusu da Yargıtay.”

Çok geçmedi, 16. Daire bir karar daha verdi ve söz konusu kriterleri netleştirdi:

“Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak... örgüt üyeliği için yeterli değildir.

“Örgütün nihaî amacını bildiği, örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu yönünde herhangi bir delil bulunmayan sanığın, örgütün ilçe yapılanması içerisinde görevli oldukları iddiasıyla haklarında soruşturma yürütülen şahıslarla irtibat içinde olmak, çoğunluğu 2013 öncesinde olmak üzere birkaç kez de bu tarihten sonra örgütün dinî sohbet toplantılarına katılmak, örgüt tarafından çıkarılan gazetelere abone olmak ve çocuğunu örgüte müzahir olması nedeniyle kapatılan okula göndermekten ibaret eylemlerinin, örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek... hükmün bozulmasına ve sanığın tahliyesine 26.10.17 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”

Gerçi fazlasıyla gecikmiş olan kararın cemaatle “örgüt”ü iltibas eden bir karışıklığı taşıyor olması hâlâ ciddî bir problem olarak duruyor, ama hiç değilse cemaat mensubiyetinin tezahürü iken şimdiye kadar “terör örgütü üyeliği” iddiasının “delilleri” olarak gösterilen kriterlerin geçersizliğine hükmetmesi çok önemli.

Bu karara göre sadece cemaat toplantılarına katılmak, cemaat önde gelenleriyle teması olmak, gazete aboneliği, çocuğunu cemaat okuluna göndermek, kişiyi “terör örgütü üyeliği” ile suçlamaya yetmiyor.

Şimdi sıra, münhasıran bu “kriter”ler gerekçe gösterilerek tutuklanan ve aylardır içeride tutulan herkesin tahliyesinde.

Hem de bir an önce.

Yurt dışına çıkışlarda kamu görevlilerinden (gazeteciler dahil mi!) istenen izin belgesi şartı 15 Kasım’da kalkıyor. Normalleşmeye bir adım.

 

Adalet Bakanlığı, kendilerine emanet edilen tutuklulara “suçlu” muamelesi yapan cezaevi derebeylerine ne zaman müdahale edecek?

Gençlerle buluşuyoruz - YENİ ASYA http://www.yeniasya.com.tr/video/genclerle-bulusuyoruz_445572

Okunma Sayısı: 16144
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ramazan Demirtaş

    2.11.2017 23:19:41

    Kriterlerin açık bir şekilde belirtilmesi adaleti rahatlatacaktır.

  • Abdurrahman

    2.11.2017 08:03:22

    Yeni asya gazetemizi yürekten kutluyorum. Allah ebeden razi olsun. Mağdurların sesi olması hasebiyle binlerin gönlüne su serpip yaralı mahzun gönüllerine ses oluyorusunuz. Mağdurlara sahip çıkmak İmani İslami ve insani bir durumdur. Yeni asya bunu yapıyor...

  • nafi

    1.11.2017 12:35:57

    tutuklular bir an önce serbest kalmalı

  • Gündüz Alp

    1.11.2017 11:22:34

    En basit ve temel evrensel hukuk kurallarının göz ardı edildiği yargı sürecinde, Yargıtay'ın şu son kararı çok ehemmiyetli ve kıymetli (ve emsal) olmakla, tarafsız ve bağımsız hareket etmekte zorlanan; adil, cesur ve hür vicdanıyla karar vermekte tereddüt eden yargının -inşaallah- ciddi anlamda elini güçlendirecek ve cesaret verecektir. Hep "âdil, cesur ve vicdanı hür yargıçların var olduğuna inanmak istiyoruz" diyorduk. Olmaması için bir sebep yoktu. İşte Yargıtay 16. Ceza Dairesinin şu kararı, bu inancımızı teyit etmektedir. Şimdi yapılması gereken, hukuksuz gerekçelerle hak ve hürriyetlerini kaybetmiş bu insanların, hak ve hürriyetlerini gecikmeksizin geri vermektir. Hukukun üstünlüğü ve demokrasi bunu iktiza eder. Bu süreçte en mühim vazife yargıya düşmektedir. Fakat tarafsız ve bağımsız, âdil, cesur ve vicdanı hür olmak şartıyla.

  • murat dağ

    1.11.2017 00:28:32

    Gerçi fazlasıyla gecikmiş olan kararın cemaatle “örgüt”ü iltibas eden bir karışıklığı taşıyor olması hâlâ ciddî bir problem olarak duruyor, ama hiç değilse cemaat mensubiyetinin tezahürü iken şimdiye kadar “terör örgütü üyeliği” iddiasının “delilleri” olarak gösterilen kriterlerin geçersizliğine hükmetmesi çok önemli. TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYELİĞİ BÜYÜK İTAM

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı