"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yine mi “Andımız?”

Kâzım GÜLEÇYÜZ
23 Ekim 2018, Salı
18 Mart 2007’de İstanbul’da yapılan “sevgi” konulu Üstadı anma panelindeki konuşmamızda, senelerdir ilkokullarda söyletilegelen Andımız metnini eleştirmiş ve iptal edilmesi gerektiğini belirtmiştik.

10 Nisan 2010 günü bu köşede çıkan yazımızda da, bu ucube, antidemokratik ve hukuk dışı metnin iptali talebiyle Danıştay’a açılan davadan söz etmiş; mahkemenin bu tür konulardaki tavrı ortada iken, meselenin oraya intikal ettirilmesinin ne ölçüde isabetli olduğuna dair kaydımızı düştükten sonra, gözden kaçmaması gereken bir hususu şöyle vurgulamıştık:

And’ın ‘ırkçı’ bir metin olmadığının belirtildiği Bakanlık (MEB) savunmasında, Türk ve Türklük vurgularının yalnızca bir ırka özgü ırkçı söylemler olmadığı şeklinde, klasik devlet yorumunu tekrarlayan ifadeler varmış. (Habertürk, 10.2.10) İçeriğiyle ilgili ciddî sorunlar bir tarafa, böyle bir metnin öğrencilere her sabah toplu halde söylettirilmesinin eğitim psikolojisi ve pedagoji açısından Bakanlıkça nasıl savunulabildiğine de aklımız ermiyor. 

Bir yıl sonra Danıştay’dan mâlûm karar çıktı: Andımız’ın iptali yönündeki talep reddedildi.

Red kararının dayandırıldığı gerekçelerden biri, “Millî eğitim sisteminin temel amacı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı fertler yetiştirmek” olarak ifade ediliyor. Böyle bir gerekçenin anayasal ve yasal dayanakları da mebzul miktarda mevcut. En başta, anayasanın, “Hiçbir faaliyet, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılâpları ve medeniyetçiliği karşısında korunma görmez” diyen başlangıç kısmı ile, eğitim ve öğretimin Atatürk ilke ve inkılâpları doğrultusunda devletin gözetim ve denetimi altında yapılacağını buyuran 42. maddesi.

Öncelikle yapılması gereken, millet çoğunluğunun desteğini arkasında bulunduran güçlü bir Meclis iradesi ile, anayasa ve yasaları resmî ideoloji tabularından arındırmak olmalı. Bunun için çok net ve samimî bir duruşa ihtiyaç var.

«««

Bu satırları 6.4.11’de çıkan ve Müflis Proje Kemalizm kitabımıza da koyduğumuz yazıdan aldık. Yazıdan iki yıl sonra, 2013’te And kaldırıldı. Ama kalktıktan beş yıl sonra yine bir Danıştay kararıyla tekrar geri getirilmek isteniyor.

Buna meydan vermemekiçin iktidarın sağlam durması ve muhalefetin de bu garabet üzerinden siyaset yapmayı bırakması lâzım.

***

İzlemek için tıklayınız

Yeni Asya’nın yayın çizgisi: Artı TV / Her Açıdan programı konuğu Kâzım Güleçyüz - YENİ ASYA

Okunma Sayısı: 3198
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Cem

    23.10.2018 11:44:14

    İyi parti ve demokrat parti andımız lehine görüşler beyan ettiler. Buna ne demeli?

  • Gündüz Alp-3

    23.10.2018 09:37:03

    Şu "and" meselesinde bile demokratik hukuk devletinin ve demokrat vekillerden oluşacak güçlü bir meclisin ne kadar önemli olduğunu anlamış olmamız gerekir. Fakat biz öyle bir algı ve propaganda bombardımanına maruz kaldık ki, kendi ellerimizle demokrasi ve hukuku, çağın özellikleriyle örtüşmeyen tekçi sisteme kurban verdik. Şimdi de ufaktan ufaktan yeniden dayatmacı ve katı ideolojik devlete doğru yol alıyoruz. "And" konusu bunlardan sadece birisi olup, test edildiğimiz düşünüyorum. Dayatmacı zihniyet bunda da başarılı olursa, arkası gelecektir. "O kadar kolay mı?" demeyin lütfen. Tekçi sistem de öyle gelmedi mi? Sayın Battal'ın yine gayet güzel ve aydınlatıcı yazısını bugün de bir kez daha okuyun derim. Sahi ülkemizi hür, medeni ve demokrat dünyanın dışına itecek, yeni bir katı ve ideolojik devletçilik yönetimine doğru mu gidiyoruz? Demokrasi ve hukuk üzerine ittifak edecek demokratlar neredeler?

  • Gündüz Alp-2

    23.10.2018 09:13:54

    İktidarın bugüne kadar gerek dış politika ve gerekse hukuk konusunda zikzaklı politikaları dikkate alındığında, "and" konusunda da uzun süre sağlam duracağına (inşaallah yanılırım) fazla ihtimal vermiyorum. Çünkü, internete girip iktidar partisinin programını okuduğunuzda, deklare ettikleri pek çok şeyin tersini yaptıklarına şahit olacaksınız. İktidarda kalabilmek uğruna, ülkenin demokratik sistemini bile küçük ortağın marifetiyle değiştiren bir zihniyetin yine aynı düşünce ile and konusunda fazla direnmesi biraz zor görünüyor. Birbirine mecbur ve mahkum hale gelen iki parti, aslında temelde ideolojik olarak zıt taraflarda olsa bile siyasal menfaatler icabı müttefik imiş gibi görünüyorlar. Bu ittifakın aslında zayıf olduğu af ve and gibi konularda hemencecik otaya çıkıyor. Demek ittifak, ülkenin siyasal, sosyal ve ekonomik sorunlarını çözmekten öte siyasal menfaatleri önceliyor. O vakit asıl görev, demokrasi üzerine ittifakla ülkenin gerçek sorunlarına odaklanmaktır.

  • Gündüz Alp

    23.10.2018 08:48:57

    Sayın Güleçyüz, dayatmacı bir ideoloji ipleri yeniden ele almış görünüyor. Nasıl ki durduk yere demokratik parlamenter sistem tek adamlı sisteme böyle bir dayatma ile evrildi. Öyle de iktidarın küçük fakat muktedir ortağı tıpkı tekçi sistemi dayatan ve ateşli savunucusu idi şimdi de andımız meselesinde yine dayatan ve ateşli savunucusu olmakla önde. 1930'lu yılların Mussolini ve Hitlervari devlet düzeninden alınan böyle bir uygulama, günümüzün çağdaş, ileri demokrasi ve hukuk anlayışıyla örtüşmüyor. Israrında ve okutulmasında zerre miktar (dün olduğu gibi bugün de) yararı yoktur. Demokrasi ve hukuk diyenler (en başta DP) bu meselede demokrasi tarafında yer almalı, katı, dayatmacı ve halkı ayrıştıran ideolojik politikalarından uzak durmalıdır. Bu ülkenin öncelikli ve acil sorunu "and" ve "af" değildir. değildir.Bütün kurum ve kurallarıyla işler hale gelecek ileri demokrasi ve hukukun üstünlüğünün hâkim konuma gelmesi siyasal, sosyal ve ekonomik hayat için zorunluluktur.

  • Ali Tam

    23.10.2018 03:34:35

    Askerde zoraki bir metin dayatilarak yemin töreni yapiliyor. Nutuk kitabini ne olursunuz alin deniliyor. Amasya tamiminin ne oldugu, 6 okun neyi ifade ettigi. Burdur'da dövizli askerlik yapanlarda yüzde 90 civarinda bunlara lakaydlik, ilgisizlik vardi. Cünkü bunlar Avrupa'da okuyan, calisan, yasayan insanlara dayatiliyordu Demokratik ülkelerde bütün halkin menfaati icin varolan ve herkesin kabul ettigi temel prensipler SEVE SEVE KABULLENILIR, Dayatilmaz. Bu AND/yemin meselesi istenildigi kadar dayatilsin, halk 7-den 70 e önemsemiyor kabul etmiyor. Sapka inkilabi gibi DAYATMA var ama uyan var mi? ABUK dayatma ZALIMINE zarar.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı