"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ramazan-ı Şerif’i karşılarken

Kübra ÖRNEK
12 Mayıs 2018, Cumartesi 02:47
Şaban ayının bitimiyle birlikte Ramazan ayına yaklaştığımız şu günlerin mahiyetini hatırlamakta fayda var.

Peygamber Efendimiz(s.a.v.) Şaban ayının son günü şöyle buyurdu: “Ey insanlar! Size büyük bir ay belirmiştir. İçinde bin aydan daha hayırlı olan bir gecenin bulunduğu bir aydır. Allah bu ayda oruç tutmayı farz kıldı ve gecesini de nafile ibadetlerle değerlendirmenizi istemiştir. Bu ay, sabır ayıdır. Sabrın sevabı ise, Cennettir.“1 Zira Ramazan’ın evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu ise Cehennemden kurtuluştur. Bu ay, özellikle ahireti unutup gaflete daldığımız gençlik dönemi için değerlendirilmesi gereken büyük bir fırsattır.  Gençlikte, isteklerle beraber galeyanda olan hisler, Ramazan’daki oruç ile törpüleniyor. Anlık arzuların peşinde olan nefis dizginlenerek, terbiye ediliyor. Nefis normal zamanda vücuda hakim iken, bu mübarek ayın ve tutulan oruçların hürmetine, vücudun en büyük fabrikası olan mideyi emre itaat ettirerek zaptediyor, kontrol altına alıyor.  Oruç, ruhu doyuma ulaştırarak, Cennette sadece oruçluların girebileceği Reyyan kapısının anahtarını veriyor. İşte Allah için niyet edilerek atılan bir adım, etkisi büyük sonuçlar veriyor.

Ramazan ayı, sadece uhrevî güzellikler vermiyor, dünyamıza da renk katıyor. İftarlar kaybolan aile bağlarını tamir ediyor, sofralarımız şenleniyor. Midemiz, tatile çıkarak emir dinlemeyi öğreniyor. Ve yemek üzerine yemek ile hastalıkları celb etmiyor. Emir vasıtasıyla helâli terk ettiği için, haramdan rahatlıkla çekiliyor. Teravihler unutulan ahiret inancımızı tazeliyor. Aynı safta, aynı seccadede uhuvvet bağları ziyadeleşiyor. Gecenin tatlı uykusunu bölen sahur ile, düşünceler temizleniyor, manevî cephemize bambaşka kapılar aralanıyor. Sahura yakın saatlerde davulcunun güm gümleri, adeta kâinatın seslerine karışarak bize hayatın telâşesi içinde yaratılış gayemizi haykırıyor: “Neciyiz, Nereden geldik, Nereye gidiyoruz?” Allahuekber ile hizaya gelen kâinat, “Buyurunuz” emriyle misafir olduğunu hatırlıyor. İftarla birlikte içilen bir yudum su nimeti, acizliğimizi fakirliğimizi gösteriyor. Her şey zıttıyla bilinir kaidesince, açlık ile elimizdeki bütün nimetler hissediliyor. Zengin fakirin, tok açın halinden anlıyor ve toplum güzelleşiyor. Zekâtlar yapılıyor, günahlar terk ediliyor. Âlemlere rahmet olarak bu ayda indirilen Kur’ân-ı Kerîm daha fazla okunuyor ve anlaşılıyor.

Velhasıl, bu mübarek ayda dünyevî, uhrevî bütün güzellikler yaşanıyor. 12 ayın içinde Ramazan’ı, Ramazan içinde Leyle-i Kadir’i yaratan Allah, bu kısa zamanlarda fani ömrümüzü bakileştirecek büyük fırsatlar vererek rahmetini göstermiştir. Bize düşen ise, gençliğimizin kuvvetini bu yolda sarf ederek, fani ömürle birlikte gençliğimizi bakileştirecek bu fırsatları değerlendirmektir. Bediüzzaman Said Nursî Ramazan Risalesi’nde özetliyor, “Evet, Ramazan-ı Şerif, bu fâni dünyada, fâni ömür içinde ve kısa bir hayatta, bâki bir ömür ve uzun bir hayat-ı bâkiyeyi tazammun eder, kazandırır. Evet, bir tek Ramazan, seksen sene bir ömür semerâtını kazandırabilir. Leyle-i Kadir ise, nass-ı Kur’ân ile, bin aydan daha hayırlı olduğu, bu sırra bir hüccet-i kàtıadır.”2 Şükür Ramazan-ı Şerif’e kavuşturana..

Dipnotlar:

1) İbn-i Huzeyme, Sahih; Beyhaki, Kenzu’l-Ummal,  8/477.

2) Mektubat, s. 566.

Okunma Sayısı: 1928
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı