"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Vicdan “Ebed” diyor

Kübra ÖRNEK
28 Eylül 2017, Perşembe
İnsan, ucu bucağı bilinmeyen varlık âlemi içinde, eşsiz bir konuma sahiptir.

Ruhuyla, cesediyle Allah’ın en antika bir san’at eseridir. Yaratılmışların en şereflisi, yeryüzünün halifesi olan insan, dünya üzerinde yaşayan en gelişmiş ve değerli bir varlıktır. Gelişmiş bir beyne, soyut düşünme yeteneğine sahip olması ve kendinin farkında olması, rasyonelliği ve zekâsı gibi yüksek seviyede düşünmesini sağlayan özellikleri, insanı insan yapan niteliklerdir. Kur’ân-ı Kerîm insanın bu özellikteki yaratılışına “ahsen-i takvim” ile ifade ediyor. Tin Sûresi’nde ne diyor: “Muhakkak ki biz insanı en güzel şekilde yarattık. Sonra onu en aşağı indirdik. Ancak iman eden ve güzel işler yapanlar müstesna”1

Risale-i Nur ise bunu şöyle açıklıyor: “İnsan ahsen-i takvimde yaratıldığı ve ona gayet cami  bir istidat verildiği için esfel-i safilinden, ta ala-yi illiyine, ferşten ta arşa , zerreden ta şemse kadar dizilmiş olan makamata, meratibe, derecata, derekata girebilir ve düşebilir bir  meydan-ı imtihana atılmış. Nihayetsiz sükût ve süuda giden iki yol onun önünde açılmış bir mu’cizeyi  kudret ve neticeyi hilkat ve acube-i san’at olarak şu vücuda gönderilmiştir.”2

Bediüzzaman’ın bu ifadesinden de anlıyoruz ki, insanı en güzel şekilde ebede namzet olarak yaratılmıştır. Ve ona bir çok kabiliyetler verilmiştir. İnsan da bunları açığa çıkararak mertebe kat edebilecek bir imtihan meydanına gönderilmiştir. Fıtratlara yüklenilen tekemmül programı insanda değişimi, gelişimi gerektirdiğinden, bu terakki insanın mahiyeti için önem arz eder.  Kudret mu’cizesi ve bir yaratılış harikası olan insana baktığımız zaman,  bütün varlık âlemiyle irtibatlıdır. Konumu ve mahiyeti itibariyle her şey ona musahhardır. Yaratılış bakımından adeta kâinatın bütün ünitelerinden süzülmüş bir hülâsa olduğunu görüyoruz. 

Bu noktada şunu rahatlıkla söyleyebiliriz  ki: İnsan küçük bir kâinat, kâinat büyük bir insandır. Bu kadar donanımlı yaratılan insan, fani ve zevale mahkûm olamayacağını, emirlere uyduğu takdirde baki bir âlemde saltanatının devam edeceğini Risale-i Nur hakikatleri bizlere ders veriyor. Hatta Cehennemin varlığı bile yokluk karanlığını aydınlatabiliyor.

Bediüzzaman da hadsiz istek ve ihtiyaçlarımızın da ancak ebed ile doyuma ulaşacağını söylüyor: “İnsan kâinatın ekser envaına muhtaç ve alâkadardır. İhtiyacatı âlemin her tarafına dağılmış; arzuları ebede kadar uzanmış. Bir çiceği istediği gibi koca bir baharı da ister. Bir bahçeyi arzu ettiği gibi ebedî Cenneti de arzu eder. Bir dostunu görmeye müştak olduğu gibi Cemil-i Zülcelâli görmeye müştaktır. Başka bir menzilde duran bir sevdiğini ziyaret etmek için o menzilin kapısını açmaya muhtaç olduğu gibi berzaha göçmüş yüzde doksan dokuz ahbabı ziyaret etmek ve firak-ı ebediden kurtulmak için koca dünyanın kapısını kapayacak ve bir mahşer-i acayib olan ahiret kapısını açacak dünyayı kaldırıp ahreti yerine kuracak ve koyacak bir Kadir-i Mutlakın dergâhına ilticaya muhtaçtır.”3 Bu satırlarda da belirtildiği üzere yaratılış itibariyle varlık âleminin bütünüyle bir ilişki ağı mevcuttur. Bu arzular ebedî âlemin derinliklerine kadar uzanır, gider. Ebed arzusu onun içinde coşup taşan bir mahiyet arz eder. İnsan fıtraten ebedi istiyor. Her kim kendi vicdanını yoklasa onun içinde coşup taşan bir sonsuzluk arzusunu duyacaktır. İnsanın insanca yaşaması bu iletişimi kurmakla alâkadardır. Evet iman insanı Cenâb-ı Hakk’a nispet ediyor. Bu bağla bağlananın, hayat algısı yaşama kalitesi kıvama erer. Demek ki O’nun muhabbetine vasıl olan kazanıyor.

Dipnotlar:

1) Kur’ân-ı Kerîm, Tin Sûresi, 4-6. âyet.

2) Bediüzzaman Said Nursî, Sözler, s. 525.

3) Bediüzzaman Said Nursî, Sözler, s. 281, 23. söz.

Okunma Sayısı: 1007
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mustafa

    28.9.2017 21:24:02

    Tebrikler çok anlamlı olmuş..

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı