"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ağustos’ta İzmir’de olmak

Kübra ÜNÜVAR
27 Ağustos 2017, Pazar
İzmir, hayatımı belki de hayatımızı değiştiren şehir.. İzmir, yaz aylarımızı dolu dolu geçirmemize vesile olan şehir...

Farklı şehirlerden gelen kardeşlerimizle bir aylık okuma programımızda uhuvvet dolu bir buluşma yaşadık. Kiminin ikinci gelişi olsa da kimi için bir ilk oldu İzmir programı. 

Evet İzmir Yeni Asya denilince akla ilk gelen şey fedakârlık. Buraya gelen kardeşlerimiz için ablalarımız, kardeşlerimiz, belki de görmediğimiz, ama hizmete dahil olan başka kardeşlerimiz gelen talebeler için her şeyi yaptılar ve yapmaya da devam ediyorlar. Zaten fedakârlık kelimesi ancak birbirini Allah için seven dâvâ adamlarına yakışır. Bu bir ay bizim için o kadar istifadeli oldu ki yaptığımız dersler, seminerler, kavram ve fihrist çalışmaları daha nicesi bilgimize bilgi, şevkimize şevk kattı. Hasan Şen Abinin, limonata ve poğaça eşliğindeki büro dersleri, sabah ve akşam yaptığımız müzakereli derslerimiz bizlere zaman kavramını unutturdu. Ablalarımızın ellerinden Cumartesi günleri yapılan kahvaltılar ve akşam yemekleri bizlere Cumartesi’yi iple çektirtti. Ama en güzeli de Urla’da geçirdiğimiz vakitlerdi galiba. Kır havasında, kediler eşliğinde yaptığımız programlar bizlere ayrı bir şevk verdi. “Urla’da daha uzun kalsaydık” seslerini hâlâ duyar gibiyim. Çeşme ve Alaçatı gezilerimiz de bizleri farklı bir tefekküre sevk etti. Elhamdülillah dedirtti. 

Evet bir ayımız dolu dolu böyle geçti. “En hayırlı genç odur ki; ihtiyar gibi ölümü düşünüp âhiretine çalışarak, gençlik hevesatına esir olmayıp gaflette boğulmayandır” düsturunu kendine rehber edinip bu programa iştirak eden bütün kardeşlerimizden Allah razı olsun. Bu programı düzenleyen ablalarımız, abilerimiz ve medreselerimizde de bizlerle ilgilenen ablalarımız ve kardeşlerimizden Rabbim razı olsun. Üstadın sadık talebesi Zübeyir Abi gibi diyoruz ki, “Vazifen; dikenler arasında güller toplayacaksın. Ayağın çıplaktır batacak, elin çıplaktır kanayacak… 

Buna sevineceksin. 

Firavun kucağında büyüyen çocuk Musaları safına alacaksın. Aldığın için dövecekler, konuştuğun için zindana atacaklar… 

Sevineceksin… 

Çöllere sürülsen kanınla ağaç yetiştireceksin. Kutuplara sürülsen ısınla sebze yetiştireceksin. Yeşilliği sevmeyen olacak yakacaklar, yıkacaklar. 

Sen bunu sabırla seyredeceksin. 

Karanlık zindanlara sokarlarsa ışık, paslı vicdanları görürsen ümit, imkânsız kalplere rastlarsan nur vereceksin. Sen verdiğin için suç, sen getirdiğin için ceza, sen konuştuğun için mahkûm olacaksın. 

Ve buna şükredeceksin. 

Anadan, yardan, serden ayrılacaksın. Candan gönül Kur’ân’a sarılacaksın. Damla iken deniz, nefes iken tayfun olacaksın. Derdini yazmak için derini kâğıt, kanını mürekkep edeceksin. Kimse ile görüştürmezlerse mecnun olup çöllere düşeceksin. Leyla arar gibi nur arayanları bulacaksın.

Bulamazsan üzülmeyeceksin” 

Rabbim bizleri birbirimizden, bizleri de bu hizmetten ayırmasın. Amin. 

Okunma Sayısı: 2048
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı