"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Barla’yı kışın hiç denediniz mi?

Kübra ÜNÜVAR
09 Aralık 2018, Pazar
Sahi sevgili okur sen Barla’yı kışın hiç denedin mi? Ayağın çamura bata-çıka gezdin mi? O engin karlı dağlarından yüzüne yüzüne ayaz vurdu mu?

Kendini kışlıklara sarıp, “Ah be Üstadım sen 2 parça kıyafetinle bu soğuğa nasıl dayandın” diye sordun mu? Çınar ağacına bakıp, dili olsa da Üstadımın ehl-i zındıkaya nasıl meydan okuduğunu anlatsa dedin mi? Bir eline kâğıt, bir eline de kalem alıp, çınar ağacının kurumuş dallarına bakıp içini döktün mü? Ya da zamanın hiçbir önemi olmadan okuma yaptın mı? Üstadı gören teyzelere, amcalara, “Üstad bu soğuklarda burada nasıl yaşıyordu” diye sorup, “Ah be yavrum ona bu soğuklarda, buralarda neler çektirdiler, ama o hepsine hakkını helâl etti” cevabını aldın mı? Bu cevabı aldığında gözlerin doldu mu?

Tek başına, atkına sarılıp, Barla Denizine bakıp kendini dinledin mi? Kendini dinlerken, en önemli şeyin, iman kurtarmak dâvâsı olduğunu fark ettin mi? Sessiz, kimsesiz Barla sokaklarında yürürken sanki Üstad da seninle berabermiş de hizmetimizin büyüklüğünden bahsediyormuş gibi hissettin mi? Bunu hissederken gözlerinden yaşlar döküldü mü? Ağabeylerin mezarına çıkarken, “Allah’ım ne olur ısıt bizi” duâsını bu kadar içten ettin mi? Üstad’ın ve ağabeylerin hizmetlerini attığın her adımda iliklerine kadar hissedip, “aslında hayatta ne kadar da boş şeyler için şikâyet ediyormuşum” hissine kapıldın mı? Mezarlığa geldiğinde her ağabeyin mezarını yağmur çamur demeden aradın mı? Ağabeylerin mezarı başında “ahh bizler de keşke sizin yerinizde olsaydık. Üstad ile beraber hizmet etmek bize de nasip olsaydı” dedin mi? Bunu düşünürken, Üstadımızın “Ne yapayım, acele ettim, kışta geldim; sizler Cennet-âsâ bir baharda geleceksiniz. Şimdi ekilen Nur tohumları, zemininizde çiçek açacaktır” sözüne, “inşallah mazhar olmuşuzdur” diye düşünerek, kalbini ferahlattın mı?

Üstadın 2. evine doğru ilerlerken, “Üstadım ben bile buralarda dolaşırken, kalbim yerinden çıkacak gibi oluyor, acaba sen asırlara ışık tutan, Risale-i Nur’u bu Nurlu menzillerde neşrederken neler hissettin” diye kendine sordun mu? Ahşap kokan evinde saatlerce kabanına sarılıp, kendini tefekküre daldın mı? Her karışında okuma yapıp, sanki vakit geçmiyormuş gibi hissettin mi? Manevî havaya kapılıp, kendini sedirde uyurken buldun mu? Sonra hayatındaki en güzel uykunun o olduğunu düşündün mü? 

Dönüş yolunda yavaş yavaş ilerlerken, “yavrum sabahtan beri dolanıyorsun, üşümüşsündür, gel bir bardak çay iç, soba çayı var” diyen teyzeyle karşılaştın mı? “Yavrum, sen buraya hep geliyorsun. Geldiğinde yanında arkadaşların varsa onları da getir. Buralar kışın daha güzel oluyor. Ben size hep çay demlerim” diyen teyzeye bakıp hayatının en güzel, en masum teklifini aldığını düşündün mü? Dönüş için durağa yürürken, hemen diğer hafta gelse de tekrar Üstadıma kavuşsam diye düşündün mü? Nurlu menzilden ayrılırken, üzülsen de böyle bir nimete sahip olmak herkese nasip olmuyor deyip defalarca şükrettin mi?

Sahi sevgili okur, sen Barla’yı kışın hiç denedin mi?

Okunma Sayısı: 1318
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı