"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Bekir Berk buraları Barla’ya benzetirdi”

19 Mart 2017, Pazar
Trabzon’dan Cafer Akçay, Temel Akyüz, Kahraman Alpak yola çıktık. Avukat Bekir Berk’in Saraylara değişmem dediği Pazar Hisarlı Köyü’ne ulaştık.

Bekir Berk Ağabey, gece gündüz demeden, bir dâvâya daha yetişmek için yollara düşen, şartları zorlayan, bazen kamyon kasalarında, bazen uçakla seyahat ederek her dâvâya yetişen kahraman bir avukattır. Biz de, Bekir Berk’in  “saraylara değişmem” dediği mekânları tekraren görmek için yollara düştük. Mahkeme salonlarında merdane savunmalar yapan bir dâvâ adamının soluklandığı, nefes aldığı mekânda hüzünle, huzurla dolduk.

Abdullah Uzun anlatıyor, geçmiş dönemlerden hatıralar naklediyor: “1958 yılında radyodan Risale-i Nurların ilânatını yapmak için gazeteye ilân verilir sonrasında parası ödendiği halde iptal edilirmiş. Bekir Berk Ağabey Gazete isterdi getirilen gazetelere bakar, “kardeşim hani Cumhuriyet, ben lehte olanı değil aleyhte olan fikir gazetesini istiyorum” derdi. Her türlü zorluğa, engellemelere rağmen Risale-i Nurlar parlamıştır.

Gençlerin, manevî değerlerde donanımlı yetişmesine çok katkı sağlamış buralar geçmişte çok çetin olayların sıklıkla yaşandığı bazı köylerde olumsuzluklar yaşanırdı. Risale-i Nurlar asayişi muhafaza etmek için müsbet hareket noktasında katkılar sağlamıştır.

Emekli Astsubay İbrahim Azaklı anlatıyor:  “Risale-i Nurları 1947 yılında tanıdım. 20 yıl Gölcük’te kaldım. 74 yılında emekli olduktan sonra annem ve babamı yalnız bırakmamak, ihtiyaçlarını karşılayabilmek için Hisarlı Köyü’ne yerleştim. Bu köy birbirine çok bağlıdır, manevî değerleri sağlamdır. Çocukluktan itibaren dinine bağlı nesiller yetiştirmeyi dert edinmiştir. Herkes birbirinin derdi ile dertlenir destek olur. Bekir Berk buraları Barla’daki mekânlara benzetirdi. Dâvâlara geldiğinde buraya mutlaka uğrar, bu daracık mekânda saatlerce kalırdı. Bir kaç gün sonra giderdi. Haber aldığı her dâvâya koşardı, uzaklık yakınlık fark etmezdi.  

Bir keresinde Ardahan’a gitmek ister, ama yollar kar tipi, ama yola koyulur yolda kalır, imdadına tipide ambulans yetişir, havalimanına gider, uçak rotar yapar, kimse gitmek istemez. Ama o, adeta tek kişi olarak özel uçakla gider gibi dâvâya yetişir. 

Trabzon’dan Gelen Cafer Akçay ise, “Rİsale-i Nurlar’la tanışmamış olsak kimbilir hangi kötü yolda ve halet-i ruhiye içerisinde olurduk. Bizler için bir nimet Risale-i Nur. Zor şartlarda bizlere sunulmuş, ikram edilmiş bu eserler. O günkü ağabeylerimiz, ilânat yapmak için gecelerini gündüzlerine katmışlar, yemeden içmeden Risale-i Nurlar’la beslenmişler adeta. Hakk’ın hatırını hep el üstünde tutmuşlar her yerde şükür manzaraları var. 

Ne kadar iftihar etsek, şükretsek az. Allah onlardan razı olsun.

Okunma Sayısı: 1174
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı