"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Biz büyük bir ailenin fertleriyiz

01 Mart 2017, Çarşamba
Genç Yorum Dergisi Yayın Yönetmeni Şulenur Yıldırım, “Dergiciliğe genç yorum” adlı söyleşinin açılış konuşmasında, “Biz burada büyük bir ailenin fertleri olarak yer alıyoruz.” dedi.

4. CNR Uluslararası Kitap Fuarı 24 Şubat Cumartesi günü kapılarını kitapseverlere açtı. Yeni Asya Neşriyat bünyesindeki Genç Yorum dergisinin genç yazar ve çizerleri fuar kapsamında 25 Şubat Pazar günü bir söyleşi gerçekleştirdi. 

Genç Yorum, Bizim Aile ve Can Kardeş dergilerinin organizatörlüğünde düzenlenen söyleşi yoğun bir katılım ile gerçekleşti. “Dergiciliğe genç yorum” adlı söyleşinin moderatörlüğünü Genç Yorum dergisi yayın yönetmeni Şulenur Yıldırım yaptı. Yaklaşık bir yıldır Genç Yorum dergisinde, “Keçeli” bölümüyle dergiye katkı sağlayan genç yazar ve çizerlerin konuşmacı olarak yer aldığı söyleşi katılımcıların ilgi ve beğenisini topladı. 

Üniversite eğitimlerinin yanı sıra amatör dergicilikle uğraşmaktaki amaçlarını ve bu uğraşının kendilerine kattığı değerleri çeşitli başlıklar altında ifade eden gençlerin heyecanı salonda aynı şekilde karşılık buldu. Söyleşi Genç Yorum dergisinin Instagram ve Facebook hesapları üzerinden canlı yayınlandı.

Dünün nesl-i âtisi yarının nesl-i âtisi için çalışıyor

Genç Yorum dergisi yayın yönetmeni Şulenur Yıldırım söyleşiyi açtığı konuşmasında, “Biz burada büyük bir ailenin fertleri olarak yer alıyoruz. Yeni Asya Medya Grup bünyesindeki Genç Yorum, Bizim Aile ve Can Kardeş dergilerinin ortaklaşa düzenlediği bir söyleşiyi sizlere takdim edeceğiz. Neden burdayız ve biz kimiz? Bizler, Kur’ân-ı Kerîm’in çağa en uygun eşsiz tefsiri Risale-i Nur’u anlamaya ve yaşamaya ve bu anlamda örnek olmaya gayret edinen insanlarız. Yanımda görmüş olduğunuz gençler dünün nesl-i âtisi. Bunlar günümüz gençliği ve yarının nesl-i âtisi için bir şeyler yapmaya çalışıyorlar ve size birazdan bunları anlatacaklar” ifadelerini kullandı.

Merak duygusunu beslememiz lâzım

ilk olarak söz alan Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğrencisi Büşra Bakırcı, “Bir başlangıç olarak merak” başlıklı konuşmasında şunları ifade etti: “Keçeli bölümündeki ‘Çay Saati’ sayfasını her ay yeni bir heyecan ve merakla hazırlıyorum. Günlük hayatta aklımıza takılan, merak ettiğimiz, sormayı unuttuğumuz, hatta bazen soruya dönüştürmeyi dahi düşünemediğimiz konular üzerine bu sayfayı ortaya çıkartıyorum. Burada yazmanın bana en büyük katkısı meraklı gözlerle hayata bakabilmek oldu. Kur’ân-ı Kerîm’e baktığımızda onlarca yerde düşünmekle ilgili âyet var. Hiç akıl etmez misiniz? Düşünmez misiniz? Hâlâ akıllanmaz mısınız? Buradan almamız gereken mesajın aklını kullanmak olduğu açık. İnandığımız kitap diyor ki, bak o akıl sana boşuna verilmedi. O seni diğer canlılardan ayıran bir şey. Ve sen onu kullanmakla sorumlusun. İmkânın yok ki başından atıp kurtulmaya. Öyleyse ne yapacaksın, aklını kullanacaksın. Bediüzzaman Said Nursî’nin İstanbul’da kaldığı odanın kapısına, her suale cevap verilir, tabelâsı asması çok büyük bir ihtiyacın altını çiziyor.  Evet, soru sormak fıtrattan gelen bir ihtiyaç ve bu ihtiyacın da hakikate yöneltecek cevaplarla karşılanması gerekiyor. Özetleyecek olursak, merak çok insanî bir duygu ve bizim onu beslememiz ona güzel bakmamız lâzım.”

Okuyan gençler olarak neyin peşindeyiz?

Marmara Üniversite Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü öğrencisi ve ‘Nesli Âti Akademisi’nin çizeri Huriye Yücesoy, “Bir genç olarak neden ve ne okumalıyım?” başlıklı konuşmasında, farklı okumalar üzerinde durarak  şunları söyledi:  “Okumanın önemini anlamış ve ‘okumak’ fiili üzerine binlerce insanın toplandığı bir fuardayız. Ve ben bunu iyi değerlendirmek istiyorum. Az önce bahsedildiği gibi, merak duygumuzun bir neticesi olan ‘okumak’ fiilini ben biraz okumak istiyorum. Okumayı okumak… Bu biraz iddialı bir cümle olabilir, ama okumak kavramını çok fazla sınırlandırdığımızı düşünüyorum. Okumak denildiği zaman, yalnızca kitaplara, dergilere ya da cümlelere, harflere münhasır olmaması gerektiği kanaatindeyim. Çünkü insan yaratılış itibariyle, algısı sadece yazılan bir şeyi anlamakla kısıtlanmamıştır. Yani özelliklerimiz, bizim daha çok şeyle iletişime geçmemize olanak tanır. Meselâ ağaç bir kelime olduğu gibi, ağacın kendisi de bir kelimedir. Okunmak ister. Biraz daha somutlaştıracak olursak; karıncalar... Karıncalar bize cumhuriyeti anlatamaz mı? Biraz saçma mı geldi? Oysaki karınca milletinin hayatlarını biraz okuyabilsek, bugün en medenî ülkelerin bile tam uygulayamadığı cumhuriyeti canları pahasına da olsa yaşadıklarını görebiliriz. İnsanın lâtifelerinin ve kabiliyetlerinin gelişime en açık olduğu zamandır gençlik. Bir hazine gibi... Eğer bir cıvıltıyı okuyacaksam onu en iyi gençken duyabilirim. Bir rengi okuyacaksam onu en iyi gençken görürüm. Bir şeyin tadını en iyi gençken alırım. Okumanın da öyledir. O yüzden gençlik geçmeden gelin gençliği de okuyalım. İşte okuyan gençler olarak ben ve arkadaşlarım, bu manaların peşindeyiz. İnsanı, kâinatı ve kâinat kitabını tefsir eden, Kur’ân-ı Kerîm’i okumakla ömür geçirmiş bir büyük yazarın, yani Said Nursî’nin talebesi olmak niyetindeyiz. Kalemimizin mürekkebini bu amaç ve bu dâvâ için akıtmaktan gurur duyuyoruz.”

Dergi, insanın kendini okuma ihtiyacını karşılıyor

Boğaziçi Üniversitesi Batı Dilleri ve Edebiyatları Bölümü öğrencisi ve ‘Her Telden’ sayfasının yazarı ve ‘Sinematograf’ın çizeri Edibenur Üner de “Bir ihtiyaç olarak dergi” başlıklı konuşmasında şunlara değindi: 

“Dergi benim için kabiliyetlerimi keşfedebileceğim bir deney alanı, kendi ürettiklerim üzerinden kendimi tanıyabileceğim bir araç. Fikirleriniz bir kez dış ortama çıktıktan sonra onlara dışarıdan bir gözle bakıp farklı yönleriyle ele alma şansına sahip oluyorsunuz. Okuyucu ile ürün arasında kurulan bağ aracılığıyla, farklı fikirleri almak, onları değiştirip geliştirmek artık bizim elimizde oluyor. 

Dergi, odağı dışarıdan alıp kendimize yöneltmek için çok önemli bir araç. Aynı zamanda kabiliyetlerimizi keşfedip geliştirmemize de yardımcı oluyor. Yani insanın kendini okuma ihtiyacını karşılıyor. Dergi vasıtasıyla kendimizi tanıma imkânı buluyoruz.”

Bu dergi şahs-ı manevî ile çıkıyor

Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğrencisi Melike Nursultan Üner ise, “Bir okul olarak dergicilik” başlığı altında yaptığı konuşmasında şunları ifade etti: 

”Dergi bir okul ve bu okulun bir yazara bir de okura bakan iki şubesi var. Okur kısmı başka bir söyleşi konusu, belki bir gün siz buraya geçersiniz, bizse oradan sizi dinleriz. Biz kocaman bir ekibin bir parçasıyız. Derginin bir sayfasında, bir bölümünde çok kişinin emeği var. Yazar olarak işin içine girince bunu daha iyi fark ediyor insan. Dergicilikte yaşanılan hâl kendini keşfetme süreci. Kimi zaman bir projeniz olur, onunla destek verirsiniz, kimi zaman da sadece şevkiniz olur ne yapacağınızı bilmezsiniz. Ama içine girdikten sonra hiç düşündüğünüz gibi olmuyor. Projeyle de başlasanız, sadece heyecanla da başlasanız her iki durumda da farklı yönlere doğru gidiyorsunuz. Paylaşıyorsunuz, başka fikirler ekleniyor ve çok daha mükemmel bir hâle geliyor elinizdeki iş. İçine girdikten sonra neler yapabileceğinizi fark ediyorsunuz. Kendinizdeki farklı istidatlar ortaya çıkmış oluyor dergi ile. Neticede bizim işimiz insanla. Dolayısıyla insanla ilgili ne varsa derginin içinde de o var. İnsanın temel özelliklerinden faydalanarak yola çıkıyoruz. Ve bu işin içinde biz çok fazla şey öğreniyoruz. 

Meraktan bahsetti Büşra, ilk sorumuzun ‘niye’ olduğunu söyledi. Niye sorusundan sonra ‘nasıl’ sorusu ortaya çıkıyor ve bunun cevabını dergide buluyoruz. Nasıl okuyacağız? Nasıl merak edeceğiz? Bunlar için zemin hazırlıyor dergi, hem okur hem de yazar için. Bu açıdan dergi çok dinamik bir yapı. Bir sayfada kocaman bir dünya barındırıyor. Tahmin etmediğimiz tepkileri alıyoruz. Yeni bakış açıları kazanıyoruz. Kendimizi keşfediyoruz. Dergi bizim için çok büyük bir okul. Keçeli amatör bir oluşum, ama şahs-ı manevî olarak ortaya çıkıyor. Tek başımıza yapacağımızdan çok daha fazla, güzel ve büyük bir netice ortaya çıkıyor. Bu okula da herkesi bekliyoruz.”

HABER: GÜLNUR TERCAN

 

 

Etiketler: genç yorum
Okunma Sayısı: 2671
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • sebahattin

    1.3.2017 11:40:26

    Kızlarımızı tebrik ediyorum. paneller yeni yeni yazarlar, düşünürler yetiştiriyor. Sizlerle iftihar ediyoruz.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı