"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Köprü Dergisi 'İslâm Kardeşliği' başlığıyla okurlarının karşısına çıktı

03 Temmuz 2018, Salı 12:06
Köprü Dergisi'nin 142. sayısı 'İslam Kardeşliği' başlığıyla çıktı. Akademik çalışmalarıyla bilinen derginin Temmuz sayısında İttihad-ı İslâm'a vurgu yapıldı.

Köprü Dergisi'nin 142. sayısı 'İslam Kardeşliği' başlığıyla çıktı. Akademik çalışmalarıyla bilinen derginin Temmuz sayısında İttihad-ı İslâm'a vurgu yapıldı. İslâm aleminin içinde bulunduğu sıkıntılı duruma çözüm bulmak amacıyla yapılan çalışmaların okurlarla bulaşacağı derginin 'Bahar' sayısı yine dolu dolu.

13. Risale-i Nur Kongresi’nin tebliğleri Temmuz sayısında yerine aldı

Geçtiğimiz Mart ayında Risale-i Nur Enstitüsü'nün düzenlediği “Risale-i Nur’a Göre Hürriyet ve Demokrasi Ekseninde İslam Kardeşliği ve Dünya Barışı” konulu 13. Risale-i Nur Kongresi’nin tebliğleri de Köprü Dergisi'nin Temmuz sayısında yerini aldı. 'İttihad-ı İslam, hürriyet, demokrasi, dünya barışı, eğitim ve aile kavramları'nın tartışıldığı çalışmaların günümüz sorunlarına ışık tutacağı düşünülüyor.

Köprü Dergisi Editörü Ahmet Dursun'un Temmuz sayısına dair açıklamaları şöyle:

İslâmî literatürde kan bağını da aşan bir kardeşlik vurgusuna karşılık gelen, aynı dine ve inanç değerlerine mensubiyeti ifade eden İslam kardeşliği, kişiler ve gruplar arasındaki birlik ve beraberliği ve dayanışma ruhunu temsil eden Kuranî bir kavramdır. “Bütün müminler ancak kardeştirler” ayetinin ifade ettiği anlam çerçevesi içinde, eşine ender rastlanan ve dünyanın çehresini değiştiren kardeşlik, birlik ve beraberlik, uhuvvet ve muhabbet, tesanüd ve ittihad fotoğraflarına İslam dünyasında tarih boyunca rastlamak mümkündür. Ancak son birkaç yüzyıldır İslam dünyasında zuhur eden ve Kuran’ın kardeşliği emreden temel hükümlerine açıkça aykırı olan elim gelişmeler, İslam kardeşliği ile bağdaştırılamayacak tavır ve davranışlar, her alanda tezahürleri görülen tefrika ve ihtilaflar, Kuran medeniyetinin ve dünya barışının ön şartlarından biri sayılabilecek olan ‘İslam kardeşliği’ kavramını yeniden gündemimize taşıdı.

Kuran’da mü’minlerin kardeşliğini vurgulayan hükümler inanç, amaç ve davranış birliğine işaret etmektedir.  Bu noktada, İslam kardeşliği duygusu İslâm’ın toplumsal dinamiklerinin temeli kabul edilmiştir. İslam kardeşliği vurgusu ile etnik, sosyal, kültürel vb. farklılıklardan kaynaklanan kavga, çatışma, çekişme ve savaş gibi eğilimlerin de önüne geçilmesi hedeflenmiştir. Kardeşlik ruhunun korunamadığı durumlarda İslam coğrafyası dış etkilere ve saldırılara açık hale gelmiş; etnik, mezhepsel, sosyal ve kültürel farklılıklar da iç çatışmaların sebebi olabilmiştir. İslam dünyasını bir arada tutabilecek, ortak bir ruha ve şuura kavuşturabilecek “İslam kardeşliği”nin tekrar nasıl hayata geçirileceği, Kuranî hükümlerin gereği olarak dinî, ahlâkî ve insanî görevlerin nasıl yerine getirileceği soruları bu bağlamda cevap beklemektedir.

Nebevî bir kavram olarak Asr-ı Saadette en güzel bir biçimde uygulanmış olan İslam kardeşliğinin yeniden tesisi konusundaki arayışlar, beraberinde İttihad-ı İslam, dünya barışı, istibdat ve hürriyet, hukuk ve adalet, demokrasi, aile, eğitim gibi kavramları da yeniden müzakereye açmaktadır. Birbirini tamamlayan bu parçalardan tek birinin eksikliği dahi, İslam dünyasının özlemini çektiği Asrı Saadet hakikatlerinden ve uygulamalarından uzaklaşmasına yol açmakta, İslam toplumları arasındaki fay hatları her geçen gün derinleşmektedir.

Bu problemler karşısında, Bediüzzaman Said Nursî’nin uhuvvet, muhabbet, sulh-u umumi, dayanışma, birlik ve beraberlik, müsbet hareket, hürriyet ve adalet kavramları çerçevesinde Kurânî bir bakış açısıyla geliştirdiği İslam kardeşliği ve dünya barışı anlayışının net olarak ortaya konulması bugün küresel ölçekte yaşanan problemlerin çözümüne de ışık tutacaktır.  Bediüzzaman Said Nursi, İslam toplumlarının geri kalış nedenleri arasında “Ehl-i imanı birbirine bağlayan nuranî rabıtaları bilmemek ve adavete muhabbet” hastalıklarını saymakta, üç büyük düşmanımızdan birini de ‘ihtilaf’ olarak nitelemektedir. Bediüzzaman Said Nursî, İslam dünyasında vahdet ve tevhidi, vifak ve ittifakı, muhabbet ve uhuvveti gerektiren sebepleri “Hâlıkınız bir, Mâlikiniz bir, Mâbudunuz bir, Râzıkınız bir-bir, bir, bine kadar bir, bir; hem Peygamberiniz bir, dininiz bir, kıbleniz bir-bir, bir, yüze kadar bir, bir; sonra köyünüz bir, devletiniz bir, memleketiniz bir-ona kadar bir, bir…” diyerek veciz bir şekilde ifade etmekte ve İslam toplumlarının kardeşlik potansiyeline dikkat çekmektedir.  

Risale-i Nur Enstitüsü, bahsi geçen hususlar ışığında geçtiğimiz aylarda  “Risale-i Nur’a Göre Hürriyet ve Demokrasi Ekseninde İslam Kardeşliği ve Dünya Barışı”  ana başlığıyla 13. Risale-i Nur Kongresi’ni düzenledi. Yapılan masa çalışmalarında İslam kardeşliği kavramı etrafında ittihad-ı İslam, hürriyet, demokrasi, dünya barışı, eğitim ve aile kavramları tartışıldı. Bu sayımızda 13. Risale-i Nur Kongresi’nde sunulan tebliğlerin bir kısmını sizlerle paylaşmak istiyoruz. Sizleri dergimizle baş başa bırakırken gelecek sayıda da aynı konu ile karşınızda olmayı ümit ediyoruz.

Haber Merkezi

Okunma Sayısı: 767
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı