"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yoğun ilgi nedeniyle 2 gün daha açık kalacak...

28 Kasım 2017, Salı 11:47
Gaziantep'te Osmanlı dönemindeki hac yolculuğunun anlatıldığı ve 13 Kasım'dan bu yana 16 bin kişinin ziyaret ettiği "Haremeyn" sergisi, yoğunluk nedeniyle 2 gün daha açık kalacak.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezinde izlenime sunulan ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kütüphane ve Müzeler Müdürlüğü koleksiyon ve arşivlerinden derlenen eserlerden oluşan sergide, Kur'an-ı Kerim, Kabe örtüsü, harita, kartpostal, belge, berat, fotoğraf ve çeşitli objelerin yanı sıra Hazreti Muhammed'in Sakal-ı Şerifi de bulunuyor.

Sergide Hazreti Muhammed'in Sakal-ı Şerifi de bulunuyor.Sergide Hazreti Muhammed'in Sakal-ı Şerifi de bulunuyor.

Osmanlı döneminde zorlu ve uzun geçen hac yolculuğunun anlatıldığı "Haremeyn" sergisi ilgi görüyor.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi Müdürü Murat Dağ, yaptığı açıklamada, sergiyi 13 Kasım'dan bu yana 16 bin ziyaretçinin gezdiğini söyledi.

Sergide Kur'an-ı Kerim, Kabe örtüsü, harita, kartpostal, belge, berat, fotoğraf ve çeşitli objeler bulunuyor.Sergide Kur'an-ı Kerim, Kabe örtüsü, harita, kartpostal, belge, berat, fotoğraf ve çeşitli objeler bulunuyor.

Sanatseverlerin ilgisinden memnun olduklarını dile getiren Dağ, "Bu ilgiyi kutsal mekanlara duyulan özleme bağlıyoruz. Bu özlem bir parça da olsa burada yaşatılıyor. Peygamber Efendimizin Sakal-ı Şerifi'yle olsun, Kabe örtüsüyle olsun, Ravza-i Mutahhara örtüsüyle olsun vatandaşlarımız bu özlemi gidermek, bunları görmek için akın akın buraya geliyor." dedi.

Sergiyle 18. ve 19. yüzyıldaki zorlu hac yolculuklarının anlatıldığını belirten Dağ, bu zamanlarda İstanbul'dan yola çıkan bir kafilenin 4 ayda kutsal topraklara ulaştığını ve bir ayı Hicaz'da geçirip 4 ayda geri döndüklerini ifade etti.

Sergide Kur'an-ı Kerim, Kabe örtüsü, harita, kartpostal, belge, berat, fotoğraf ve çeşitli objeler bulunuyor.Sergide Kur'an-ı Kerim, Kabe örtüsü, harita, kartpostal, belge, berat, fotoğraf ve çeşitli objeler bulunuyor.

Dağ, şunları kaydetti:

"Bu zorlu yolculuk bu sergide aşama aşama anlatılıyor. Osmanlı döneminde İstanbul'dan çıkan kafile Sürre Alayı öncülüğünde görkemli şekilde ayrılık çeşmesinden çıkıyor. Anadolu'nun çeşitli vilayetlerine uğrayarak topladığı hacılarla birlikte Hicaz'a gidiyor. Sürre Alayı kutsal mekanlara hediyeler, paralar, yardımlar götürüyor. Alay, Gaziantep için de önemli. O dönemde Gaziantepli ustalar, alayın taşıdığı hediyelerin bulunduğu sandıkları kendileri üretmiş. 3-4 ustanın ismi geçiyor. Bu sergide ziyaretçilerimiz, Sürre Alayı ile ilgili geniş bilgi bulabiliyor ve o zahmetli yolculuğu burada görebiliyor."

Hicaz demiryolu projesiyle hac yolculuğunun bir nevi kısaldığı ve daha konforlu hale geldiğinin de sergide anlatıldığını vurgulayan Dağ, "Sergide Hazreti Peygamber için 18., 19. yüzyıllarda yazılmış Hilye-i Şerifler de Peygamber Efendimizin özelliğini, güzelliğini anlatan ve hakkında bilgi veren o yazılar da yer alıyor. Ziyaretçiler, Kabe'nin tasvirlerini, resimlerini ve birçok envanteri burada bulabiliyorlar." diye konuştu.

Murat Dağ, ilçelerden ve çevre illerden özel turlarla sergiye gelindiğine işaret ederek, "Sergimiz 30 Kasım'da sona erecekti. Yoğun ilgiden dolayı hafta sonunu da ekleyerek 2 Aralık'ta kapatmaya karar verdik." ifadesini kullandı.

"Haremeyn"i gezen vatandaşlar da böyle bir serginin düzenlenmesinden duydukları memnuniyeti dile getirerek, Sakal-ı Şerif'i görmenin mutluluğunu yaşadıklarını vurguladı.

***

Yıllarca sır gibi korundu... "Muhafaza etmekten gurur duyuyorum"

Okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/dunya/yillarca-sir-gibi-korundu-muhafaza-etmekten-gurur-duyuyorum_433501

***

Bediüzzaman, Sakal-ı Şerif, Hırka-i Şerif ziyaretleri hakkında ne diyor?

SALAVATA VESİLEDİR...

Sakal-ı şerif ziyareti salâvata vesiledir

Eğer bir saç hakikî olarak Lihye-i Saadetten olmazsa, madem zâhir hale göre öyle telâkki edilmiş ve o vesilelik vazifesini yapıyor ve hürmete ve teveccühe ve salâvata vesile oluyor; katî senetle o saçın zâtını teşhis ve tayin lâzım değildir.

Bugün Refet Beyin bir mektubunu aldım. Lihye-i Şerife hakkındaki suali münasebetiyle diyorum ki:
 

Hadisçe sabittir ki, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın lihye-i saadetinden düşen saçların taneleri mahduttur. Otuz kırk tane veya elli altmış tane gibi az bir miktarda iken, binler yerde Lihye-i Saadetin saçları bulunması, beni bir zaman çok düşündürdü. O vakit hatırıma gelmiş ki, Lihye-i Saadet, yalnız Lihye-i Şerifin saçlarından ibaret değil. Belki re's-i mübarekinin tıraş oldukça hiçbir şeyini kaybetmeyen Sahabeler, o nurlu ve mübarek ve daimî yaşayacak saçları muhafaza etmişler. Onlar, binlerdir; şimdiki mevcuda müsâvi gelebilirler.

Yine o vakit hatırıma geldi ki: Acaba her camide bulunan, sened-i sahih ile bu saç Hazret-i Risaletin saçı olduğu sabit midir ki, ona karşı ziyaret makbul olabilsin?

Birden hatıra geldi ki, o saçların ziyareti vesiledir. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâma karşı salâvat getirmeye sebep ve bir hürmet ve muhabbete medardır. Vesilelik ciheti o şeyin zâtına bakmaz, vesilelik cihetine bakar. Onun için, eğer bir saç hakikî olarak Lihye-i Saadetten olmazsa, madem zâhir hale göre öyle telâkki edilmiş ve o vesilelik vazifesini yapıyor ve hürmete ve teveccühe ve salâvata vesile oluyor; katî senetle o saçın zâtını teşhis ve tayin lâzım değildir. Yalnız, aksine katî delil olmasın, yeter. Çünkü telâkkiyât-ı âmme ve kabul-ü ümmet, bir nevi hüccet hükmüne geçer.
Bazı ehl-i takvâ, böyle işlerde, ya takvâ veya ihtiyat veya azîmet noktasında ilişseler de, hususî ilişirler. Bid'a da deseler, bid'a-i hasene nevinde dahildir. Çünkü vesile-i salâvattır.
Refet Bey mektubunda diyor: "Bu mesele ihvanlar beyninde medar-ı münakaşa olmuş." Kardeşlerime tavsiye ediyorum ki, inşikaka ve iftiraka sebebiyet veren münakaşa etmesinler. Yalnız müdavele-i efkâr suretinde, nizâsız mübahaseye alışsınlar.
Lem’alar, On Altıncı Lem’a, Hâtime, s. 272

LÛ­GAT­ÇE:

Lihye-i Saadet: Peygamberimizin (asm) saç ve sakalının taneleri.
re's-i mübarek: mübarek baş.
müsâvi: eşit, denk.
telâkkiyât-ı âmme: umumî anlayış, genel telâkki.
ihvan: kardeşler.
beyn: ara, arası.
inşikak: Parçalanma, kırılma.
müdavele-i efkâr:  Fikir alış-verişi.
nizâ: Çekişme, kavga.
mübahase: sohbet, konuşma.

AA

Etiketler: harameyn, sergi
Okunma Sayısı: 1247
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı