"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yeni Asya neden talimatla manşet atmıyor?

Lokman Erdoğan
20 Eylül 2017, Çarşamba
11-14 Eylül tarihleri arasında dördüncüsü düzenlenen “Gazetecilik Seminerleri” sırasında yaptığım gözlemler sonrası yazdığım değerlendirmede Yeni Asya Gazetesi’nin talimatla manşet atmadığını özellikle vurgulamıştım.

Gazetelerin talimatla ortak manşet atmasının hatta köşe yazarlarının siparişle yazılar yazmasının olağan hale geldiği ülkemizde gazeteciliğin mektebi olarak görülen Yeni Asya’nın bu duruşunun kaynağını merak edenlerin merakını gidermek için bazı notların tarihe düşülmesi gerekiyordu. Biz de öyle yapalım istedik.

Rızâ-i İlâhî’yi gözetmeden ve kardeşlik hukukuna riayet etmeden adaletin, hak ve hakikatin önüne güç merkezlerinin taleplerini koyarak yargısız infaz manşetleri atan yayın organlarının manevî hayata verdiği zararın faturası her geçen gün kabarmaktadır.

Hak yolunun ihlas abidesi olan yolcuları bilir ki rızâ-i İlâhî’nin önüne başka rızaları getirerek yapılan yayıncılık (ya da amel) günümüz insanın iman hizmeti merkezli bir hayat oluşturmasının önündeki en büyük engeldir. İşte bu noktada durmak ve “Amelinizde rızâ-i İlâhî olmalıdır” diyen Bediüzzaman’ın bu ifadesinin istikamet verdiği kadroların sesi olan Yeni Asya’nın neden her dönemde bedel ödediğini düşünmek gerekir. 

“İktidarın menfaatlerini nasıl korurum, hatalarını nasıl örtbas ederim, devlet imkânlarını nasıl kullanırım” hesabını yaparak manşet atanların, mazlumun ve mağdurun iniltisi ile değil güçlünün kahkahası ile gündem belirleyenlerin Yeni Asya’yı anlayabilmeleri için Çağın Müfessiri’nin şu sözlerine kulak vermeleri gerekiyor. “Eğer O razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok. Eğer O kabul etse, bütün halk reddetse tesiri yok. O razı olduktan ve kabul ettikten sonra, isterse ve hikmeti iktiza ederse, sizler istemek talebinde olmadığınız halde, halklara da kabul ettirir, onları da razı eder.”

“Asya’nın bahtının miftahı meşveret ve şûrâdır” prensibiyle Bab-ı Ali’de 21 Şubat 1970’de basın hayatına adım atan 1980-84 arasında dört sefer kapatılan Yeni Asya Bediüzzaman Said Nursî’nin eserlerinden süzülen ihlaslı çalışma, meşveret merkezli hareket, rıza-i İlâhî’yi gözeterek hayata geçirilen yönetim anlayışı sayesinde bize biat edin diyerek baskı yapan ve  fitne çıkaran güç merkezlerine rağmen yoluna ilk günkü şevkle devam ediyor. 

Kısaca talimatla manşet atmayan kadronun beslendiği iklim budur.

Bu iklimi anlamadan, Yeni Asya’yı ve kanaatkâr kadrosunu anlamak mümkün değildir. 

Kamu imkânlarına tav olan ve nazırlarla Yeni Asya’yı bitirme pazarlıkları yapanlar, müessesleri insanların değil, ilkelerin yaşattığını zaman içinde gördüler ve görecekler. 

Yeni Asya gazetesi kadrosuna kamu gücünü kullanarak zarar vermek gayesinde olanlar bilmelidir ki şiddetli fırtınanın gücü çınar ağaçlarına değil, saksıdaki çiçeklere yeter. 

Ben, bu iklimde yaptığım dört günlük gözlemler sonunda meşveret merkezli, ihlasla, rıza-i İlâhî için çalışan birçok isim tanıdım. 

Tek cümle ile Allah yardımcıları olsun diyorum.

Okunma Sayısı: 2727
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • cemil öz

    20.9.2017 19:06:04

    Yeni Asya'nın farkını anlamak için okuyun.

  • Abdullah TUNÇ

    20.9.2017 16:30:34

    Amin. Bihürmeti seyyidil mürselin diyorum.Yeni Asya'nın her nüshası tarihin şeref levhalarına eklenen birer şeref madalyası, birer altın halkadır.Eşsiz bir hakikatlar ve nurlar naşiridir.Dikenler arasında açılan,misk gibi kokular ve nurlar saçan bir gül'ü Muhammedidir. Öyle kanaatım var ki ;mele-i alanın sakinleri dahi hizmetini alkışlıyorlardır.Çünkü hakkın haricinde hiçbir gücün karşısında,hiçbir zaman eğilmemiştir.Hakkın hatırını,daime her hatırın üstünde tutmuş, doğru bildiği yolda en ağır şartlar dahilinde dahi cesaretle yürümüştür.Hiçbir dünyevi ikbal peşinde koşmamıştır.Rıza-i İlahiden başka hedef kabul etmemiştir.Yeni Asya;yolun açık,bahtın ak olsun.Cenab-ı Hakkın inayeti kıyamete kadar üzerinden eksik olmasın...

  • Hamdi

    20.9.2017 16:26:45

    Mazlum ve mağdurun iniltisinin sesi oldunuz. Şahidiz Ya Rab!!!

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı