"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Demokratlık

M. Ali KAYA
14 Temmuz 2018, Cumartesi
Bediüzzaman siyasî sistemi ikiye ayırır, sistem ya adalettir veya zulümdür, ya hürriyettir veya istibdattır. İslâmiyet daima hürriyet ve adaletin yanında, istibdat ve zulmün karşısındadır.

Bediüzzaman ahirzamanın Kur’ân müfessiridir. Kur’ân-ı Kerîm’in asrımıza bakan yönünü tefsir etmiş ve insanlığın ihtiyacı olan bütün meseleleri Kurân’dan çıkararak uygulamamız ve sıkıntılardan kurtulmamız için önümüze koymuştur. 

Bunlardan birisi de “Siyasî ve İçtimaî” prensipler ve uygulamalardır. Siyasî ve içtimaî prensiplerin başında “Hürriyet” gelir. 

*

Bediüzzaman “Ekmeksiz yaşarım; ama hürriyetsiz yaşayamam!” der. Bu veciz ifade hürriyetin ne derece önemli olduğunun en güzel ifadesidir. Demokrasinin tarifini ve demokratlığı belirleyen temel ölçü de budur: “Hürriyetçi olmak...”

Bediüzzaman hürriyetçiliği “İmanın hassası ve Allah’ın ihsanı” (Münâzarât’tan, Beyanat ve Tenvirler, 61.) kabul eder ve savunur.

*

Bediüzzaman siyasî sistemi ikiye ayırır, sistem ya adalettir veya zulümdür, ya hürriyettir veya istibdattır. İslâmiyet daima hürriyet ve adaletin yanında, istibdat ve zulmün karşısındadır. Bu düşüncesini de Peygamberimizin (asm) “Kavmin efendisi ona hizmet edendir.” (Şeyh İsmail b. Muhammed b. Abdulhadi’l-Cerrahî Aclunî, Keşfu’l-Hafa, Lübnan-1997, 1:409. H. No:1513.) hadisine dayandırmakta ve “Bu hadisin sırrı ile şeriat âleme gelmiş ta istibdadı ve zalimane tahakkümü mahvetsin.” (Divan-ı Harb-i Örfi, s. 22.) demektedir. 

Sonra “İstibdat, zulüm ve tahakkümdür. Meşrûtiyet, adâlet ve şeriattır. Padişah, Peygamberimizin (asm) emrine itaat etse ve yoluna gitse halîfedir. Biz de ona itaat edeceğiz. Yoksa, Peygambere (asm) tâbi olmayıp zulüm edenler, padişah da olsalar haydutturlar. Bizim düşmanımız cehâlet, zaruret, ihtilâftır. Bu üç düşmana karşı; san’at, marifet, ittifak silâhiyle cihâd edeceğiz.” (age, s. 23.) buyurarak meşrûtiyet idaresinin adalet ve şeriatın siyasî hayatta tatbikatından ibaret olduğunu ve sahip çıkılması gerektiğini açık bir dille söylemektedir.

*

Bediüzzaman’a göre demokrasi oy çokluğundan ibaret değildir. Yine demokrasi sadece hükümetin vatandaş tarafından seçilmesi de değil, ilkeler bütünüdür ve demokratik ilkelerin hâkim olmasıdır. (Münâzarât, 1993, s. 35.) 

Bediüzzaman’ın ölçülerine göre demokratlık siyasî bir tercihtir, hürriyetçiliktir, adaleti, hukukun üstünlüğünü savunmaktır. Demokratlık,millet için fedakârlık mesleğidir. Demokrat, kendi menfaatini değil, toplumun faydasını takip eder. Demokrat doğru, dürüst siyasetçidir ve siyasette doğruların hâkim olmasına çalışır. 

Demokrat, hür muhalefeti bir denge unsuru olarak görür ve hür muhalefeti savunur, muhalefete düşmekten ve halkın iradesine saygı duyarak iktidarı muhalefete devretmekten çekinmez. Zira demokrasi muhalefete hürriyet ve iktidar hakkı veren bir sistemdir.

Bediüzzaman, bu temel kriterleri Batı’dan almış değil, doğrudan Kur’ân ve Sünnetten çıkarmış, Asr-ı Saadetteki uygulamaları örnek göstermiştir.

Okunma Sayısı: 872
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı