"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ehl-i Sünnet ümmetin ekseriyetidir

M. Ali KAYA
31 Mayıs 2018, Perşembe 00:21
Ehl-i Sünnet ve'l cemaat...

Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat hakikatte bir fırka değil, Hz. Peygamberin (asm) ve ashabının yolunu takip eden mü’minlerin çoğunluğudur. Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat bid’a fırkalarına karşı sünneti savunan, bid’atçıların ortaya attığı meseleleri dini açıdan değerlendirip çürüten, dindeki hak ve hakikati ortaya koyan ve mü’minleri irşad edip istikamete sevk eden cumhur-u ulema ve fukahadır. 

Hz. Peygamber (asm) bir hadis-i şeriflerinde “Yahudiler yetmiş bir fırkaya, Hıristiyanlar yetmiş iki fırkaya ayrılmışlardır. Benim ümmetim ise yetmiş üç fırkaya ayrılacaklardır. Bunlardan biri hariç diğerleri Cehennemdedir” (Ebû Dâvûd, Sünne, 1; Tirmizî, İman, 18; İbn Mace, Fiten, 17; Ahmed b. Hanbel, 2: 332; 3: 145; Hakim, Müstedrek, 4:430.) buyurmuşlardır. Bu hadis-i şerif Sahihayn denen Buhari ve Müslüm’in şartlarına uygun mütevatir bir hadis olup on ayrı sahabeden rivayet edilmiştir. 

Hz. Ebubekir (ra) ve Hz. Ömer (ra) ümmetin böyle fırkalara ayrılacağını haber vererek buna göre istikameti belirleyecek tedbirleri almışlardır. Bu sebeple onların zamanında fitne olmamıştır.

Daha sonra bilhassa Abbasiler zamanında ehl-i bid’a ve dalâlet fırkalarından olan Mutezile akılcı yaklaşımları ile devlete hakim olup Ehl-i Sünnet ulemasına büyük sıkıntılar yaşatmış, “Halk-ı Kur’ân” meselesinde Ahmed b. Hanbel’i hapse atarak işkenceler yapmışlardır. Ancak zaman içinde hak galip gelerek Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaatin istikametli yolunda giden ümmetin ekseriyeti Şia, Havaric, Mutezile ve Cebriye gibi fırkaların erimesini sağlamışlardır. Daha sonra bu fırkalar bir fırka olarak devam etmemiş olsalar da fikirleri farklı şekilllerde zamanımıza kadar gelmiş ve zaman zaman da bazı âlimlerin dillerinde ve fikirlerinde ortaya çıkmıştır. 

Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri “Şu fırkalar, eğer, çendan bir hizip olarak görünmüyor, fakat efkârda tahallül ederek münteşiredir. Herkesin dimâğında onların meylettiği mesleğe meyelân bulunabilir. Hatta, eğer bir dimağ büyütülse, maânî tecsim edilir ise, şu fırak sinematografvârî o dimağda temessül ettiği görülecektir” (Eski Said Dönemi Eserleri, Münâzarât, s. 216.) ifadeleri ile bu hususa açıklık getirmiştir.

Etiketler: kur'an
Okunma Sayısı: 1415
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı