"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Esmâ-i Hüsnâ’yı okumak nedir?

M. Ali KAYA
25 Temmuz 2018, Çarşamba 02:30
Resul-i Ekrem (asm) elbette sembollerden ibaret olan harflerle okuma yazmaya ihtiyaç duymadan “Esma-i Hüsnâyı” okumaya başlamıştır. Zaten okuma-yazmanın da amacı ve hedefi kâinat kitabını ve kâinat kitabında yazılı olan “Esmâ-i Hüsnâ”yı okumak değil midir?

OKUMANIN VE YAZMANIN ÖNEMİ (2) - M. ALİ KAYA - m.alikaya@yeniasya.com.tr

Gerçekten de Peygamberimiz (asm) artık aklı nuru ve kalp gözü ile kâinattaki varlıkların ifade ettiği manayı okumaya başladığı için her varlığın kendisi ile konuştuğunu ve “Esselâmü Aleyküm yâ Resulallah!” dediğini işitmeye başladı.

Peygamberimiz (asm) hiçbir muallimden ders almadığı ve hiçbir kitap okumadığını yüce Allah “Sen Kur’ân’dan önce bir kitap okumuyordun.” (Ankebut Sûresi, 29: 48.) “Sen önceleri kitap nedir, iman nedir bilmezdin.” (Şûrâ Sûresi, 42:52.) âyetleri ile ifade etmektedir. Yüce Allah “Rabbinin isimlerini oku!” ferman ederek kâinat kitabını okumayı öğrettiği Resul-i Ekrem (asm) elbette sembollerden ibaret olan harflerle okuma yazmaya ihtiyaç duymadan “Esma-i Hüsnâyı” okumaya başlamıştır. Zaten okuma-yazmanın da amacı ve hedefi kâinat kitabını ve kâinat kitabında yazılı olan “Esmâ-i Hüsnâ”yı okumak değil midir?

Ayrıca kıraatin yani, okumanın kemali ezber okumaktır. Peygamberimiz (asm) Kur’ân-ı Kerîm’i ezberden okurdu. Bu sebeple okumak için kitaba bakarak ve yazarak okumaya gerek yoktur.

BİZ NASIL ÖĞRENECEĞİZ?

S. “Biz nasıl ilmin amacı olan ‘Esmâ-i Hüsna’yı ve kâinat kitabını okumayı öğreneceğiz?”

C. Risale-i Nurlar’ı okuyarak. Zira Risale-i Nurlar kâinat kitabının dili ve müfessiridir. Risale-i Nurlar’ı okuyan veya derslere iştirak ederek kulağı ile Risale-i Nur derslerini dinleyen kâinat kitabını ve ‘Esma-i Hüsnâ’yı okumayı öğrenmektedir.

S. “Nasıl okumaya başlamalıyız?”

C. Yüce Allah “Kur’ân okumak istediğin zaman, Allah’ın rahmetinden kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığın.”  (Nahl Sûresi, 16:98.) buyurur. Öyle ise önce şeytandan Allah’a sığınmak gerek. Zira şeytan insanın her nevi terakki ve tekâmülünü engellemeyi kendisine görev addettiği için her şeyden önce okumayı engellemekle işe başlar. Okumayı engellediği zaman her nevi terakkiyi engellemiş olur. Zira insanın maddî ve manevî terakkiyatının sebebi okuma ve yazmayla kazanılan ilimdir. İlme engel olduğu zaman her nevi terakkiye engel olmuş sayılır.

HER BİR MÜ’MİNİN EVİ OKULDUR

S. Peygamberimize (asm) ikinci defa okumayı emretmesinin hikmeti nedir?

C. Bu emir tekrarı ifade eden te’kid olduğu gibi, başkalarına tebliğ etmek veya yazdırmak için okumak üzere ikinci bir emirdir. Bunu “kalemle yazmayı öğreten ve insana bilmediğini öğreten” ifadeleri güçlendirmektedir. Zira okuduktan sonra kalemle yazdırmak ve yazdırırken okumak ve başkalarına da okutmak için yeniden okumak gerekiyor. Âyet bunu ifade ediyor.

Kalemle yazmak okumanın ve başkalarına okutmanın da gereğidir. Bu sebeple yüce Allah “Kalemle yazdıran ve öğreten, size bilmediklerinizi bu vasıtalarla öğreten de Allah’tır. Öyle ise Allah’ın adını anmak ve onu isim ve sıfatları ile tanımak için kâinat kitabını okuyun, yazın ve başkalarına da okutun” ferman etmektedir.

Peygamberimiz (asm) bundan sonra “Vahyi” yazdırmak için kâtipler tutmuş ve her Müslüman olana okuma ve yazma öğrenmeyi zorunlu kılmıştır. Bu sebeple Peygamberimize (asm) kâtiplik yapan kırktan fazla sahabenin olduğu rivayet edilir. Her Mü’minin evi Allah’ın bu emri ve Peygamberimizin (asm) teşviki ile bir “okul” ve “dershane” olmuştur. 

KALEME DİKKAT!

1. Kalemle Yazma ve Kalem SÛresi

Yüce Allah “Oku”mayı emreden Alak Sûresi’nden sonra yazmayı emreden ayrı bir sûre olarak “Kalem Sûresi”ni inzal buyurmuştur.

“Nûn” ile başlayan Kalem Sûresi’ndeki “Nûn” harfi “Kur’ân” ve “Rahman” kelimesinin nununa dikkatimizi çeker.

Bediüzzaman “Nûn” harfini şöyle tefsir eder: “Nûn... Ve’l-Kalemi ve mâ yesturûn!” âyeti, bütün kalemlerin, tastîr ve kitapların aslı, esası, ezeli mehazi ve sermedî üstadı kaderin kalemi ve nur ve ilm-i ezelî’nin nuruna işaret eden “Nûn” kelimesidir. Kadere işaret eder.” (Şuâlar, 2013, s. 820.)

Allah katında her şey “Levh-i Mahfuz”da yazılıdır. Zira Allah “Hafîz”dir her şeyi muhafaza eder. 

 “Nûn” harfi bir nokta ile içinde yazı mürekkebinin olduğu “hokka”ya benzer. Yüce Allah Kalem Sûresi’nde. Yüce Allah Kur’ân-ı Kerîm’de “Nûn ve’l-Kalem” buyurarak hokka ile kaleme yemin ederek “Nun” harfine ve “kaleme” dikkatimizi çeker. 

Arapça’da “Vav” harfi yemin harfidir. Yemin ise dikkati çekmek ve kutsamak amacı ile yapılır. Buna “Kasemat-ı Kur’âniye” denir. Bediüzzaman Hazretleri Kasemât-ı Kur’âniyede çok büyük nükteler var, çok sırlar var. (Mektubat, 378.) buyurur. 

“Evet, kasemat-ı Kur’âniye, nevm-i gaflete dalanlara kar’u’l-asâdır.” (Muhakemat, s. 12.) Kar’u’l-asa; doktorun hastaya vurup ameliyat etmesi, ikaz etme, uyarı, dikkat çekmek, anlamalarına gelmektedir.

Okunma Sayısı: 7941
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı