"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tenkit nasıl olmalı?

M. Fahri UTKAN
22 Temmuz 2018, Pazar
21. Lem’a, İhlâs Risalesi’nin ikinci düsturunda; “Bu hizmet-i Kur’ânîyede bulunan kardeşlerinizi tenkit etmemek ve onların üstünde faziletfuruşluk nevinden gıpta damarını tahrik etmemektir” denilmektedir.

21. Lem’a, İhlâs Risalesi’nin ikinci düsturunda; “Bu hizmet-i Kur’ânîyede bulunan kardeşlerinizi tenkit etmemek ve onların üstünde faziletfuruşluk nevinden gıpta damarını tahrik etmemektir” denilmektedir.

Yani aynı hizmet dairesi içinde bulunduğumuz kardeşlerimizi/ dâvâ arkadaşlarımızı her ne surette olursa olsun tenkit etmemeliyiz. Aksi halde ihlâsı kaybetme tehlikesi vardır.

Eleştiri, şahısları ve kurumları değil, işleri veya icraatları hedef alırsa gerçek maksadına ulaşır. Yani bağcıyı dövmeden bağdan daha çok ve kaliteli üzüm almanın yollarını göstermek suretiyle olmalı.

Eleştiri, yıkıcı değil yapıcı olmalı. ‘Onu öyle yapmaktansa, şöyle yapmak daha uygun olur’ veya ‘Şunu şöyle yaptığımızda, şu yönü eksik kalabilir’ türünden eleştiriler yapmak daha çok fayda getirir. 

Doğru’da/ Hak’ta ittifak mümkün, en iyi/ en doğru’da ihtilâf olabileceğinden, bazen doğrunun/ iyinin en doğrudan/ en iyiden daha doğru/ daha iyi olduğunu anlayıp; kardeşlerimizi tenkid etmemek gerekiyor.

Yalnız kusurları görerek tenkit etmek, cerbeze yapmaktır. Bu konuya sevgili Peygamberimizden (asm) bir örnek vermek gerekirse; birisinin hoş olmayan bir sözünü duyduğunda, “Bazılarına ne oluyor ki, şöyle şöyle davranıyorlar, bazıları şöyle şöyle yapıyorlar” diye isim vermeden davranışının yanlış olduğunu dile getirirdi.

İnsanı tenkit etmeye sevk eden sebeplerden biri, karşısındaki kişiden intikam alma hissidir. Diğer bir sebep de dost ve arkadaşlarında gördüğü kötü hasletleri tenkit etmektir. Bunu Üstad Bediüzzaman şöyle özetlemiş; “Tenkidin saiki, ya nefretin teşeffisidir ya da şefkatin tatminidir.” (Tuluat)

Yine Tuluat’ta tenkidin başka bir yönü ele alınmış; “En müthiş maraz ve musîbetimiz, cerbeze ve gurura istinat eden tenkittir. Tenkidi eğer insaf işletirse, hakikati rendeçler; eğer gurur istihdam etse, tahrip eder, parçalar. (...) “Bîtarafâne muhakeme” dedikleri şey, muvakkat bir dinsizliktir. Yeniden mühtedi ve müşteri olan yapar. (Tulûat)ESDE, s. 631-632)

Peki tenkit nasıl olmalı ki fayda meydana getirsin? 

“Saik-i tenkit, aşk-ı hak ve arzu-i tenzih-i hakikat olmalı.” (ESDE.581) Yani hakkın, hakikati ortaya çıkması, anlaşılması ve yanlış anlaşılması muhtemel olan konuların herkes tarafından lâyıkıyla öğrenilmesi için yapılmalıdır. 

Risale-i Nur Talebeleri arasında bulunması gerekli olan “tefânî” sırrı (birbirinde fani olmak) ile, birbirini tenkit etmemek ve Nur dairesindeki kardeşinin kusurunu affetmek gerekiyor. Hele de bu tenkit dünyaya ait ve küçük ve duygusal şeyler için hiç olmamalıdır.

Okunma Sayısı: 851
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı