"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Cizre’nin can damarı-1

M. Latif SALİHOĞLU
29 Kasım 2018, Perşembe
Yılın şu en kısa günlerinde, uzunca bir doğu seyahatimiz oldu. Dört gün süren bu seyahatin birinci durağı Cizre idi.

Ertesi gün, rehber kardeşler eşliğinde oradan önce Mardin’e, ardından Kızıltepe’ye gittik. Son durağımız ise Şanlıurfa oldu.

İlk kez düzenlenen fuar sebebiyle, Urfa’da kitap günlerinin canlılığına tanık olduk.

Orada gün boyu hemen her daldan, her telden, her dilden insanımızla karşılaştık. Türlü sorulara, konulara muhatap olduk.

Tıpkı kitap fuarında olduğu gibi, akşamki seminerimiz de gayet coşkulu geçti. Sohbetten sonra, neredeyse fuardaki kadar burada da imzalatmak üzere kitap alanlar oldu.

Her türlü hizmette canfedâ bir şekilde koşturan Urfa’daki kardeşlerimizi de tebrik ve takdirle selâmlayarak, Cizre merkezli notlarımıza geçmek istiyoruz. (Bu arada, Urfa ve Mardin’i daha evvelki ziyaretlerimizde de anlattığımızı hatırlatarak öyle geçelim.)

Ver elini Cezire...

Şırnak Havalimanı’ndan hareketle toprağın kokusunu duya duya, başı dumanlı dağları seyrede seyrede Cizre merkezine vâsıl olduk.

Dicle Nehri’nin kıyısına kurulu olan bu harikulâde şehrin tarihî dokusunu gün ışığında görmek için, fedâkâr genç kardeşlerin rehberliğinde hemen şehir turuna çıktık. 

Kısa sürede Cizre’yi etraf-ı erbaasıyla gezip hemen her tarafını içimize sindire sindire görmeye, anlamaya ve hissetmeye çalıştık: Kırmızı Medrese gibi eski medrese mekânları, dünyaya nâm salmış eski tarihî ilim-irfan merkezleri, Ulu Camii, Nuh Peygamber Türbesi, Camii ve külliyesi, Şeyh Seyda ve onun talebesi Seyyid Ali Türbeleri, halk dilinde destanlaşan Mem û Zin’in ziyaretgâhı, ve saire...

Birçok beyliğe ve krallığa da merkez olmuş bereketli Mezopotamya’nın Cezire’sinden dünya çapında tanınan ayrıca bir çok ilim-irfan dâhileri çıkmış.

Dünden bugüne, bugünden istikbâle doğru uzanan aziz Cizre’nin mânevî can damarlarını anlatmaya inşaallah devam edeceğiz.

Cihad-ı Ekber ilânı-7

Sîna-Filistin-Suriye Cephesi

Harbin başlamasıyla birlikte (1914-15) Mısır’ı ve Süveyş Kanalı’nı kontrolleri altına alan İngilizler, bir taraftan da Arap şeyhleri ve kabile reislerini kendi taraflarına çekmeye çalıştılar. Buna mukabil, bu cephede Osmanlı ordularına kumandanlık yapan meşhur İttihatçı Cemal Paşa, Arapları küstürmek için elinden geleni yaptı. Arap ileri gelenlerinden pekçok adamı çeşitli bahanelerle cezalandırdı, hatta bir çoğunu idam ettirdi. 

Buna rağmen, Arapların çoğu yine de Osmanlının yanında yer alıyordu. Müşterek hareketle iki defa başarısız kalan ve çok büyük kayıplara yol açan Kanal (Süveyş Kanalı) Seferleri yapıldı. Ardından Gazze'ye saldıran İngilizlerle Osmanlı kuvvetleri arasında kanlı muharebeler yaşandı. Sînâ, Gazze ve diğer Filistin toprakları ara ara el değiştirdi.

Bölgede üç (4. 7. 8.) Osmanlı ordusu bulunuyordu. Yıllarca süren muharebelerde çok büyük sıkıntılar, meşakkatler yaşayan ordu, sonlara doğru ise sürekli şekilde kayıplar vermeye başladı. 1917'de bölgede kurulan Yıldırım Orduları da bir varlık gösteremedi... 24 Ekim 1917'de 130.000 askerle taarruza geçen İngilizler, her defasında mevzi kazanarak, bir senelik süre sonunda bölgenin tamamını işgal etti.

SONUÇ

Geniş topraklarının yaklaşık 20'den 19'unu kaybeden Osmanlı’nın asker kaybı yaklaşık bir buçuk milyon. Yekûn insan kaybı ise, dört milyon civarında. Asker ve sivilden müteşekkil bu dört milyon rakamına, harp belâsının acı neticelerinden açlık, hastalık, esaret ve muhaceret sebebiyle olan kayıplar da dahildir.

Bütün bu hallerin yaşandığı o dehşetli savaşa "çocukları ihtiyarlatan günler" denilmesinin sebebi, işte bu acı tablolardır.

Okunma Sayısı: 1386
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı