"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Cizre’nin can damarı-2

M. Latif SALİHOĞLU
30 Kasım 2018, Cuma
Yakın zamanda, Cizre’nin bazı mahalleleri yerlebir oldu. Hendek ve bariyer operasyonu esnasında, adeta toprağın altı üstüne geldi.

Suriye’deki iç savaş sahnelerini andıran acı tablolar sergilendi. Şehir, ara ara yaşanmaz bir vaziyete büründü.

Bütün bu hercümerce rağmen, Cizre yine de yıkılmadı, şükür ki ayakta. Zira, can damarı hükmündeki mânevî ve kültürel bağları çok kuvvetli ve bir o kadar da bereketli.

Hz. Nuh Aleyhisselâm’ın halaskâr gemisi, bu civardaki Cebel-i Cûdi’ye demirlemiş.

Damla damla Cennet’ten beslenen Dicle Nehri, çağların ötesinden bu coğrafyaya mütemadiyen bereket taşıyor.

İlmin dâhileri olan El-Cezire’ler, yine bu coğrafyadan dünya sathına san’at ve medeniyet harikalarını yapıp yaymış.

Mem ile Zîn arasında yaşanan şiddetli aşk hikâyesi bu diyârda cereyan etmiş.

Asırların derinliğine kök salmış olan ilim ve fen medreseleri, hem bölgeye, hem de sınırların ötesine katar katar nur ve huzur taşımış.

Üstad Bediüzzaman, henüz 14-15 yaşlarında genç bir talebe iken, bu diyâra gelmiş ve Dicle’nin kenarındaki meşhûr Bani Hani mevkiinde kırk kadar müderris âlim ile karşılaşmış; dolayısıyla, genç Said, ilk büyük münâzarasını yine burada gerçekleştirmiş.

Yine Üstad Bediüzzaman’ın muhabbetini kalbinden eksik etmeyen, onunla fikrî ve manevî irtibatını hiç kesmeyen iki büyük âlim Şeyh Seydâ (1889-1968) ile Seyyid Ali Findikî’nin (1892-1968) birer ziyaretgâh olan mezarları Cizre’de bulunmaktadır.

Bediüzzaman’ı ziyaret teşebbüsü

Bediüzzaman Hazretleri’nin son Urfa seyahatini haber alan Şeyh Seydâ ile Seyyid Ali Efendiler, hemen harekete geçer ve Cizre’den Urfa’ya doğru yola çıkarlar.

Beraberlerinde, hem mürit ve talebelerinden, hem de ahaliden kalabalık bir halk kitlesi var. Midyat’a vardıkları esnada, Üstad Bediüzzaman’ın vefat haberini alırlar. 

Hemen orada, Şeyh Seyda’nın imametinde Üstad’ın gıyabî cenaze namazını kılarlar.

Bu iki mühim zâttan biri olan Seyyid Ali, dünya gözüyle göremediği Üstad Bediüzzaman’ın vefatına çok hüzünlenir ve o duygular içinde gayet hazin, gayet içli bir kaside yazar.

Şimdi de, aslı Kürtçe olan bu yakıcı kasidenin orijinal birkaç beyiti ile birlikte, tamamının Türkçe tercümesini takdim edelim.

Ey dilê meskenê derda, ma tu zanî ku çibî 
Ew Seîdê cân fedâ j’dînê me ra, j’kîsê me bî 

Çepera dîn girtibû, pakî ji kesekê ne dikir 
Heq dizanî heq digot û heq dikir her dem webî

Çû wefat kir çi musîbet sed hezar rehmet li ser 
J’ehlê vî dînê mubîn re, çi nimûnek taze bî 

Ew li Nors’ê hate dinya û li Riha wefat kir 
Ew şehîr bu ew bedî’ bû ez çi bêm ser deste bî 

Ey Alî! Gerçi Seîd çû, lê Risalê Nûr neçû 
Sed emanet min lite tu ji wan mehrûm nebî

Kasidenin Türkçesi

Ey dertlerin meskeni kalbim, bilir misin ne oldu?
Din için kendini fedâ eden o Said’i kaybettik

Din-i mübin için yücelttiği bayrağı
Sorduk soruşturduk, bulamadık benzerini

Dinin tarafını tuttu, kimseden de korkmaz idi
Daima hakkı bilir, hak söyler, hak üzere yaşardı

Ortaya serdiği ve de sunduğu ilim pazarı
Şam’da, Mısır’da, Bağdat’ta bulunmazdı

Maalesef ki vefat etti, yüz binler rahmet ona
Bu dinin mensuplarına ne güzel bir nümûne

Hicretin bin üç yüz yetmiş dokuz senesi
Açıldı ona Cennet bahçelerinin kapısı

Nurs’ta dünyaya geldi, Urfa’da vefat eyledi
O meşhurdu, bedî idi; ne vasfetsem de üstündeydi

Ey dû cihan bahtiyarı! İçime dert oldu seni görmemek
Rabbimden niyazımız âhirette senin yanında olmak

Ey Ali! Said gitti gerçi; lâkin Risâle-i Nur gitmedi
Yüzlerce kez tavsiyem, sakın mahrûm kalma ondan

Okunma Sayısı: 1659
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı