"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Duraklama çürümedir

M. Latif SALİHOĞLU
08 Ağustos 2018, Çarşamba
GÜNÜN TARİHİ 8-18 Ağustos 1648

Sultan İbrahim, 18. Osmanlı padişahıdır. 8 yıl saltanat sürdü. 8 Ağustos 1648’de tahttan indirildi, 18 Ağustos’ta da Cellât Kara Ali’ye boğdurulmak sûretiyle katledildi. Türbesi, Ayasofya Camii haziresindedir.

Osmanlı’nın mülkünü ikiye katlayan Kànunî Sultan Süleyman’ın vefatından (Eylül 1566) sonra, devlet katında ve ülke genelinde nisbî bir duraklama devresine girildi.

Kànunî’nin yerine geçen oğlu Sultan II. Selim, padişahların “ordunun başında” sefere çıkma adetini terk etti. Osmanlı tahtında oturduğu sekiz yıl boyunca, fiilen hiçbir sefere çıkmadı. 4. Murad (1623-40) hariç, ondan sonra gelenlerin de hemen tamamı aynı minvâl üzere saltanat sürdüler.

* * *

Sultan İbrahim, ağabeyi Sultan IV. Murad’ın vefatı üzerine, Şubat 1640’ta 25 yaşında iken Osmanlı tahtına geçti. Devrin iç ve dış çalkantıları sebebiyle, şehzâdelik devresi adeta “oda hapsi” ile geçti.

Ayrıca, 1622’de “Genç Osman”ın katledilmesi ve saltanat sırası bekleyen diğer erkek kardeşlerinin peşpeşe öldürülmesi sebebiyle, kendisi de uzun müddet “ölüm korkusu” altında yaşadı. Bu sebeple, başında şiddetli migren ağrısıyla birlikte halet-i ruhiyesi de bir hayli sarsılmış durumdaydı.

Netice itibariyle, devletin başına geçtiği esnada, bedenen yıpranmış, çökmüş ve sağlığı bozulmuş bir vaziyette idi. Tahta geçtikten sonra da, mümkün olduğunca çok kadınla evlenmeye, aynı şekilde çok sayıda çocuk sahibi olmaya teşvik edildi. Hatta, buna zorlandı. Sebep olarak, Osmanlı hanedanı soyunda erkek nüfusun kalmamış olması gösteriliyor.

Bu arada, “Sultanların anası” olarak da bilinen Vâlide Kösem Sultan’ın Osmanlı Sarayında son derece aktif bir rol oynadığını hatırlatmış olalım. Aynı şekilde, Yeniçeri Ocağı’nın içine sızmış olan bir takım fitne-fesat şebekelerinin, ikide bir isyan çıkartmaya çalıştığını da unutmamalı.

Durgun su, çabuk bozulur

Muhtelif iç ve dış sebeplerin aleyhte birleşmesi sonucu, Osmanlı devleti, özellikle 1600’lü yılların başından itibaren bir durgunluk (tavakkuf) devresi, bir durağanlık hali içine girmeye başladı.

Durgunluk-durağanlık ise, bir cihette bozulma ve çürüme hali demektir.

Hele ki, tâ kuruluşundan itibaren sürekli şekilde fetihlerle uğraşarak gelişen ve genişleyen bir saltanat sisteminin duraklaması, sadece dış dünyadaki bozulmayı değil, iç politikadaki çürüme ve kokuşmayı da tetikler. 

Nitekim, fena halde tetikledi ve 1600’lü yılların sonlarına doğru (1683), Osmanlı tarihinin bir dönüm noktası olan “Viyana Bozgunu”nu netice verdi.

* * *

Osmanlı’nın kurucu ruhu, adeta “beldelerin fethi” üzerine inşa edilmiş idi. Ne zaman ki fetihler durdu, bir müddet sonra duraklama, ardından gerileme ve nihayet yıkılma süreçleri birbirini takip etti. Bu hal, fıtrat kànunu ile bağlantılı olduğu gibi, aynı zamanda mukadderattır. Devletlerin ömrü de, tıpkı insan ömrü gibidir: Doğar, büyür, gelişir ve ölürler. Haliyle, bazen “erken ölüm” de mukadder olur.

İlâhî takdir noktası, ayrı bir bahis konusu. Ama, bir dâvânın kuruluşundaki ruh ve ana gaye ne ise, sebepler tahtında ona uygun şekilde hareket edilmeli ki, o dâvânın hem ömrü uzun, hem de sağlıklı olsun.

***

-Şu dünyadaki muvaffâkiyetin yolu “fıtrat kànunu”na uymaktan geçer. Beldelerin fethi, yahut kalpleri fethi üzerine kurulu dâvâlara hizmet, bu ana gaye ve hedeften hiç sapmadan yapılmalı. Aksi halde, bozulma-çürüme kaçınılmaz hale gelir.

Okunma Sayısı: 1334
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı