"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Fanatizm, bağnazlık, tarafgirlik hastalığı

M. Latif SALİHOĞLU
02 Kasım 2018, Cuma
Birbiriyle benzerlik gösteren “fanatizm, bağnazlık, asabilik, tarafgirlik, militanlık, tetikçilik” ve benzeri türden içtimaî (siyasî-sosyal) hastalıklar hem çok fenâdır, hem de son derece tehlikelidir.

İçine sızdıkları, içinde yer aldıkları büyük-küçük her daireye, her camiaya zarar verirler. Mesafe almaları halinde, büyük tahribata, ciddî tahrişata sebebiyet verirler.

Bu yüzden, herkesin, her ailenin ve her camianın bunlardan sakınması gerekir. 

Aksi halde, zamanla tamiri ve telâfisi pek müşkil, hatta bazen imkânsız derecede sıkıntılar, yıkımlar, kırılmalar hasıl olur. Zira, tarafgir bağnazların dengesi bozuk, akıl-vicdan terazisi arızalıdır. “Vasat”ı bilmezler, ifrat ile tefrit arasında gidip gelirler. Şiddetli muhabbetleri, bir zaman sonra “şiddet-i adâvet”e dönüşebiliyor. Bunun tersi de mümkün.

Hiç güvenilmez tiplerdir. Ve, onlara asla güvenilmemesi lâzım geliyor. Öyle ki, kendi kendilerine bir dönem “gönüllü militanlık” yaptıkları aynı yere veya kişiye karşı, bir dönem sonra tam tersine dönüp bu kez başkası adına “görevli militanlık” yapabiliyorlar.

Şahsen de, bu acip vaziyetin çarpıcı örneklerini yakînen biliyor ve görüyorum. Mümkün olduğunca, lisân-ı münasiple ikaz da ediyorum. Ama, bazılarına hiç tesiri olmuyor. Bildiklerini okumaya devam ediyorlar.

Bazıları da “hakaret” gerekçesiyle dâvâlık olmuş durumdalar. Yani, eskiden meddahlık yaptıkları yere veya şahsa karşı, daha sonra tersine dönüp bu kez “ağır hakaret”te bulundukları gerekçesiyle dâvâlık olmuşlar. Aleni hakaretten dolayı da, haliyle ceza alıyorlar.

* * *

Hak ve hakikat olan ulvî-kudsî dâvâların bahsi geçen türden militanlara, meddahlara, tetikçilere, tarafgirlere, bağnaz fanatiklere ihtiyacı yoktur. Zira, bu tipler bulaştıkları hemen her yeri bulandırır, her hakikati sulandırır ve her camiayı sancılandırarak sıkıntı verirler.

Meselâ, “Kraldan çok kralcı” kesilirler. Bir dengede durmazlar. Yerine göre yaranmacı, yerine göre kibirli olurlar. Bir beklenti içine içine girerler. İç dünyalarında farklı hesaplar olur. Gizli ajandaları var ve bazen tıpkı bir ajan gibi çalışırlar. Mizaçları bozulduğu için, gıybet, dedikodu, abartı, mugalata, cerbeze yapmakta bir beis görmezler, hatta bu meyanda ölçü, kural, kaide, sınır tanımazlar.

Bir müddet baştâcı ettikleri bir fikir veya şahsiyeti, bir müddet sonra yerin dibine sokmaya çalışırlar. Çakıl taşı mesabesindeki bir hatalarını büyüterek, dağ gibi iyilik ve hasenelerini örtmeye yeltenirler. Dejenere olmuş huy ve mizaçlarına göre, fütursuzca habbeyi kubbe, kubbeyi habbe yaparlar. Kırk yıllık müstakim bir hak ve hukuku, bir anda dinamitleyip berhava etmekten çekinmezler.

Taassup ve tarafgirlik damarıyla, kendisi gibi olmayanları, her noktada kendisi gibi düşünmeyenleri hedef tahtasına koyarlar. Saldırıya geçtiğinde ise, şeytan gibi kimseler yardım etse, onlara bile rahmet okutarak, saldırıyı daha da şiddetlendirirler. Muhalifini “hainlik” ile suçlamaktan bile çekinmezler.

Gıybet ve dedikodu gibi, yalana ve iftiraya da tenezzül ile tezellül ederler. Yalanları ortaya çıktığında ise, tevbe edip nedâmet göstermek yerine, adeta avukat gibi nefislerini savunmaya geçerler. Bir de “zeytinyağı gibi üste çıkmaya” çalışırlar. İşte, böyleleri ne yazık ki birer “ümitsiz vak’a” olup çıkarlar.

Bu duruma ne demeli, ne yapmalı? “Allah ıslâh etsin” demekten başka elden ne gelir...

* * *

Bu türden “ümitsiz vak’a”ları en geniş bir daire olan siyaset âleminde müşahade eden Üstad Bediüzzaman, meşhûr “Euzubillahimineşşeytani vessiyaseti” ifadesiyle, şeytandan kaçar gibi kaçarak Allah’a sığınmaya yönelmiş. Haliyle, bize de yol ve yön göstermiş.

Okunma Sayısı: 987
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı