"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Fuardan fuara meydan muharebesi

M. Latif SALİHOĞLU
07 Kasım 2017, Salı
Yaklaşık bir ay süreli aradan sonra, tekrar birlikteyiz. Yeniden merhaba, yeniden Bismillah diyerek başlıyoruz.

Senelik iznimizi ancak kullanabildiğimiz şu geçen bir aylık süre içinde—çok şükür—öncelikle bol bol kitap/risâle okuma ni’metine mazhar olduk. 

Hele ki, gece yarısından sonra saat 03-04’lere doğru gelen ve dünyamızı bütünüyle sarıp sarmalayan o derunî fezeyânı tarif etmekten cidden âciz kalıyoruz.

O anda, sahiden bir “kudsî halet-i ruhiye” içine girdiğinizi ve içinden çıkmak istemediğinizi yavaş yavaş hissetmeye başlıyorsunuz.

* * *

Kezâ, aynı zamanda birçok yeri gezip görme ve bilhassa buralardaki dost, kardeş ve okuyucularımızla görüşme, onlarla hemhâl olma, hasbihâl etme imkânını-fırsatını bulduk: Yalova, Eskişehir, Afyon, Kütahya, Bursa-İnegöl, Bozüyük, Sakarya, Gebze okuyucuları.

İlk olarak, birkaç günlüğüne Yalova Esenköy’e gittik. Hemen her mevsimi güzel olan temiz ve güvenli beldenin Ekim günlerinde apayrı bir nur, bir huzur ve sükûn halini müşahade ettik.

Kilometrelerce uzayıp giden o tertemiz sâhil şeridindeki daimî nüfusu 3-4 bin iken, Haziran-Eylül arası dönemde 30-40 bini geçiyor.

Üstad Bediüzzaman’ın doğduğu senelerde, Kafkaslar’dan gelen “93 Muhacirleri”nin gelip yerleşmesiyle kurulan bu eski “balıkçı köyü”ndeki Risâle dersleri ve okumalarının ayrı bir feyzini gördük, hazzını yaşadık.

* * *

İstanbul dışında geçen günlerimizin ikinci durağı Eskişehir oldu. Burada ilk kez düzenlenen kitap fuarına sohbet, seminer, konferans ve imza programlarıyla iştirak ettik.

3-4 günlük Eskişehir programı bir başka geçti. Kitap fuarına gösterilen ilgi, sair yerlere nazaran harikulâde olup had safhadaydı. Yeni Asya, Risâle-i Nur ve sair dinî yayınları bulunduran tek neşriyat idi. Bediüzzaman ve Külliyatın tanıtım posterlerinin bulunduğu platformlar, cidden birer iftihar tablosu teşkil ediyordu. O platforma kimse müdahale etmediği gibi, hemen herkes saygı ve anlayış ile karşıladı. (Bir de, Tokat’ta aynı tabloya şiddetli tepki gösteren ve zorbaca müdahale eden kabadayı taslaklarını hatırlayın...)

Fahri temsilci ve gönüllü çalışanlarıyla Eskişehirli kardeşler, doğrusu hem bizim, hem standımıza gelenlerin gönlünü de fethetti. 

Orada, cidden olağanüstü bir hizmet ve faaliyet tablosu sergilenmiş oldu. Menfi yayınlara ve dine muarız cereyanlara karşı bilmâna zaferle neticelenen bu “1.Eskişehir-Sakarya Meydan Fuarı”nda emeği geçen herkesi tebrik ediyor, selâm ve duâlarımızı gönderiyoruz.

* * *

Tokat Kitap Fuarı, mâlum olduğu üzere, çok talihsiz bir vukuât olarak kayıtlara geçti. 

Üstad ve Risâle platformunu âdeta bir “gece yarısı darbesi” tarzında tahrip edenlerin yüreksizliğine bakın görün ki, bu kabalığı şimdiye kadar kimse üzerine alınmadı. Tıpkı, 2001’de Çam Dağındaki o gazi (Çam-Katran) ağaçları motorlu testere ile gizlice kesip kaçan ödlek haydutlar gibi...

* * *

Bir kitap fuarı da Van’da düzenlendi. Arkadaşlarımızın verdiği bilgiye göre, orası da kendi şartları içinde başarılı bir organizasyon olmuş.

* * *

TÜYAP’ın organize ettiği Türkiye’deki en büyük ve en hacimli kitap fuarı ise, halen İstanbul Beylikdüzü’deki fuar alanında devam ediyor. Metrobüslerin son durağına çok yakın bir noktada... Yeni Asya standı, 12. Salon’un son etabında.

* * *

Sırada Mersin Kitap Fuarı var. Kasım’ın son haftasında inşaallah oradayız. 25-26 Kasım günlerinde sohbet ve imza programımız var. Merkez ve civardaki bütün dost, kardeş ve okuyucularımızla buluşmak-görüşmek duâ ve temennisiyle...

* * *

@salihoglulatif: TEOG kaldırıldı; ancak, yeni bir ayrımcılık ve yeni bir deneme tahtası ile daha karşı karşıya gelindi: İfade edildiği gibi bazı okullar GÖZDE ve NİTELİKLİ olarak kabul ediliyorsa eğer, diğer kısmı otomatikmen SÖZDE ve NİTELİKSİZ okullar sınıfına girmiş olur.

* * *

GÜNÜN TARİHİ 07 KASIM 1982

Utandıran referandum tablosu

Seçim ve referandum, demokrasinin vazgeçilmez adet ve usûlleridir. Ama, her seçim veya referandumun sonuç tablosu, demokrasi adına gurur verici olmadığı gibi sürûr verici de değildir.

Hatta, bazıları için “utanç verici ve yüz kızartıcı” demek bile mümkün. Meselâ, 12 Eylül Cuntasının hazırlatmış olduğu Darbe Anayasası için 7 Kasım 1982’de yapılan referandum gibi.

Korkunun dağları aştığı, kargaşanın zirveye çıktığı bir atmosferde yapılan o referandumun resmî sonucu, % 92 Kabul-Evet, % 8’i ise Red-Hayır şeklinde oldu.

Acaba, bugün geçmişe bakıp da şu veya bu sebeple, şunun veya bunun etkisi altında kalarak 35 sene evvelki referandumda “Kabul-Evet” tercihinde bulunanların içi rahat mı? Cidden çok merak ediyoruz.

Okunma Sayısı: 5055
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah TUNÇ

    7.11.2017 09:23:54

    Evvela hoş geldiniz.Gözlerim hep yazılarınızı arıyordu. Çok şükür başladınız.Sıhhat ve afiyetle beraber,güzel yazılarınızı bekliyoruz.''Kabul- Evet'' tercihinde bulunanlara gelince bunlar gayet rahatlar. Geçmişin muhasebesini yapmak gibi bir düşünceleri yok.Hiçbir hata yapmamış gibi pişkin pişkin yollarına devam ediyorlar. Bunun en önemli sebebi de akıllarının belli kişilerin cebinde olmasıdır.Risale-i Nur'un Temel prensipleri,siyasi ve içtima-i ölçülerini bir kenara atıp,falan veya filancanın içtihadına göre hareket ediyorlar. Yani şahısçılık bunlarda ön plandadır.Riyaseti şahsiyeye tabidirler.Bir veraset hikayesidir tutturmuş gidiyorlar.Siyasi ve içtima-i yönden istikameti şaşırmışlar.Doğruyu bulmaları da fevkâlade zor. Derin bir uyku hali bunlara hükmediyor .Ebnayı mazinin özelliklerine sahipler.His ve tarafgirlik iç alemlerini kaplamış durumda. Derin bir girdaba girmiş,nasıl çıkacakları da meçhul. Eğer bir inayet eli yetişmezse hep böyle giderler gibi görünüyor...

  • çetin acar

    7.11.2017 05:38:45

    hoş geldiniz yazılarınızı ve sizi özlemiştik.

  • Osman Yıldırım

    7.11.2017 00:24:39

    Esslamüaleyküm- Şükür kavuşturana demek istiyorum.uzun bir süre yazılarınız çıkmayınca çok farklı şeyler aklıma gelmedi değil, ancak gecenin bu saatinde yazinizı görünce yanlış düşündüğümü veya evham yaptığımı anladıdım. Tekrar hoş geldiniz der yeni yazılarınizı heyecan ve merakla bekledigimi belirtir hürmet saygı ve muhabbetler sunarım. Allaha emanet olun.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı