"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Geleceğe güvenle bakış

M. Latif SALİHOĞLU
05 Aralık 2018, Çarşamba
Bir insanın iç dünyasına huzur ve rahatlık veren hususlardan biri, geleceğe, yani istikbâle ümit ve güvenle bakabilmektir.

Tersine bir durumda, yani belirsizlik ve güvensizlik olması halinde ise, daimî bir huzursuzluğun meydan alması ne yazık ki kaçınılmaz olur.

“Yeis” denilen ümitsizlik, İslâm toplumunun en çetin hastalıklarından biridir, hatta birincisidir denilebilir. Şu zamanda bu hastalığa yol açan veya besleyen sebeplerin başında ise, fani ve geçici olan unsurlara bel bağlamak gelir. Meselâ, daimilik güvencesi, yani süreklilik garantisi olmayan şahsiyet, siyaset, ticaret gibi kırılabilir, çürütülebilir, dağıtılabilir, yanıltılabilir, yamultulabilir unsurların merkeze alınması, odak noktasına konulması gibi usûl-yöntem hataları, geniş kitleleri dahi bir anda ve hatta toptan bir şekilde sukût-u hayale uğratabilir ve karamsarlığa doğru sürükletebilir.

O halde, bütün bu faniliklerden yüz çevirmeli ve İbrahimvârî “Lâ uhibbul-âfilîn” demeli. Yani sönen, batan şeyler sevmem ve onlara bel bağlamam demeli. Dahası, bunu bir hayat prensibi haline getirmeli. Aksi halde, yanılmalar, kırılmalar, dağılmalara ve nihayet ümitsizlik girdapları kaçınılmaz hale gelir.

* * *

Siyasî, içtimaî ve hatta iktisadî hadiselere ve gelişmelere bu çerçeveden bakıldığında, maalesef ki karanlık, dolayısıyla karamsarlık veren bir tablo ile karşı karşıya bulunduğumuzu görmekteyiz. Zira, en azından yakın vâde itibariyle bu meyanda güven verici bir istikrar tablosu ortada görünmüyor. Hemen hiç kimse, yarına yani geleceğe güvenle bakamıyor. 

Meselâ, özellikle iktisadî güvensizlik sebebiyle hacimli yatırımlar yapılamıyor. İşsizliği hafifletecek istihdam sahası açılamıyor.

Faiz ve döviz cephesindeki istikrarsız dalgalanmalar, bu kesimle beraber, hemen bütün sektörleri tedirgin ediyor. Söz konusu tedirginlik sebebiyle de, ciddî adımlar atılamıyor. Bu hal ise, şu mânada zincirleme bir neticeyi hâsıl ediyor: Güneş çarığı sıkıyor, çarık ayağı sıkıyor, ayağın sıkılmasıyla da bütün beden sıkıntı ve ıztırap çekiyor.

* * *

Bu vesileyle, endişe ettiğimiz bir hususu daha nazara vermeye çalışalım. Biliyorsunuz, zaman zaman “Torba Yasaları” hazırlanarak Meclis’in onayına sunulur. Söz konusu torbanın içine, maalesef birbiriyle hiç ilgisiz-alâkasız maddeler de konulur. Sıra kabul veya reddetme noktasına gelindiğinde ise, genelde toptancı bir yaklaşımla oylama yapılarak sonuca gidilir.

Uzun zamandır, torba yasalarının çoğu karma şekilde, yani olduğu gibi kabul edilerek Meclis’ten geçiriliyor. Bu sağlıksız metotla sebebiyet verilen sıkıntılar ise, ne yazık ki sonradan ortaya çıkıyor. Bazen de, başka türlü sıkıntıları tetiklemeye sebebiyet veriyor.

Şimdilik 71 maddeden müteşekkil görünen son torba yasasında, ekonomik, yani finansal gelişmeleri takip etmek ve doğacak krizleri kontrol altına almak maksadıyla bazı tedbirlerin düşünüldüğü görülüyor.

O tedbirlere biraz daha yakından bakıldığında ise, bir nevi “Ekonomik OHAL” yetkisinin satır aralarında gizlendiği yolunda bazı soru işaretlerinin varlığı gözlemleniyor.

Adına “Finansal İstikrar Komitesi” denilen bu oluşumun yetkisi kimde olacak meselâ.

Önemli bir diğer nokta, söz konusu kànun yetkisi ile özel sektöre tepeden inmeci yöntemlerle müdahale edilip edilemeyeceği hususu net olarak anlaşılamıyor. Meselâ, halihazırda şirketlere kayyım atandığı gibi, torba yasasının sonlarına ilâve edilen o madde ile şirketlere başka türlü de müdahale edilebileceği şeklinde kuvvetli bir kanaat hasıl oluyor. Zira, söz konusu taslak kànun teklifi, son derece lastikli, yani yoruma- tevile açık görünüyor. Bu da, ister istemez tedirginliğe yol açıyor. Tedirginlik ise, fertler ve aileler gibi ticarî ve iktisadî teşeküllerin de huzurunu kaçırıyor.

Vatandaş olarak, her konuda olduğu gibi, şu torba yasalarında da açıklık ve şeffaflık istiyoruz. Aynı şekilde, geleceğe de huzur ve güvenle bakmak istiyoruz. Bütün bunlar, bizim en temel hakkımız.

Okunma Sayısı: 1024
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı