"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İlk Meclis’te büyük kavga - 1

M. Latif SALİHOĞLU
30 Ağustos 2018, Perşembe
1919 senesinde olağanüstü şartlarda teşekkül eden Osmanlı’nın son “Meclis-i Mebûsân”ı, işgalci İngilizlerin 16 Mart 1920’deki kanlı karakol baskınından sonra dağıldı ve tamamına yakını İstanbul’u terk etmeye mecbur kaldı.

200 kadar milletvekilinin çeşitli yollardan Anadolu’ya geçmesi ve Ankara’da toplanmasıyla birlikte, aynı kimseler tarafından 23 Nisan 1920’de Büyük Millet Meclisi teşkil edilmiş oldu. 

Ankara’daki bu ilk Meclis’in kuruluşundan tâ “erken seçim kararı”nın alındığı 1 Nisan 1923 tarihine kadar geçen zaman zarfında, haricî düşmanlarla mücadelenin yanı sıra, ayrıca Meclis içinde ve Ankara merkezinde de tanınmış şahıslar ve gruplar arasında fecî çekişmeler, kavgalar, yaşandı; dahası, türlü entrikalar çevrildi, kumpaslar kuruldu, hatta sûikastler düzenlendi...

Hilâfetin kaldırıldığı 3 Mart 1924’ten sonra ise, yeni kurulan Terakkiperver Fırkası ile Halk Fırkası arasında adeta ölüm-kalım muharebesi yaşandı. Daha doğrusu, Halkçılar, muhalif kesimi bütünüyle ortadan kaldırmak için vargücüyle Terakkiperver Fırkası’nın üzerine yüklendi.

* * *

Bu yazı serisi içinde, işte 1920-24’te Ankara’da kurulan yeni Türkiye’nin ilk 4-5 senesinde yaşanan dahilî çekişme, kumpas, sûikast ve siyasî entrikalardan önemli gördüğümüz 4-5 tanesine değinmek istiyoruz. 

Bunları ana başlıklar halinde özetlemek gerekirse, şöyle bir sıralama yapmak mümkün:

Birincisi: Başını M. Kemal’in çektiği I. Grup ile, başını Ali Şükrü Beyin çektiği II. Grup arasında Eylül 1920’de yaşanan "Men-i Müskirat Kànunu" çerçevesindeki çekişmeler, tartışmalar ve bunun devamındaki cinayetli gelişmeler.

İkincisi: Kasım 1922’den başlayıp Ağustos 1923’e kadar devam eden I. ve II. Lozan görüşmeleri sürecinde Meclis’te ve Ankara merkezinde yaşanan şiddetli tartışmalar, kavgalar, sûikastler ve siyasî tasfiyeler zinciri.

Üçüncüsü: Yine Kasım 1922 ile Mayıs 1923 tarihleri arasında Meclis Başkanı M. Kemal ile Bediüzzaman Said Nursî arasında yaşanan tartışmalı görüşmeler, şiddetli münakaşalar, aşı bahanesi ile zehirleme ve hatta öldürmeye teşebbüse kadar varan hadiseler silsilesi.

Dördüncüsü: Yukarıda sözünü ettiğimiz ilk ana muhalefet partisi Terakkiperver Fırkası’nın kurucu kadrosuna ve taraftarlarına karşı devlet kuvvetiyle yürütülen yıldırma, susturma ve bitirmeye yönelik çabalar zinciri.

Beşincisi: Sonradan mahiyeti değiştirilen İstiklâl Mahkemeleri marifetiyle, mâsum vatandaşlara yönelik olarak işlenen seri cinayetler.

Trabzon mebusu Ali Şükrü Bey

Meclis’te içki tartışması

1920 yılı Nisan ayı sonlarında Ankara’da henüz kurulan Büyük Millet Meclisi, bir yandan İstanbul’u işgal eden İngilizlere ve Anadolu’yu istilâya başlayan Yunan kuvvetlerine karşı çetin bir mücadele yürütürken, bir taraftan da dahildeki fikir grupları arasındaki kavgalara, çekişmelere sahne olmaktaydı.

Aynı yıl içinde Meclis’te yaşanan ilk şiddetli kavga ve münakaşanın sebebi, Ağustos ayı sonlarında başlayan ve 14 Eylül'de karar altına alınan "Men-î Müskirat Kànunu" idi.

İçkinin, yani sarhoş veren maddelerin üretim, satış ve tüketilmesini yasaklayan bu kànun maddesinin görüşülmesi safhalarında, I. Grubun lideri M. Kemal ile II. Grubun lideri pozisyonundaki Trabzon mebusu Ali Şükrü Bey arasında kıran kırana bir çekişme ve tartışma yaşandı.

Sonunda ise, bu çekişmeyi Yeşilaycı Ali Şükrü ve taraftarları kazandı. İlgili kànun 14 Eylül 1920’de kesinleşmesiyle birlikte, Anadolu’nun her tarafında yasaklanmış oldu. 

Söz konusu yasak, Ali Şükrü Bey öldürülüp saf dışı edilinceye kadar da devam etti.

Bu arada, içkinin yasaklanmasına dair çabayı bugünkü yaklaşım mantığıyla değerlendirmemeli. Zira, o tarihte işgal ve istilâcı kuvvetler, Türkiye’nin başta İstanbul olmak üzere muhtelif limanlarına gemiler dolusu alkollü içkiler getirtip özellikle gençlere bedava dağıtmaktaydı. Tâ ki, sarhoş olup uyuşan beyinler, fiilî işgale karşı harekete geçemesinler. 

Dolayısıyla, o tarihte alkol tüketimine karşı gelmek, aynı zamanda bir vatanperverlik olarak da değerlendirilmekte idi.

Okunma Sayısı: 1911
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • HÜSEYİN İLHAN

    1.9.2018 11:22:14

    Bugünde trafik kazalarının,şiddet hadiselerinin,taciz ve tecavüzler ile cinayetlerin en başında ALKOL ile UYUŞTURUCU KULLANIMI vardır. Yüce rabbimizin men ettiği bu zıkkım yerine erik,kızılcık,kiraz,karpuz,vişne,havuç,ayran,süt,şıra gibi daha nice nice nimetler var.ALLAH evlatlarımızı,nesillerimizi ve insanlığı bu zararlılardan muhafaza eylesin.Basiret ile feraset versin.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı