"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kafkaslar’da savaş, işgal...

M. Latif SALİHOĞLU
19 Nisan 2017, Çarşamba
GÜNÜN TARİHİ: 18-19 Nisan 1877-1919

Son 150 yıllık zaman zarfında, (Özellikle 18 Nisan 1977-13 Ekim 1921 arası dönemde) Kafkaslar’ın en stratejik şehri olan Kars ve çevresinde meskûn insanımızın başına gelmedik sıkıntı, belâ, musîbet kalmadı... Takvimini belirttiğimiz tarihlerde, serhad şehri Kars vilayetimiz, iki büyük kanlı işgal hadisesine sahne oldu.

Birinci işgal, Rus orduları tarafından 18 Nisan 1877’de gerçekleştirildi. İkinci işgal ise, 19 Nisan 1919’da İngilizler’in kışkırtmasıyla Ermeni çeteciler tarafından gerçekleştirilmiş oldu. Şimdi, bu iki vahim hadisenin kısaca gelişme seyrine bakalım.

Osmanlı-Rus (93) Harbi

Birçok kez tekerrür eden Osmanlı-Rus Savaşları’nın en büyük ve en dehşetlisi, 1877-78 yıllarında yaşanan meşhûr "93 Harbi"dir. 

Bu savaş, ismini Rumî takvimden alıyor: Savaşın yaşandığı tarih, Rumî takvime göre 1923 senesidir. 

Harbin başlangıç tarihi, yukarıda da belirttiğimiz gibi 18 Nisan 1877 olarak kayıtlara geçmiş. Harbin bitiş tarihi ise, 31 Ocak 1878'de imzalanan Edirne Mütarekesi olarak biliniyor. 

Bu mütarekeyi (ateşkes) 3 Mart 1878'de imzalanan Ayastefanos (Yeşilköy) Antlaşması, onu da 13 Temmuz 1878'de Almanya'da imzalanan Berlin Antlaşması takip etti.

Osmanlı Devleti, bu savaşta tarihinin en ağır yenilgisini yaşadı.

Dolayısıyla, gerek insan kaybı ve nüfus göçü itibariyle, gerek toprak kaybı ve tazminat borcu itibariyle ve gerekse dahilî siyasetine (Kıbrıs ve Ermeni meselesi gibi...) yapılan dış müdahaleler itibariyle, menfî neticeleri günümüze kadar yansıyan son derece ağır bir faturayı ödemeye mahkûm olduğumuzun adıdır, 93 Harbi.

Ermenileri İngilizler kışkırttı

Ruslar’dan gizlice yardım alan, İngilizler’den ise alenî destek ve teşvik gören Ermeni çeteleri, 19 Nisan 1919'da Kars ve çevresini işgal ettiler. Oysa, Millî Mücadele’nin ilk şanlı direniş hareketlerinden birisi burada sergilenmişti.

Mondros Mütarekesi’nden hemen sonra, yani 5 Kasım 1918'de "Kars Millî İslâm Şûrâsı Merkez-i Umumisi" teşkil edildi. Bu şûrânın şubeleri ise, başta Ardahan olmak üzere yakın merkezlerde de hızla teşekkül ettirildi.

Yaklaşık altı ay müddetle bu bölgeyi Rus, Ermeni, Gürcü ve İngiliz işgalcilerine karşı korumaya çalışan Kars Millî İslâm Şûrâsı, Nisan 1919'dan itibaren dayanılmaz derecede sıkıntılı günler geçirmeye başladı.

Devlet ve hükûmet merkezinden buraya hiçbir yardım yapılamıyordu.

Etraf, bütünüyle işgalci güçler tarafından kuşatılmış durumdaydı.

Şark Cephesine (15. Kolordu) gönderilen Kâzım Karabekir, 19 Nisan'da Trabzon'a ancak ulaşabildi. (30 Nisan'da Erzurum'a doğru hareket ediliyor. Uzun süren çalışmaların ardından, işgalcilere karşı taarruz harekâtı başlatılıyor.)

13 Nisan 1919'da Kars ve çevresinin idaresini ele geçirdiğini duyuran İngiliz işgal kuvvetleri, Millî İslâm Şûrâsı merkezine baskın düzenleyerek 12 kişiyi tutuklattı.

Tutuklananlar önce Batum'a, ardından Malta Adası’na sürgün edildiler. Ardından, Müslüman nüfusa yönelik katliâmlar başladı.

Sahipsiz, çaresiz ve imkânsız duruma düşen Kars çevresindeki Müslümanlar, 19 Nisan'da başlayan Ermeni istilâsına da teslim olmak durumunda kaldı. Ermeniler, hem Ruslar'dan cesaret, hem de İngilizlerden kuvvet alarak, her tarafta katliâma giriştiler.

Bu arada, Hıristiyan Gürcüler de, aynı yöntemlerle Ardahan ve Posof'u ele geçirerek, onlar da savunmasız ve perişan durumda kalan Müslüman halka kan kusturmaya başladılar.

Böylelikle Kars, Ardahan ve çevresinde aylarca sürecek olan kanlı işgal süreci başlamış oldu.

Bölgenin işgali, Kâzım Karabekir Paşa komutasındaki Millî Kuvvetler’in 30 Ekim 1920 tarihinde gerçekleştirdiği püskürtme harekâtına kadar devam etti. Ayyıldızlı bayrak, Kars Kalesi’ne Besmele-i Şerife ile o gün yeniden çekildi.

* * *

Konuyu, Kâtibî isimli ozanın bir Kars türküsüyle noktalalım:

Sana bir nasihatım var

Gel yanıma hele gardaş

Uzaktan arayıp gezme

Gitme elden ele gardaş


Harama sürme elini

Kötüden sakın kendini

Bazen hıfzeyle dilini

Dilden gelir belâ gardaş


Dinle okunan Ferman'ı

Bulasın derdine dermanı

Tersi savurma harmanı

Dane gider yele gardaş


Kâtibî'm geldim cihana

Şükür olsun ol Subhan'a

Halin arz eyle Sultan'a

Mihnet etme kula gardaş

***

@salihoglulatif:

Övünüp durduğun 3.Köprü+3.Havaalanı+TüpGeçitler+HzlıTren+Metro+İBB... RAĞMEN İstanbul'u kaybetti isen, Türkiye'yi ancak HİLE ile kazanabilirsin.

Okunma Sayısı: 1624
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı