"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kosova’da savaştığımız Boşnaklarla kardeş olduk

M. Latif SALİHOĞLU
27 Ağustos 2018, Pazartesi
GÜNÜN TARİHİ: 27 Ağustos 1389

Muhtelif tarihler verilmekle beraber, kuvvetli rivâyetlere göre I. Kosova Savaşı  27 Ağustos 1389'da meydana gelmiştir.

Sultan Murad-ı Hüdâvendigâr’ın da aynı gün şehit düştüğü bu büyük savaş, Osmanlı-İslâm ordusu ile Balkan İttifakı’na dahil Slav-Haçlı kuvvetleri arasında yaşandı.

Kaderin garip bir tecellisi olarak, Müslümanlarla savaş meydanında tanışan Balkan topluluklarından Boşnak, Arnavut ve Pomakların çoğu, devam eden süreç içinde İslâm dinini kabul ile Osmanlı’nın sâdık müttefiki oldular.

Hem, öylesine bir kaynaşma ve din kardeşliği ki, bir kısmı günümüzdeki Türkiye toplumundan bile daha ziyade Osmanlı’ya yakın görünüyor. Bu meyanda iki küçük misâl:

1) Kendi aralarındaki bayramlaşmalarda, hâlâ Osmanlı’dan kalma “Bayram-ı şerifiniz mübarek olsun” ifadesini kullanırlar.

2) Vefat yıldönümlerini anma programlarında ve özellikle antetlerde ve ilân metinlerinde yine Osmanlı’dan kalma “İrtihal-i dâr-ı bekà” ifadesini kullanırlar.

* * *

Şimdi de, sonradan Müslüman olan Balkan milletleri ile savaş meydanında karşı karşıya gelmenin, ardından tanışıp kardeş olmanın kısa bir hikâyesini anlatmaya çalışalım.

1389 Ağustosundan kısa bir süre önce Osmanlı ile harbe tutuşan Bulgar Krallığı ortadan kaldırılmış ve Mora Yarımadası’nın birçok noktası fethedilmiş durumdaydı. Ama buna rağmen Balkan ittifakı tümüyle kırılıp dağılmamış, aksine bu coğrafyadaki toplulukları Osmanlı’ya karşı daha bir tedirgin edip teyakkuza sevk etmiş idi.

Balkan ittifakının başını Sırplar çekiyordu. Sırplar, aynı Slav ırkından olan Bulgar, Boşnak, Pomak, Arnavut, hatta bir kısım Leh, Ulah ve Macar askerlerini de yanlarına alarak savaş naraları atmaya başladılar. Bu ittifakın asker sayısı yüz binlerle (âzamî 300 bin rakamı) ifade ediliyor. Osmanlı kuvvetleri ise, ancak 40-50 bini buluyordu. (Bkz: İ. Hâmi Danişmend; Osmanlı Tarihi Kronolojisi-I/78)

İşte, Ağustos 1389’da Balkan tarihinin belki de en çetin ve bir o kadar da mânidar savaşı bu iki karma kuvvetler arasında yaşandı. Neticede, Sırplar’ın başını çektiği söz konusu “Balkan ittifakı” kesin bir hezimete uğradı.

* * *

Zaferin kesinlik kazanılmasından sonra harp meydanını teftiş eden Sultan Murad–ı Hüdâvendigâr, ölen binlerce Slav askeri arasında "ak saçlı" bir tek kişiyi bulamadığını, hepsinin de bıyığı henüz yeni terlemiş gencecik askerler olduğunu hayıflanarak söyler.

O esnada yanında bulunan vezirlerden biri de, Sultana dönerek şu izahatta bulunur: "Hünkârım, şayet aralarında ak saçlı adam bulunsaydı, başlarına bu felâket hiç gelir miydi?"

Yine, aynı teftiş esnasında Sırp esirlerden Miloş ismindeki bir şövalye, Müslüman olmak ve padişahın ayağına kapanmak isteğinde bulunuyor. İsteği kabul ediliyor. Ancak, yanında sakladığı ucu zehirli hançeri ânî bir hareketle çıkarıp Sultan Murad'ın kalbine saplıyor ve Hüdâvendigâr’ı orada şehid düşürüyor.

Kosova Zaferi’yle birlikte, Balkan ittifakı dağıldı ve Sırp Krallığı tarihe karıştı. Bölge, bütünüyle Osmanlı hâkimiyeti altına girmeye başladı.

* * *

Birinci Kosova Savaşı’nın en önemli neticelerinden biri de, Balkan ve Rumeli coğrafyasında yaşayan bazı toplulukların Müslümanlarla tanışması ve İslâm dinini benimsemeye başlamasıdır. Bunların başında Boşnaklar gelir. Sonra da Arnavutlar, Pomaklar, vesaire...

Kosova'daki karşılaşma, aynı zamanda farklı ırk ve dinlere mensup kitlelerin yakından tanışmasıdır. Bu ilk karşılaşma ve tanışmadan önceki durum şudur: Bulgar ve Sırplar Ortodoks, Hırvatlar Katolik, Boşnaklar ise Bogomildir. Bogomillerde teslis akidesi yok; tek Allah inancı var. Hz. İsa'yı da Allah'ın resûlü olarak kabul ederler. Buna göre Bogomiller, hakikî mânâda İsevî olup İslâm literatüründe "Muvahhid" addediliyor. Muvahhid, Tevhid ehli demek.

Elhâsıl: 1389'da Kosova'da yaşanan çetin meydan muharebesi, hikmet-i İlâhî'nin bir eseri olarak, “şerden hayır ve felâketten saadet” çıktığının da bâriz bir misâli hüviyetinde.

Okunma Sayısı: 1492
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı