"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Nutuk ile Günlükler karşı karşıya

M. Latif SALİHOĞLU
08 Ağustos 2017, Salı
Dünkü “Erzurum Kongresi” yazısında da nazara verdiğimiz gibi, Nutuk’a dayanan “resmî tarih” bilgileri ile Günlükler’e dayanan “alternatif tarih” notları birbirini tutmuyor.

Hatta, çoğu noktada birbiriyle ters düştüğü dahi söylenebilir.

Bu sebeple, aynı konuya bugün de devam etmekte fayda var.

* * *

Nutuk, hemen herkesin bildiği gibi, M. Kemal’in kaleminden çıkmış hatıra notları.

Günlükler ise, çoğu kimsenin bilmediği, K. Karabekir’in kaleminden çıkmış gün gün hatıra notları.

* * *

Nutuk, 19 Mayıs 1919’dan Ekim1927’ye kadar olan zaman aralığındaki (toplam 8 yıllık) askerî ve siyasî ağırlıklı bazı gelişmelerden söz eder.

Günlükler ise, 1906’dan Karabekir’in vefat tarihi olan tâ 1948’e kadarki sürede yaşanan pek çok hadiseden söz eder.

* * *

Nutuk, CHP’nin 1927’deki Kongresi esnasında, altı gün süreyle ve yekûn 36.5 saat müddetle okunarak “resmî tarih tezi” haline getirildi.

Günlükler ise, bu tarihten itibaren, yazarı Karabekir Paşa ile birlikte “yasaklı” kapsamına alındı.

* * *

Nutuk, devletin bütün imkânları seferber edilerek, defalarca ve en yüksek miktarda basılarak her tarafa gönderildi, yayıldı, okutulmaya çalışıldı.

Günlükler ise, devletin bütün imkânları seferber edilerek, hem Karabekir’in evine defalarca baskın yapılarak toplattırıldı, mühim bir kısmı imha edildi ve yayınlanmasına yasak getirildi.

* * *

Nutuk’un gerek orijinal nüshaları ve gerekse değiştirilmiş, yer yer tahrif edilmiş versiyonları tam doksan yıldır piyasada bulunmakta.

Günlükler ise, bütün halinde ne orijinal nüshaları mevcut, ne de piyasada serbestçe bulunabilmekte. En son Yapı Kredi Yayınları tarafından iki cilt halinde basılan nüshaları içinde, bir çok senenin notları yer almamaktadır. Bunların hemen tamamı, yapılan baskınlarda ele geçirilip bilâhare imha edilen kısımlar olsa gerektir.

* * *

Yakın tarihimizle ilgili bu iki kitabın muhtevası, haliyle birbirinden çok farklılık arzediyor.

Bunun başlıca sebepleri arasında, yukarıdan beri sıralamış olduğumuz hususlar yer almakta.

Bununla birlikte, bize göre çok önemli bir hususun daha altı çizilerek nazara verilmesinde büyük faydalar var. O da şudur ki:

19 Nisan 1919’da Trabzon’a ayak basan Kâzım Karabekir Paşa, bu tarihten önceki safhaları da gayet detaylı bir şekilde Günlükler’de anlatıyor. Özetle:

* İşgal altındaki İstanbul’un nasıl kurtulacağını düşünmekle işe başlıyor. Bunun için muhtelif kimselerle görüşmeler yapıyor. Güvendiği şahıslarla fikir teatisinde bulunuyor. 

* Sonunda, Anadolu’ya geçmek gerektiği kanaatine varıyor. Anadolu’ya nasıl geçeceğini, bu husus için kimlerle görüşmesi gerektiğini, işgal altındaki İstanbul’dan çıkmanın nasıl mümkün olabileceğini tek tek hesaplayarak harekete geçiyor.

* Son Padişah Sultan Vahdeddin ile iki kez görüşüyor: Hem Cuma Selâmlığında, hem de gizli ve özel mahiyette... (Esasen, Padişahtan izin alınmadan ve bir vazife ile tavzif edilmeden İstanbul’dan Anadolu’ya gidilemeyeceği, hatta İstanbul Boğazından bile geçilemeyeceği hususu, gayet âşikar bir durum.)

* Karabekir Paşa, Trabzon’a gidecek geminin, işgal kuvvetleri tarafından Üsküdar açıklarında üç gün bekletilerek aramadan geçirildiğini de kaydediyor.

* Velhasıl, Anadolu’daki İstiklâl Mücadelesinin başlatılmasından evvel, İstanbul’da yapılan veya yapılması gereken herşeyi anlatan Karabekir, özellikle Şarkî Anadolu’daki gelişmelerden de İstanbul’u—yer yer şifreli şekilde—haberdar ettiklerini de kayda geçiyor.

* * *

Gelelim Nutuk’taki duruma...

M. Kemal, Nutuk’ta 19 Mayıs 1919’dan evvelki safhaya dair hemen hiçbir bilgi vermiyor.

Meselâ, ilk cümlesi şudur: “1919 yılı Mayısının 19'uncu günü Samsun'a çıktım; ülkenin genel durumu ve görünüşü şöyledir...”

Karabekir’in vermiş olduğu bilgilere kıyasla, bu noktada şu sorular akla geliyor: M. Kemal, Samsun’a resmî olarak hangi izin ile ve hangi vize ile geldi? Bir Osmanlı paşasının kendi başına İstanbul’dan çıkması mümkün mü? Başta Sultan Vahdeddin olmak üzere, kendisin bağlı bulunduğu komuta kademesi ile görüştü mü, gerekli izinleri aldı mı?

İşte, bu ve benzeri soruların tamamı havada kalıyor.

Bu durumda, İstanbul’dan çıkış ve Anadolu’ya gidiş ile ilgili bilgiler hakkında, Karabekir Paşanın Günlükler’ine itibar etmekten başka şimdilik bir alternatif görünmüyor.

Okunma Sayısı: 4001
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Özdemiroğlu

    08.08.2017 08:34:41

    (2) Nutuk Kemalistlerin baş ucu kitabıdır da, nedense içindeki yazılanlara muhalif yazı yazanları ve söyleyenleri ya hain ilan ederler, ya da karalamaya çalışırlar. Söz gelimi Erzurum Kongresi'nde M. Kemal'in İstanbul Hükümeti'nce görevden alınmasından sonra Kazım Karabekir Paşa'nın çok vefalı ve fedakar şekilde desteği işlerine gelmez!

  • Özdemiroğlu

    08.08.2017 08:30:58

    Zaten yazılanların tarihi belge sayılması için şahit olunan olayların arada boşluk bırakılmadan ve atlanılmadan dürüst bir şekilde ortaya dökülmesi lazım değil mi? Samsun'a çıklımadan önce neler yaşandı ?

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı