"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ulaşım (trafik) rahatladı mı?

M. Latif SALİHOĞLU
17 Mayıs 2017, Çarşamba 10:57
İstanbul’un iki yakası arasında tâ 1970’ten bu yana yapılagelen asma köprü ve tünellerin her biri, esasında birer medeniyet harikası eserler niteliğinde.

Bunları görmemek körlük, takdir etmemekse nankörlüktür.

Bununla beraber, bu eserlerin yapılması, tek başına fazla bir kıymet ifade etmez. Köprü ve tünellerin, ayrıca geçiş ücreti ve çevre ile entegrasyonu, yani bağlantı yollarının yapılması da önemli.

Ana tünellerin, ayrıca muhtelif yönlere açılan çıkış tünelleri; köprülerin de muhtelif yönlerle bağlantısını sağlayacak ana arter ve yan yollarının yapılması icap ediyor.

Aksi halde, karşıdan karşıya ne ulaşım kolaylaşır, ne de trafik yoğunluğu giderilmiş sayılır.

Şimdiki vaziyete baktığımızda, 3. Köprü ve Avrasya Tüneli’ne rağmen, ne yazık ki yoğunluk ve karmaşanın yanı sıra, yekûn masraf ve yol eziyeti daha da artmış, hatta katmerli hale geliş olduğunu görmekteyiz.

Burada bizzat yaşayarak anlattıklarımızı, lütfen kimse yapılan hizmetleri küçümsediğimize, yahut inşa edilen eserleri takdir etmediğimize hamletmesin. Yine de böyleleri çıkarsa şayet, onların da gidip tarif ettiğimiz noktaları ve güzergâhları aynen görmelerini tavsiye ederiz. Aynı şeyleri görür ve yaşarlarsa, ne demek istediğimiz dahi iyi anlayacaklarından eminiz.

Bir saat ilâve sıkıntı

Pek yakın zamanda, bir hafta ara ile İstanbul’dan İzmit ve Adapazarı’na gidip geldik.

Büyük Otogar’dan hareketle, eskiden bir buçuk saatte İzmit’e, iki saatte de Adapazarı’na varıyorduk.

Şimdi ise, bu süreye birer saat daha ilâve etmek durumundasınız. Zira, kamyonlar gibi, şehirlerarası otobüsler de 3. Boğaz Köprüsünden (YSS) geçmek zorunda.

Bu mecburi güzergâh ise, mesafeyi şimdilik en az 80 km. daha uzatmış oluyor. Üstelik, otoban bağlantısı, eski eğri-büğrü ve dolambaçlı yollardan sağlanabiliyor.

Otoyol ve köprü gişelerinden alınan “geçiş ücretleri” ise, cep yakan türden ki, akıllara ister istemez “Soygun düzeninde mi yaşıyoruz?” sorusunu getiriyor.

Millî servetle yapılan 1973’te hizmete açılan 1. Boğaz Köprüsünün otomobil geçiş ücreti 1 Dolar’a endekslenmişti. Feribotla geçiş ücreti de aynı idi. Üstelik, on yıl sonra masrafını amorti edip ücretsiz geçiş hesapları yapılmış iken, zalim 12 Eylül Darbesi, bu hizmete de darbe vurdu. 2. köprünün masrafı için, Boğaziçi Köprüsünün hisseleri satıldı, vesaire...

Adalet Partisi muhalifi ve Demirel muarızı siyasetin yaptırmış olduğu 3. Köprünün çift taraflı geçiş ücreti ve otoyol masrafı, bugün itibariyle 250 tl civarında bir meblağ tutuyor.

3,5 tl (1 Dolar) nerede, 250 tl nerede? (NOT: Yakın zamanda 2. ve 3. köprü ücretleri de iki misline çıkarıldı; AP ve Demirel’e rahmet yerine lânet okuyan siyasî zihniyet mensupları tarafından. Her ne ise...)

* * *

Geçen gün saat 17:00’de Büyük Terminal’den İzmit’e doğru hareket ettik. Hiç mübalağasız söylüyorum, saat 18:30’da 2. Köprü’nün Anadolu yakasındaki Kavacık-Ümraniye civarında bulunan kavşak noktasına ancak varabildik. Sordum, mesafenin yaklaşık 80 km. olduğunu söylediler.

Ümraniye kavşağında TEM (E-6) yoluna girdik ki, ne görelim... Trafik, resmen felç durumda. Bu fecaat, tâ Çamlıca Turnike’lerine kadar aynen devam etti. Zira, 3. Köprünün (YSS) trafiği ile 2. Köprünün (FSM) trafiği aynı noktaya boşalıp üstüste yığılıyor. İleride (Erenköy) ise, karşınıza Avrasya Tüneli ile  E-5’ten (1. Köprü+Harem+Üsküdar+Kadıköy) nehir gibi akıp gelen İstanbul trafiği çıkıyor.

Şimdi, ne anladım bu işten? Vatandaş olarak, benim ne menfaatim oldu bu geçişten?

Reklâm ve propaganda bombardımanı ile ne diyorlardı? “Beş dakikada hooop karşıdasın!” İşte, karşıya geçtik de ne oldu? Asıl maharet-marifet, sadece karşıdan karşıya geçmek mi? Geçtikten sonraki durum, önemli değil mi?

Bir köprü yapıyorsun, bir tünel inşa ediyorsun, ama bunların bütün trafik yükünü yine aynı yere, aynı noktaya boşaltıyorsun?

Evet, geçiş beş dakika, ama geçtikten sonraki trafik yoğunluğu işte bir, bir buçuk saat...

Yapılan köprü ve tünellerin ileride büyük fayda sağlayacaklarını düşünüyoruz. Şayet, eski yollara yük bindirilmeden farklı yönlere çıkış tünelleri ve bağlantı güzergâhları da yapılırsa.

Ne var ki, şu an itibariyle trafiği hem çok uzatıyor, hem çok masraflı ve bazen çekilmez derecede eziyetli, sıkıntılı hale getirmiş durumda. Yolculara resmen fenâlık geliyor.  İlgililerin ve yetkililerin dikkatine...

...............................................

NOT: Söz konusu tünel ve köprülerin maliyeti, ihale şekli ve çeyrek asrı aşan Yap-İşlet-Devret Modeline dair spekülasyonları bahsimizden hariç tuttuk.

***

@salihoglulatif:

İhtilâfa düştükten sonra, hatalı yola girmenin, yanlış istikamette gitmenin de kendi içinde bir mantığı var. O mantıkla gidenin dönüşü çok zor.

* * *

@DoguErgildogu: Cesaretli gazetecilik yoktur. Gerçekçi gazetecilik vardır; olayları olduğu gibi yansıtan. Gerisi yorumculara ve okuyuculara kalmıştır.

Okunma Sayısı: 2362
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah TUNÇ

    17.05.2017 10:42:15

    İhtilafa düştükten ve istikametten saptıktan sonra,tekrar istikamet çizgisine dönmek adeta imkânsız. Bir tek istisnası var; o; da Ahmet Feyzi Kul ağabeydir. İstikametten kasıt siyasi istikamettir.Üstadımızın bize gösterdiği siyasi istikametin temel ölçüleri; demokratlık,meşrütiyet,meşveret,hürriyet-i şer'iye ,her türlü istibdada karşı çıkmak, mazlumun yanında, zalimin karşısında olmak, her zaman ve zeminde hakkın hatırını her hatırın üstünde tutmak gibi ölçülerdir. Bu temel ölçülerden ayrılanlar neyi ölçü alıyorlar? Şahısları,gücü,esen havayı,çoğunluğu ve menafii cüz'iyi...Korku desisesi de devreye giriyor.Bazen enaniyet te hükmediyor. Artık bu yanlış ölçülerle hareket eden hiçbir zaman istikameti bulamaz.Cerbeze hali hakim oluyor. İşin garip ve acip tarafı bunlar kendilerini istikamette olduklarını zannediyorler.Yanılmadıklarını hep doğru hareket ettiklerini kabul ediyorlar. Ve durumlarından son derece memnun olarak hamt ettiklerine bizzat şahid oldum.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı