"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Utanmadan kime bağırıyorsunuz?

M. Latif SALİHOĞLU
14 Ocak 2016, Perşembe
İktidar mevkii yakınma yeri olmadığı gibi, farklı düşünenlere nârâ atıp bağırma yeri de değildir.

Sanki ülkeyi on dört yıldır başkası yönetiyormuş, kendileri de gökten zembille henüz yeni inmiş kurtarıcılar gibi, çözüm bekleyen hayatî sorunlar karşısında ona buna bağırıp duruyorlar.

Tam bir “yavuz hırsız” misâli.

Eminim, hırsız olsa utanır, bunca yapıp ettiklerinden.

Sen tut, hata üstüne hata yap. İştahla pazarladığın konularda bile 180 derecelik dönüşler yap. Baş döndürecek kadar U dönüşlerde bulun. En azılı düşman dediklerin ile en yakın dost gördüklerinin habire yerlerini değiştir. Ciddiyetten uzak terör politikalarında zigzaglar çiz. Sonra da dönüp senin gibi düşünmeyenlere, senin dümen suyunda gitmeyenlere bağırıp çağır.

Sahi, hiç mi utanma, arlanma yok sizde? Yüzünüz hiç mi kızarmıyor, sergilediğiniz bunca tutarsızlıktan, bunca altüst oluşlardan?

Sanki, yüzünüze kalın köseleden bir maske takmış gibi, hiç utanıp sıkılmadan on dört yıl sonra bile çıkıyor ve hâlâ başkasını suçlayıp duruyorsunuz?

Yahu, 2002’den beri bu ülkenin yönetim kademesinde olan siz değil misiniz? Türkiye’yi bunca zamandır başkası mı idare ediyor?

Kusura bakmayın ama, bunca zaman sonra siz hâlâ iktidar olgunluğu, sorumluluğu ve ağırbaşlılığıyla değil, adeta hırçın ve şirret bir muhalefet ağzıyla konuşuyorsunuz?

Farklı fikirde olan, farklı tekliflerde bulunan, yahut artık kılavuz istemez hatalarınızı azıcık da olsa eleştiride bulunanlara karşı hemen horozlanmaya kalkışıyorsunuz. 

Azıcık farklı bakış açısına sahip olanlara bile vatan hainliği, terör yandaşlığı, ecnebi mandacılığı yaftasını hemen ardından yapıştırıyorsunuz: “Sizi gidi hainler. Sizi gidi terör destekçileri. Sizi gidi mandacılar.” Vesâire.

Dahası, bu milleti habire gerilime sürükleyen, toplumda kutuplaştırmanın daniskasını yapan yine sizsiniz: “Ya bizden yanasınız, ya da vatan-millet düşmanlarından yana” diyerek, tam bir ticaret kurnazlığıyla siyaset yapmaktasınız.

Yıllardır iktidar mevkiinde olduğunuz halde, bitip tükenmek bilmeyen bu yakınmanız; keza, kendi hatanızın kurbanı olduğunuz halde, sürekli şekilde başkasını suçlar mahiyetteki bağırıp çağırma tripleriniz, cidden artık gına getirdi, kabak tadı vermeye başladı.

Sahi, siz ne zaman bu tür yakınmalardan vazgeçip iktidar olmanın ciddiyeti ve sorumluluğuyla harekete edeceksiniz?

Sahi, siz ne zamana kadar elinden oyuncağı alınmış çocuklar gibi nazlanıp sızlanmaya devam edeceksiniz?

Sahi, siz ne zaman ülkenin kahredici sorunlarının büyümesinde kendi hata payınızı görüp başkasını suçlama basitliğinden, kolaycılığından vazgeçeceksiniz?

Bu iş, ilânihaye hep böyle mi sürüp gidecek? Artık hükümet olduğunuzu, sorumluluk mevkiinde bulunduğunuzu hiç hatırlamayacak, hiç idrak etmeyecek misiniz?

Her dönemde ayrı bir düşman icat edip bütün suçu-kabahati ona yükleme adetini terk etmeye hiç niyetiniz yok mu?

İçerdeki durumun özeti böyle iken... Dış meselelerde, özellikle komşu, kardeş ve sair İslâm ülkelerindeki kötü gidişatın da sizin iktidar döneminizle başladığını da bir türlü görüp idrak edemiyorsunuz.

Evet, Müslüman toplulukların en elim, en acıklı perişaniyeti, maalesef sizin iktidarınızla başladı ve onunla da devam ediyor. Müslümanlar, böyle dayanılmaz ıztıraplar içinde sancılanırken, Yahudi İsrail ise, günden güne güçlenmeye ve palazlanmaya devam ediyor.

Ama, ne yazık ki, siz bunu da bir türlü görmüyor, yahut görmek istemiyorsunuz.

Vâ esefâ! Bir de gördük ki, din kardeşlerimizin dökmüş olduğu bunca kan ve gözyaşından sonra, siz tutup İsrail ile tuhaf, garabetli bir yakınlaşmanın içine girdiniz.

Bütün bu zigzag ve yalpalamalarınızı elbette ki toplumun büyük bir kesimi görmüyor, göremiyor. Bu yüzden de size ciddî ikazlar, güçlü eleştiriler gelmiyor, gelemiyor.

Vahim gelişmelerin farkında olup sizi hak nâmına ikaz edenler ise, muhtemelen sizin hemen her gün salonlardan, saraylardan meydanlardan, ekranlardan ve sâir medya kanallarından habire pompalayıp durduğunuz hamasî nutuklardan, siyasî propaganlardan aklen etkilenmeyen, fikren narkozlanmayan, hissen hipnotize olmayan aklı başındaki bir kısım yürekli vatandaşlar olsa gerek.

Yoksa, sizin her yaptığınızı, hatta en fâhiş hatanızı bile alkışlayıp duran kimseler, karşınıza çıkıp “Mağrurlanma padişahım! Senden büyük Allah var!” edâsıyla/nidâsıyla konuşamazlar, yahut “Arkadaş, siz ne hakla ve hangi yüzle başkasına bağırıp çağırıyorsunuz?” diye ciddî ikazlarda bulunamazlar.

Şükürler olsun, biz üzerimize düşeni yapmanın, vazifemizi îfâ etmenin vicdanî rahatı, huzuru içindeyiz.

İşte, bu vicdanî huzur ve itikadî cesaret sayesinde hiç çekinmeden uyarı vazifemizi yaparak diyoruz ki: Ey idareciler! On dört yıldır tek başına iktidardasınız. Hem kesintisiz, hem de şeriksiz, ortaksız şekilde. Artık, hayatî sorunların üzerine ciddiyetle gitmek ve bunları tek tek halletmek durumundasınız. Yakınma, mazeret üretme, onu bunu suçlayıp durma mevkiinde değilsiniz. Hele hele, farklı fikirde olanlara bağırıp çağırmaya hiç hakkınız yok.

Hem, öyle bağırmakla, sesini fazla yükseltmekle, daha fazla haklı olmuş olmuyorsunuz; bunu da asla hatırdan çıkarmayın.

Son olarak, bir kez daha söyleme gereğini duymaktayız: Böyle başkasını suçlamaya devam eder, en basit bir eleştiriye dahi öfke ile tepki verip tahammülsüzlük gösterirseniz, hiç şüpheniz olmasın ki, bu durum sizin acziyetinizi gösterir ve sizi adım adım “tükenmişlik sendromu”na doğru sürükleyip götürür. Bizden hatırlatması.

***

@salihoglulatif: Teröre ve destekçilerine karşı attığımız onca manşeti görmeyip, Diyarbakır’daki hamile bir öğretmenin sırf vâkıaya mutabık olarak söylediği “Gençler ölüyor, analar ağlıyor; lütfen daha duyarlı olun” mânasındaki feryâdını manşete taşıdık diye yaygara koparanlar, hiç şüphe yok ki ya fanatik-bağnaz, ya da artniyetli kimselerdir.

Okunma Sayısı: 2982
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • HÜSEYİN İLHAN

    14.01.2016 19:44:28

    YENİ ASYA mızı kırk yıldır okuduğunu ki okuduğuna şahidim yanılmadı,bizleri yanıltmadı derken şimdi ne olduda SİYASAL SİLAMCI artıklarının ve kirli,necis çirkin ve mülevves pisliklerin arkasına takılarak YENİ ASYA nın yanılttığını ifade eder oldular.YA bunadılar,ya makam-mevkiye yada maddi menfaatlerinin elden gideceği endişesine kapıldılar.Yoksa AKP bir hayırlı iş yaptı ise BİN MÜLEVVES İCRAAT YAPTI.Hele hele ehli imanın arasına soktuğu NİFAK VE ŞİKAK ile RİSALEİ NURLARA İLİŞMESİ,AZİZ ÜSTADIMIZA 'POT KIRDIRMA HIYANETLERİ,,asla affedilemez.Bu yaşananlara karşı HARAMSARAY SAKİNİNE MUHABBET ETMEK ACINASI VE ZELİLLİK HALDİR.

  • Latif Salihğlu

    14.01.2016 12:11:41

    Aziz Nadir Hatipoğlu, Manşetimizle ilgili kast ettiğimiz "yaygara koparanlar" ile sizin bahsettiğiniz "dostça eleştirenler" arasında emin olun dağlar kadar fark var. Öylesine tahkir ve tekfir dolu mesajlarla, ithamlarla üzerimize çullandılar ki, sarf ettikleri sözleri burada iktibas etmekten dahi cidden ar-haya ediyoruz. Dostça ve kardeşçe uyarıların faydasına inanıyoruz. Selam ve hürmetle.

  • Garib Doğu

    14.01.2016 11:58:55

    Memleket idare edenlerin,İtidalı dem ve sağduyulu ve son derece temkinli olamaları gerekiyor.Siyasi istikametten asla ayrılmamalıdırlar.Hakka,hukuka riayet temel şiarları olmalıdır.Milletlerine karşı şefkat ve merhameti elden bırakmamalıdırlar.Hisleriyle değil akıllarıyla hareket etmeli,Öfke,ferdi ve fevri hareketlerden,asabiyetten şiddetle uzak durmalıdırlar.Konjöktürel olarak değil,ileriye dönük uzun bir zamanı kapsayacak şekilde düşünerek konuşmalı,fikir ve düşüncelerini beyan etmelidirler.Ülke içindeki dengeleri gözeterek hareket etmeli,ayrıştırıcı değil,birleştirici ve yapıcı olmalıdırlar.Müspet hareket etmeli,menfi hareketlerden uzak durmalıdırlar.Devamlı,realitelere uygun olarak pozitif mesajler vermelidirler.Şahsi çıkarlarını öne çıkarmamalı,ülke,millet menfaatını daime üstün tutmalıdırlar.Tabii bu sayılan prensip ve kaideler ve poztif düşünceler ülke idare edenler için geçerli olduğu gibi milletin bütün fertleri için de geçerlidir.

  • demokrat

    14.01.2016 10:27:43

    anlamazlar...hele nurcu görünümlü siyasal dinciler hiç anlamazlar...

  • HÜSEYİN İLHAN

    14.01.2016 08:23:32

    OSMANLI SİYASİ YAPISI ve DÜNYA SİYASİ TARİHİNİ okumuş biri olarak AKP nin TIPATIP benzediği KADİM DOSTLARI YAHUDİ İSRAİL SİYASİLERİNDEN başkası yok. AKP demek YOLSUZLUK,ARSIZLIK,HAYASIZLIK VE AHLAKSIZLIK DEMEK, AKP DEMEK MİLLETİN MALINI YANDAŞA PEŞKEŞ ÇEKMEK, AKP DEMEK DİN KARDEŞİNİ SİYONİSTE,YURTTAŞINI TERÖRİSTE PEŞKEŞ ÇEKMEK, AKP demek MİLLETİN İNANCIYLA İSTİSMAR DEMEK, AKP demek renkten renge giren rekor sahibi demek ALLAH bunların şerrinden milletimizi ve İSLAM ALEMİNİ MUHAFAZA ETSİN.

  • Emin

    14.01.2016 08:15:48

    Neredeyse cehennem öfkesinden çatlayacak! (Mülk Suresi: 8) Eğer hükûmet böyle olursa, yaşasın cünun! Yaşasın mevt! Zalimler için de yaşasın Cehennem! (Divan-ı Harb-i Örfî)

  • Nadir Hatipoğlu

    14.01.2016 00:42:23

    Latif Abi, esip gürleyenlerin fırçalarından şikayet ederken siz de iktidarı az haşlamıyorsunuz. CB "Ya bizden yanasınız, ya da vatan-millet düşmanlarından yana” dediği için eleştirirken" kendiniz twitinizde Yeni Asya'nın manşetini eleştirenler için "....yaygara koparanlar, hiç şüphe yok ki ya fanatik-bağnaz, ya da artniyetli kimselerdir." diyerek aynı hayata düşmüyor musunuz? Sizi eleştirenlerin üçüncü bir kategoriye girme ihtimalleri yok mu? Sizin CHP Gn.Bşk ve Cumhuriyet gazetesi ve Devleti katliamla suçluyan akademisyenlerle aynı safta görmek istemeyen kardeşleriniz olamaz mı? Sizi sevip dostça uyarma saiki ile hareket edemezler mi?

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı