"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Mardin’i gezmeye bir gün yetmez

M. Said ZEKİ
10 Aralık 2018, Pazartesi 00:44
Kadim bir kültürü barındıran Mardin’i merak ediyordum.

Şehri bir gerdanlık gibi resmeden bir kartpostal, sürekli masamın üzerinde duruyordu. 

Fakat bu güne kadar görmek nasip olmamıştı. Geçmiş yıllarda dâvet edildiğim, Mardin Artuklu Üniversitesi’nin düzenlediği bir sempozyuma da mazeretim sebebiyle katılamamıştım.

Batman gezisi teklif eden arkadaşlara ‘Güzergâha Mardin’i de eklerseniz gelirim’ dedim. Kabul ettiler ve yola çıktık.

Mardin’e gitmek için tavsiye edilen uygun aylar ilkbahar ve sonbahar aylarıdır. Böylece yazın kavurucu sıcaklarından ve kışın aşırı soğuklarından korunup, keyifli bir gezi yapabilirsiniz. Biz Kasım ayında gittik, güneşli, fakat serin bir havada çok rahat gezdik.

SICAKKANLI İNSANLARIN YAŞADIĞI AÇIK HAVA MÜZESİ

Mardin kültür turlarının başında gelen bir şehir. İnanç ve medeniyetlerin harmanlandığı; camilerin, türbelerin, kilise ve manastırların kendine has mimarisiyle arzı endam ettiği güzel bir şehir. Misafirperver, sıcakkanlı ve güler yüzlü insanlarını da hesaba kattığınızda, gezmek görmek için çok sebebiniz var demektir.

Bölgede yapılan kazılarda, M. Ö. 4500’den başlayarak klâsik anlamda yerleşim gördüğü belirlenen Mardin; Subari, Hurri, Sümer, Akad, Mitani, Hitit, Asur, İskit, Babil, Pers, Makedonya, Abgar, Roma, Bizans, Arap, Selçuklu, Artuklu ve Osmanlı döneminden birçok yapıyı bünyesinde harmanlayabilmiş önemli bir açık hava müzesidir.

Bir dönem Bediüzzaman Hazretleri’ni de misafir etmiş olan Mardin’in sokaklarında zaman tünelinde geziyormuş hissine kapılmamak elde değil. Zaman duruyor, her şey susuyor ve insan eliyle taşa yazılan tarihin, şiirin senfonisi başlıyor. Bu sessiz koro sizi alıp uzaklara, ötelere götürüyor.

MOZAİK ŞEHİR: MARDİN

Ayrıca Türkçe, Kürtçe, Arapça ve Süryanicenin konuşulduğu bir mozaik şehir Mardin. Gezilecek çok yer var, ama zaman kısıtlı. Onun için en başta söyledik; Mardin’i gezmeye bir gün yetmez. Biz bir güne sığdırmaya çalıştık. Çünkü ikinci gün Midyat ve Hasankeyf’i de gezecektik. Dolayısıyla Mardin’de çok yerleri gezemedik ve şehre en az üç gün ayırmak gerektiği kanaatine vardık. Turizm şirketleri de en az üç günlük turlar düzenliyor.

Gezilecek yerlerin sadece adını sayalım ki, meraklısı araştırsın ve en iyisi gidip yerinde görsün. Mardin bir açık hava müzesi, ama siz gelirseniz Mardin Müzesini ve Mardin Sabancı Kent Müzesi’ni mutlaka görün. Mahalli yemekleri ve ‘asir’ denilen limonata benzeri içeceği mutlaka tadın. Gümüş ve tespih merakınız varsa burası tam size göre. Mardin’e has İmlebbes (üzeri kaplanan, örtülen) denilen mavi badem şekeri ise bağımlılık yapacak kadar lezzetli!

GEZİLECEK YERLER

Mardin Kalesi: Şehre ev sahipliği yapan kale; muhteşem Mezopotamya Ovasını seyre dalarken şahit olduğu tarihi hadiseleri düşünür gibidir. Buradan ovaya bakmak, insana deniz ve sonsuzluk hissi vermektedir.

Medreseler: Zinciriye Medresesi ve Kasimiye Medresesi. Zamanında dinî eğitimle birlikte; fen ilimlerinin de tahsil edildiği, mimarisi ile de göz kamaştıran bu eğitim kurumları bizlere eski günleri fısıldıyor.

Camiler: En başta Ulu Cami’yi zikretmek gerekiyor. Mardin’in en eski camisidir. Şehidiye Camii aynı zamanda medrese olarak inşa edilmiş. Özellikle minaresi harika bir taş işçiliği örneği sergiliyor. Melik Mahmut Camii, Latifiye Camii, Reyhaniye Camii, Necmeddin Camii (Sarı Cami), Emineddin Camii, Şeyh Çabuk Camii, Şeyh Salih Camii, Nizameddin Begaz Camii, Hamidiye Camii, Süleyman Paşa Camii ve son dönemde yapılan Kasım Tugmaner Camii’ni vaktiniz olduğu ölçüde ziyaret edebilirsiniz.

Kiliseler ve manastırlar: Meryem Ana Kilisesi ve Patrikhane, Kırklar Kilisesi, Mar Yusuf Kilisesi ve yakın köylerde bulunan tarihi kiliseler ilgi alanına göre gezilebilir.

Mardin Deyrulzafaran Süryani Manastırı: Manastır günümüzde de aktif olarak kullanıldığı için, rehberle ve gruplar halinde gezilmesine izin veriliyor. Rivayete göre güneş tapınağı olarak inşa edilmiş. Midyat’ta bulunan Mor Gabriel (Deyrulumur) Manastırı da halen Süryani Cemaati tarafından okul ve yurt olarak kullanılmaktadır.

Dara Antik Kenti: Eski Mezopotamya’nın en önemli kentlerinden birisi olan ve Mardin’e 30 km. uzaklıktaki Oğuz Köyü’nde yer alan Dara’yı başka bir zamana bıraktık. Anlatılana göre; kent içinde kilise, saray, çarşı, zindan, tophane ve su bendi kalıntıları halen görülebilmektedir.

HZ. İBRAHİM’DEN BU YANA SÜRYANİLER

Bize anlatıldığına göre Süryanilik bir din gibi bilinse de, aslında kadim bir milletin adıdır. Hz. İbrahim’e kadar tarihlerini götürüyorlar. Daha sonra Hıristiyanlığı kabul etmişler ve farklı mezheplere ayrılmışlar. Süryânî kilisesinde ibadetlerin başında namaz ve oruç gelir. “Sıloto” (sıloso) denilen namaz Hz. İsa ve havârilerden kalma bir ibadettir. Müslüman olan Süryaniler de varmış. Bunlara Mıhellemi diyorlarmış. Kimilerine göre ise dört dilli üç dinli bir ırk Mıhellemiler. 1915 teki tehcir ve Seyfo dedikleri katliâmdan Süryaniler de nasibini almış maalesef. Bu acı sayfanın ayrıca incelenip, okunması gerekir.

***

Uzun sözün kısası; imkânı olanlar, mutlaka bu güzel şehrimize gelmeli ve Mardin’de en az üç gün kalarak tarih, kültür ve inanç havasını doya doya teneffüs etmelidir.

Okunma Sayısı: 1457
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı