"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ölüm bir merhabadır ebemkuşağında

M. Said ZEKİ
13 Kasım 2017, Pazartesi

‘Uyku ölümün küçük kardeşidir.’

‘Ölümden ürküp, kabirden korkup başını çevirme.’

‘Ana, hani benim gençliğim nerde?’

Ve ölüm gecikmiş bir mazerettir.

‘Yağmurun biatı tazedir; o rahmettir.’

***

Çocukça bir hevesti, koşarak geçmek ebemkuşağında.. Bizde ebemkuşağı, sizde eleğimsağma, ve bir yağmur sonrası, sarmalar gökyüzünü şefkatle…

Yedi renk boyasında.. Kırkikindi yağmurları şimdi, Islanıyor musun? Güller vedaya hazırlanıyor, Ağlıyor musun?

“Ana, hani benim gençliğim nerde?”

Güneş ovaya, dağlara, yamaçlara saldığı ışıklarını toplamakla meşgul… Kuşlar yuvaya dönüş çığlıklarında… Bir anne şefkati oyuna dalmış yavrusunu eve çağırıyor. Duyuyor musun? Dolunay doğmak için günbatımını bekliyor belki. Gece doğum sancıları içinde, yıldızlar kandillerini yaktı bir bir… Bir bayram hazırlığı belki de, gidiyor musun? Bensiz, sensiz, sessiz ve nefessiz… Uyuyor musun?

‘Uyku ölümün küçük kardeşidir.’

İHTİYAR BİLGE ÖLÜMÜ ANLATIYOR 

“Ölümden ürküp, kabirden korkup başını çevirme” dedi, İhtiyar Bilge.. “Şehri yüz defa mezara boşaltan ölümün, bir istediği var, şehirden ve insandan… Mezar taşlarına bak, geçmişe ait sevdalar, sonu gelmez ihtiraslar, Yalanlamalar, ölümü öldürmeye çalışanlar… Şimdi hepsi ölüme yenik düştüler. Kimi çözdü ölümün gizini, kapıyı açıp kavuştular dostlara, kimi Karun’un hazinesi peşinde gömüldüler toprağa”,

Dedi, İhtiyar Bilge, duyuyor musun?

“KENDİNİ BİL! KÂİNATI OKU!

“Anlat” dedim, İhtiyar Bilge’ye, “Anlat, beni seni, hayatı ve ölümü” “Kendini bil” dedi, “Hayatı oku. Dost ol bütün tabiatla. Gizemi çöz ve rahatla. Ölümden korkup başını çevirme. Bir umut yeşersin gönül toprağında. Unutma vuslat gelecek baharda.. Bir ışık yak dünyanın alacakaranlığında.. Her kışın bir baharı var. Unutma.. Ölüm bir merhabadır ebemkuşağında…”

***

Anlıyor musun... Ağlıyor musun?

Islanıyor musun? Duyuyor musun?

İhtiyar bilgeden tılsımları kaldı geriye;

Okuyor musun?

Ölüme ferah bir tebessümle ‘merhaba’ diyebiliyor musun?

Uyuyor musun? Yoksa.. İbrahimvâri ‘La uhubbül âfilin’ mi pişmanlıklar? Hayırlar ola! Gidiyor musun? Öyleyse yağmur olarak git.!

ÖLÜM GECİKMİŞ BİR MAZERETTİR !

Andolsun, Asra – yine – Ve zararda olan insana, ve yeni doğan yavrulara, ve akıp giden gençliğime.. Sonra hayata veda eden adamlara; -ki güneş guruba yaklaştı… Açılış, ve gündem: Yine ölüm var komşuda.. Bilmem bu defa ölen kim? Değişmeyen gündem yine. Acılar, feryatlar, yanış ve yıkılış.. Kime okunuyor Elif, Lam, Mim?

*** 

Hayatı, ölümü ekenler bilir. Her ölüm erkendir aslında. Son üç günü yaşarken.

Ecelle köşe-kapmaca oyunu bitmez eziyettir. Ve önümde açılan dipsiz bir kuyu. Gülistana açılan kapıyı ararken Ejderha ağzı bitiriyor oyunu.

Kime dehşettir ölüm meleği, kime rahmettir?

Ve ölüm gecikmiş bir mazerettir.

...

Okunma Sayısı: 921
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı