"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Komşular selâm dahi vermiyor

Mağdur Kürsüsü
19 Mart 2018, Pazartesi
*Mesaj sahibinin kimlik bilgileri bizde mahfuzdur.

Size bu mektubu defaatle yazdım, yırttım, tekrar yazdım. İlk mektubu kardeşimi aldıkları gün yazdım. Kapıyı iki yaşındaki yeğenim açmış. Ben gittim karşımda üç erkek bir bayan. Kardeşimi soruyorlardı. Evde hiç erkek yok. Eşime darbe sonrası 52 kişi ile birlikte gözaltı sonrası hapis. 18 gün süren gözaltı süreci. Bir okulun spor salonunda 200 küsûr kişi. Arada paravanlarla bölme, 1-2 tuvalet aktif, banyo yok. Kıyafet veremiyoruz. 10 gün nerede olduklarını dahi bilemiyoruz. 10 günden sonra Türk-Eğitim-Sen başkanından haber alabildim eşimin spor salonunda olduğunu. Avukatlar dâvâya bakmak istemiyor. Bazı avukatlar en az 30-40 bin TL istiyor. Mal varlıklarımıza el konulmuş. Gayrimenkul olarak zaten ödemeli TOKİ daire, kredili araba. Eşim Ankilozen Spondolit hastası. Günaşırı iğne yapıyor kendisine. İğnesi ve ilâcı verilmiyor. 1 Eylül, 52 kişi adliyedeki mahkemede 46’sı birden tutuklanıyor. Gerekçe, darbeye teşebbüs ve terör örgütüne üye olmak. İftiracı ise rektör ve danışmanlar. Suç aleti olarak evde fotoğraflanan 2 adet Yeni Asya Neşriyat’ın Risale-i Nur’u. Eşim Türk-Eğitim-Sen’e üye. Bank Asya’nın DİT kartını İstanbul Üniversitesi vermiş. 

Ama Türkçe olimpiyatlarına katılmış. Hiç gitmediği İzmir’in sesli militanıymışmış. Gelelim kardeşime. Kardeşim de ev hanımı. 3 çocuğu var. Eşim içeride olunca eşi de kolejde öğretmen olduğu için çalışmıyor. Bana maddî manevî destek için gelmişlerdi. Enişte çocukları bıraktı memlekete gitti. Benim 2, kardeşimin 3; 5 çocuk 2 bayan. Polisler kapıda. ‘Komşulardan çağırır mısınız?’ diyorlar. Apartmanımız ünv. apartmanı. Hepsini de çok yakından tanıyorum. Risale-i Nur cemaatinden çoğu. Geçen Ramazanı birlikte geçirdik damda iftar, teravih, sohbet. Çocukları gönderdim ‘bir erkek gelebilir mi?’ diye. Kapı duvar. Pencerelerin arkasından bakıyorlar. Kız kardeşimi de meçhule götürdüler. Avukat dahi görüşemiyor. 

Mersin’e götürüldüğünü yanından çıkan bir bayandan öğreniyoruz. Polisler kardeşimi alınca komşulara gittim. ‘Benim terörist olmadığıma şahit de mi olamadınız. Hani uhuvvet, hani muhabbet?’ Komşuma geçenlerde telefon dolandırıcıları gelmişti de seni Akçakale’ye götüreceğiz dediklerinde benimle gitmeyi düşünmüş. Diğer bir komşuma ‘’Hocam’’ dedim ‘’Eşimin en yakın arkadaşı değil misiniz? Komşu değil miyiz? Aynı kitabı okumuyor muyuz? Hani birler, hani tesanüd? Sadece aşağıda neler oluyor diye bakmak da mı zor?’’ Cevap ‘’Korkuyoruz, siz de bizi anlayın.’’ Bir başka komşuma gittim ‘’Hocam isimleri verdiğiniz söyleniyor, doğru mu?’’ ‘’Kesinlikle hayır, ben öyle yapar mıyım?’’ Bunu söyleyen kişi de bir cemaatten hem seyyit. 

Sonradan ismini mahkemede maalesef ki okuyoruz. Ve eşimin diğer bir arkadaşı bölümden. Kendisinin ifadesiyle Süleyman Efendi’nin talebesi. Onunla da görüşüyorum, tutanaktan bahsetmeden. Hem de üniversiteden hocam. ‘’Hocam’’ diyorum ‘’Eşim, ben hem öğrenciniziz; hem eşim mesai arkadaşınız. Yıllardır bizi tanıyorsunuz.’’ Yüzüme karşı methiyeler dizdi.

Kardeşim de gitti, 5 çocuk tek başımayım. Komşular selâm dahi vermiyor. En yakın arkadaşlarım ne arıyor ne soruyor. Erkek kardeşimi de kolejde müdür yardımcısı diye alıyorlar. Ailem bir Avrupa ülkesinde din görevlisi. Ben üniversite mezunuyum, fakat hiçbir işe giremiyorum. Maddî gelirim yok. Sosyal Yardımlaşma Vakfı FETÖ’cülere yardım etmiyor. Ailemden gelen para ve benim gibi mağdur insanlarla paylaşıyoruz ekmeğimizi. Lojmanlardan atılanlar, işine son verilenler. Çocuklarımıza okullarda ‘teröristin oğlu’ diye hakaretler ediliyor. Suçlamalar aynı, ama hiçbirimizde terörist olduğumuza dair ne bir delil, ne bir kayıt. Erkek kardeşimden götürülen suç aleti atlama ipi ve Kur’ân-ı Kerîm’den çıkan takvim yaprağı. Arkasında Osmanlı’da ihtilâller yazıyormuş. Oysa takvim yaprağı gelinimizin ölüm tarihine ait. Bunları dahi ispatladık. Kız kardeşimin suçu mu? Kur’ân öğretmek, sohbet yapmak, öğrenci evine erzak götürmek. 24 Eylül’de tutuklandı. 9 ay iddianame hazır değil. Neyle suçlandığını dahi bilemeden 9 ay. Sonrası suçlama bu. Bir iftiracı olmuş ve bunları söylemiş. Çocuğu 2 yaşındaydı. Şimdi 3 yaşında. Kardeşimin bebeği var diye ağlarken By-lock’tan içeride 7 günlük bebeğiyle bir bayan. Şimdi bebek 1.5 yaşında. Annesini ememeden geçen 1,5 yıl. İddianamesini okudum bayanın. Yazışmalar var. Ben felan şuradayım, bu duâyı okur musun falan. Yurt müdürü imiş. Eşimin koğuşundan birini KOM’a geri getiriyorlar. Hapishanede sular akmıyor. 10 kişilik koğuşta 60 kişi, sonra 50, sonra 35. Hem de aylarca. En son yapılan zulüm ise bayanları dâvâya kelepçeli götürüyorlar. Kelepçeler sabah 8’den akşam 8’e kadar hiç çıkmıyor. 

Namazı dahi o şekilde kılıyorlar. Geçen hafta da gelinimiz için geldiler. Önce dayımı gözaltına aldılar By-Lock’tan sonra yazışma gelinin çıkınca onu bıraktılar. Gelin kaçtı. Emniyet çocukların okuluna baskın yaptı annelerini aramak için. Çocuk müdürün odasına çağırılıyor ve sorguya çekiliyor. Yaş 11. Diğer çocuk okula bizsiz gidemiyor üç aydır. Kapıda bekliyoruz yavrucağı, yaş 9. Kızlarımız, oğlanlarımız hepsi travma geçiriyor. Eşim hapisten çıktı. Lâkin arkadaşlarının yaptıklarını hazmedemedi ve cinnet geçirdi. Şu an ayrı yaşıyoruz. Başka bir dayım (62 yaşında) kardeşi içeri alınınca kanser oldu. Doktor üzüntüden diyor. Allah’ım dayanamıyorum. Hapislere değil bu yapılanlara. 

Polislerin tahkirleri. Kimsenin bir açıklama yapmaması. Müslüman kardeşlerimizin sessizliği. Biliyor musunuz 12 Eylül’de dayım (Ali A. [Zübeyir Abinin arkadaşı]) işinden olmuş hapse atılmıştı. 28 Şubat’ta bizler okullarımızdan, işlerimizden olmuştuk. Hapisteki kardeşim İHL mezunu diye sınava girerken dezavantajlı girmişti. 

Üniversiteden de başörtülü diye atılmıştı. Mersin’de MY akrabamız onun gelini de avukat 9 ay içerideydi. Şimdi ise ev hapsinde. Suçu kurumların avukatı olmak. Kurumu açan eski bakanlardan biri. Bir zamanlar zulmü yapanlar solculardı. Şimdi namaz kılan, alnı seccadeli insanlar.

Okunma Sayısı: 12235
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mesut

    20.3.2018 17:31:05

    Rabb'im zor durumdaki bütün kardeslerime yardim etsin ins.

  • Faruk ÖZKAL

    19.3.2018 23:10:55

    Benimde başıma gelenler aynı Kardeşlikte ihlas olmafığı müddetçe bunlar başımıza gelecekmiş .bir iftiracının beyanları ile 16.5 ay tutuklu kaldım. 7.5 yıl ceza aldım adli kontrolle dışarıdayım. Arkadaşlarım ve masumlar içeride oldukları için sevinemiyorum... Acılar ortak...çile çok..Rabbim! şu ücaylar hürmetine mübarek geceler hürmetine bizlere kurtuluş ver.

  • yasin

    19.3.2018 22:40:04

    komşular selam vermiyor hemde dindar olanlar. eşim evi terk etti bir yıldır yedi yaşında çocuğumla yaşam mucadelesi veriyorum. boşanma davasında eski karım ve ailesi beni savunsun diye tuttuğum avukat para daha çok para alabilmek için yapmadığı zulüm kalmadi. hepside dindar insanlardı. inşaatta abimin yanında çalıştım o bile bir suçun farkı atildin diyordu sürekli sonunda o istemedi yanında.o da dindardi imza.bir öğretmen eskisi

  • Faruk kilic

    19.3.2018 20:12:03

    Yeni Asya malumun sesi olarak şimdiye kadar yazılanları lütfen kitaplaştırın da tarihe not düşülsun.

  • zeliha

    19.3.2018 13:52:37

    Allah yardımcınız olsun memleketimize adalet ve huzur nasib etsin.Çok dehşetli bir zamandan geçiyoruz maalesef.Rabbim metanetinizi artırsın tez zamanda bütün madurları feraha çıkarsın

  • g@L!p

    19.3.2018 12:56:45

    Allah Rasulü(sav); "Bir kişinin namazı sizi aldatmasın onun altınla(parayla) olan ilişkisine bakın." buyuruyor. Bir de bu açıdan bakıyoruz komşu,dost, akraba dediklerimize. Korku ve "ya bende(maaşım gider, parasız kalırım)" diyelerin arkasına sığınanlar... Peki bu zulmü yapanların başlangıç noktası neresi??? Onlar da alnı secdeli. Varsın dünya sizin olsun, korkun bakalım(bizi anlayın diyenler), yiyin bakalım bizi yönetenler, Allah bize yeter O ne güzel vekildir. Allah yar ve yardımcımız olsun

  • veli kılıç

    19.3.2018 12:34:14

    Evet, tarihi ibretle incelersek, kendi halklarına bile, hayvanları tiksindirecek, insanları insan olduğundan utandıracak akıl almaz işkenceler yaptıran, zulmeden zalimler, zorbalar dünya üzerinde hep var olagelmişlerdir. Ve bu dünya var oldukça da despot ve zalim kişiler de hep olacaktır. İşte bunun için; “cehennem lüzumsuz değil.” İşte bunun için, Kur’an-ı Kerim, zalimlerin akibetlerine dikkat çeker, işaret eder. Evet, hiçbir zorbanın yanına yaptığı kâr kalmaz. Eninde sonunda Allah’a hesap verir. Bu hesap imhal edilir (hesap sonraya bırakılır), ama ihmal edilmez. Bazen de hikmeti gereği sıcağı sıcağına da hesap sorar Allah.

  • aliye

    19.3.2018 12:33:21

    mazlumun duasının er geç Allah’a varacağını hesaplamıyorlar. Hâlbuki Allah hiç bir şeyden gafil değildir,

  • Gündüz Alp

    19.3.2018 11:58:39

    Zulmü yapanın tek adı vardır:Zalim! Ve zalimin sağcısı solcusu olmaz. Meselâ; Hitler, Mussolini, Stalin birer zalim oldukları gibi Orta Doğu'nun "sağcı" görünen diktatörleri de zalimdirler. "Tebeddülü esmâ ile hakaik tebeddül etmez" gerçeği zalimler için de geçerlidir. Hak adına haksızlık yapanlar olduğu gibi adalet namına zulüm yapanlar de vardır ve hep olacaktır. Önemli olan böyle süreç ve zamanlarda, ehl-i hak ve hakikatin hangi tarafta yer aldığıdır. "Zalim!" demek kolaydır. Zor olanı ise eylem ve söylemi ile zulme karşı çıkabilmektir. Yeni Asya'nın bu zamanda yaptığı -hiç unutulmayacak- en büyük hizmetlerinden birisi de budur. Bu süreç de geçecek adalet er geç gelecektir. Küfür devam etse de zulüm devam etmez gerçeğine inanıyoruz. Elbette bu ülkede, bizim gibi, hukukun üstünlüğüne inanan adil, cesur, erdemli, vicdanı hür yargıçlar vardır. Güçlü olan, hak ve haklı olandır.

  • Ferda Demirel

    19.3.2018 09:39:48

    Çok üzüldüm, Rabbim yar ve yardımcınız olsun... Kötülük yapanları da kahr eylesin... Acımasızlık bazılarının iliklerine kadar işlemiş... Utanma da yok, vefa da... Sorgulama zaten hiç yok... Anında tepki alıyorlar; bana ne oluyor, hiç olmazsa ben zarar vermeyeyim, bir sürü bela var başlarında demiyorlar...birini düşmüş ve yalnız görünce, içlerindeki tüm kötü duygular harekete geçiyor... Yok devlet aşkı, yok bunlar terörist vb dolayı değil... Kötü olmayı tercih ediyorlar! Gerisi . Kimsenin namazına, örtüsüne, ağzından dökülen ayet ve hadislere kanmamalı insan, bunu o kadar net görüyoruz ki...vicdan, akıl, merhamet, sabır vb var mı yok mu? Ona bakmak lazım... Insanlara nasıl davranıyor, nefsine göre mi yoksa insanlığa dair ilkelere göre mi? Hiç bir zalim ben zalimim veya ben haksızım o yüzden zulüm yapıyorum demiyor; her eylemi için bir kılıfı hazır zaten... Eylemleri sorgulamak lazım işte! Herşeyi sorgulamak lazım!

  • Fatih

    19.3.2018 05:53:00

    içimden gelenleri yazamadım, birşeyler demek istedim beceremedim, yorumsuz derler ya ! Öyle işte. Allah ım yardım et.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı