"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Said Nursî’nin gözüyle Isparta -2-

Mehmet Bilgin
06 Ağustos 2017, Pazar
Üstad Hazretleri Re’fet Bey’e yazdığı bir mektupta Isparta’da beklediği talebelerine kavuşma sevincini şu şekilde izah etmiş: Altı senedir Isparta’da ciddî talebelerin çıkmasına muntazırdım, bekliyordum. El-minnetü lillâh, şimdi sizinle beraber birkaç tane çıkmaya başladı. Çünkü bir talebe, yüz dosta müreccahtır. 6

Hüsrev Ağabey, Üstada yazdığı bir mektubunda Isparta’daki talebelerin özelliklerinden şöyle bahsediyor: Elhamdülillah, bu sene Isparta’daki talebelerinizi dünyevî meşağil daha çok gaflete sokmadı. Hizmet-i Nuriyedeki gayretlerimiz ciddî bir surette devam ediyor. Herbirimizin kalblerimizdeki Nura karşı incizap, simalarımızda okunuyor. Sanki bu talebelerinizin kalbleri sevinçle doludur. 7 

Bu defa Isparta umum şakirtlerinin hissiyatıyla Risale-i Nur kahramanı Hüsrev’in yazdığı mektup, gerçi hakkım olmayarak bana ziyade hisse vermiş, fakat Isparta ve civarı kahraman şakirtlerinin tam derece-i irtibatlarını ve Risale-i Nur’un tam kıymetini gösterdiğinden ve mektuplarım içinde ve lâhikaya, hem daha münasip gördüğünüz makamlarda yazmaya lâyıktır. Size bir sureti yeni hurufla gönderiliyor. Pek çok alâkadar olduğum Kastamonu ve içindeki ehemmiyetli kardeşlerim, Isparta şakirtleriyle vasıta-i irtibat, Mustafa Osman, hakikaten az bir zamanda çok ehemmiyetli bir iş görmesinden, birinci saftaki haslar içine girmeye hak kazanmış. Demek ihlâsı tamdır ki, az bir zamanda çok zaman işini gördü. Cenâb-ı Hak, onun emsalini o havalide çoğaltsın ve selâmet versin. Amin. Umum kardeşlerime ve hemşirelerime birer birer selâm ve tebrik ve duâ ediyorum. 8 

Üstad Hazretleri yazdığı bir mektupta Isparta kahramanlarını sena ederek onların örnek alınmasını istiyor: Salâhaddin’in pek uzun ve on mektup kadar beni memnun eden ve sadâkatine ve sebatına bu fırtınalar hiç tesir etmediğini ve daima bir Abdurrahman hükmünde bulunduğunu ve o havalideki kardeşlerimiz fütursuz çalıştıklarını bildiren mektubunu aldım, maşaallah dedim. 9

Bir mektupta da Isparta medresesini örnek göstermektedir: Sizin, hususan Isparta medresesindeki tesanüdünüz, hem Risale-i Nur’u, hem şakirtlerini, hem bu memleketin yüzünü ak etmiş. Ve her tarafta Risale-i Nur’a çalıştıran ehemmiyetli bir sebep, tesanüdünüzdür ve şevk ve gayretinizdir. Cenâb-ı Hak, sizleri bu hizmet-i imaniyede daim ve muvaffak eylesin. Amin, amin. 10

Aziz, sıddık kardeşlerim, 

Evvelâ: Sizleri, birinci vazife-i Nuriyeyi, Asa-yı Musa ya ait hizmete başlamanızı tebrik ve Isparta’nızı, diyanette ve adab-ı İslâmiyede geri değil, ileri gitmesini ruh u canımızla tahsin ve tebrik ediyoruz. 11 

Isparta kahramanlarının özellikleri:    

Aziz, sıddık kardeşlerim, 

Gayet ehemmiyetli bir meseleyi-bundan evvel size icmalen beyan ettiğim meseleyi-tekrar size söylememe kuvvetli, manevî bir ihtar aldım. 

Şöyle ki: (...) Bu noktada o kadar acip yalanları ve desiseleri istimal ediyorlar ki, Isparta ve havalisi, Gül ve Nur fabrikasının kahraman şakirtleri gibi, çelik ve demir gibi bir sebat ve sadâkat ve metanet lâzım ki dayanabilsin. Bazı da dost suretinde hulûl edip, korkutmak mümkünse, habbeyi kubbe edip evham veriyorlar. “Aman, aman Said’e yanaşmayınız! Hükümet takip ediyor” diye zayıfları vazgeçirmeye çalışıyorlar. Hatta bazı genç talebelere, hevesatlarını tahrik için, bazı genç kızları musallat ediyorlar. Hatta Risale-i Nur erkânlarına karşı da, benim şahsımın kusuratını, çürüklüğünü gösterip, zahiren dindar ehl-i bid’adan bazı şöhretli zatları gösterip, “Biz de Müslümanız, din yalnız Said’in mesleğine mahsus değil” deyip, bize karşı perde altında cephe alan zındıklara ve anarşilik hesabına o safdil ehl-i diyanet ve hocaları alet edip istimal ediyorlar. İnşaallah bunların bu planları da akim kalacak.12 

Isparta kahramanları gibi, Konya’nın mübarek âlimleri Risale-i Nur’a sahip çıktıklarından, daha dünyaca, vazife-i Nuriyeye bir endişem kalmadı.13 Cenâb-ı Erhamürrahimine hadsiz şükür olsun, Denizli’yi ikinci bir Isparta ve büyük bir İslamköyü yapıyor. 14 

Birden Denizli, Milas, Isparta, İnebolu, ümidimin yüz derece fevkinde ve öyle bir sahabetkârane ve iltizam-perverane o vazifeye koşup başkaları da ve muallim ve âlimleri koşturdular ki, beni hayret hayret içinde bıraktılar. 15  

Aziz, sıddık kardeşlerim 

Evvelâ: Hadsiz şükür olsun ki, Isparta tam bir Medresetü z-Zehra ve Camiül-Ezher olacağını ve olmaya başladığını, kahraman talebelerinin bu ağır şerait altında sarsılmadan faaliyetleri ispat ediyor. 16  

Aziz, sıddık kardeşlerim, bu dehşetli asırda mükemmel tesellilerim ve varislerim, 

Sizin fevkalâde say ve gayretiniz Isparta ve civarını bir geniş Medresetü’ z-Zehraya ve bir Camiü l-Ezhere çevirdiğine bir delil de, bu defa matbaacıları da hayrette bırakan yazdıklarınız Asa-yı Musa mecmuasından yirmiden ziyade mükemmel tevafuklu nüshalarını bu yarım ümmi kardeşinize göndermenizdir.17 

Evvelâ: Hilmi, İhsan, Emin’in, Taşköprülü Sadık’ın mektupları beni çok mesrur eyledi. Hakikaten bu kardeşlerimiz, hapishanede dokuz ayda dokuz sene kadar hizmet-i Nuriyeyi yaparak Isparta kahramanlarıyla omuz omuza geldiler. 18 

Husûsan, mübarek Isparta’nın şimdiye kadar Nurlar medresesi olması ve muarızların dahi ona çok ilişmemesi noktasında, dahilde tarafgirane vaziyet almamak, muterizlerin nedametine ve hakikate dönmelerine bir vesile olabilir.19 

Gerçi Medresetü’z-Zehranın merkezi olan Isparta Vilayetinde maddeten bulunmak çok cihetle faydalı, saadetlidir; fakat Nurun mesleği ve Nurcuların meşrebi cihetiyle daima berabersiniz. Zaman ve mekân, perde olamazlar. 20 

Aziz, sıddık, fedakâr kardeşlerim, 

İnebolu kahramanlarının tebrik mektuplarında iki tevafuk ve iki kuşun garip ziyaretleri çok manidardır. (...) Biz dahi o küçük Isparta kahramanlarına binler barekallah ve maşaallah ve veffakakümullah deriz. Bütün ruh u canımızla onları tebrik ederiz ve bu pek büyük vazifede ihtiyat ve dikkatin lüzumunu ihtar ederiz. 21

Dipnotlar: 

  6- Bediüzzaman Said Nursî, Barla Lâhikası, 172

  7- Bediüzzaman Said Nursî, Emirdağ Lâhikası, 59

  8- Bediüzzaman Said Nursî, Emirdağ Lâhikası, 63

  9- Bediüzzaman Said Nursî, Emirdağ Lâhikası, 71

10- Bediüzzaman Said Nursî, Emirdağ Lâhikası, 96

11- Bediüzzaman Said Nursî, Emirdağ Lâhikası, 97

12- Bediüzzaman Said Nursî, Emirdağ Lâhikası, 109

13- Bediüzzaman Said Nursî, Emirdağ Lâhikası, 113

14- Bediüzzaman Said Nursî, Emirdağ Lâhikası, 121

15- Bediüzzaman Said Nursî, Emirdağ Lâhikası,123

16- Bediüzzaman Said Nursî, Emirdağ Lâhikası, 124

17- Bediüzzaman Said Nursî, Emirdağ Lâhikası, 129

18- Bediüzzaman Said Nursî, Emirdağ Lâhikası, 132

19- Bediüzzaman Said Nursî, Emirdağ Lâhikası, 140

20- Bediüzzaman Said Nursî, Emirdağ Lâhikası, 148

21- Bediüzzaman Said Nursî, Emirdağ Lâhikası, 152

Okunma Sayısı: 1003
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı