"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Âyetlerde tekrarın sırrı

Mehmet ÇETİN
17 Haziran 2017, Cumartesi
İşârâtü’l-İ’caz’da, Bakara’nın Beşinci Âyeti’nin tefsirindeki bir nükteyi, Ali Fuat Alatürk kardeşimiz vesilesiyle paylaşmak isteriz.

Bediüzzaman bu âyetteki “İşte onlar” anlamındaki “ülâike” işaretini, tefsirinde yedi kaynak olarak açar. 

Bunların ikincisini şöyle anlatır: 

 “ülaike” ile yapılan işaret-i hissiye, bir şeyin müteaddit sıfatlarını zikretmek, o şeyin zihinlerde tecessüm etmesine ve akılda hazır ve hayalde mahsus olmasına sebep olduğuna işarettir. Maahâzâ, sâbıkan zikirlerinden bir mâhudiyet çıkar. Bu mâhudiyet-i zikriye mâhudiyet-i hariciyelerine kapı açar. Haricî olan mâhudiyetlerinden, mümtaz ve müstesna insanlar oldukları tebarüz eder ki, nev-i beşer içinde gözünü açıp bakanların gözlerine en evvel onların parıltıları çarpar.”

Bakara Sûresi’nin Beşinci Âyeti’nde geçen “ülâike” işaret zamiriyle belirtilenler; âyetin bütünündeki  “İşte onlar, Rablerinin gösterdiği doğru yol üzerinde olanlardır.” şeklinde ifade ile hidayete erenlerdir. 

Bediüzzaman, bu âyetin kaynaklarındaki ince sırlara dikkat çekme nevinden yaptığı tahlillerinde “ülâike/işte onlar” işaretiyle duygu yoluyla yapılan ve algılanan oluşumları nazara verir. Zira duyguya hâkim olan, hayatını istikamete sokar, doğru yola erer. 

“İşte onlar” ifadesinin duygu yollu işareti; hidayete ermenin, zihinlerde belirmesine ve dolayısıyla akletmeye hazır hâle getirilmesini tahrik içindir. Bu nevi zikir ve tekrarlar bir tanınmaya yol açar.  Böylesi sözlü tanıtım, başkalarınca bilinmeye, tanınmaya da vesile olur. Başkaları tarafından bilinme ve tanınmaları, mümtaz, müstesna ve seçkin insanlar oldukları ortaya çıkar. Böyle insanlar arasındaki araştıran ve dikkatli kişilerin nazarlarını çekerek, en evvel o hidayete eren seçkin kişiler gözlerine çarpar.

Bediüzzaman’ın işaret-i hissiye diye iki kelimeli tamlamasıyla bahsettiği duygu yoluyla işaret bugün bir iletişim vasıtası olarak kullanıldığı bilimsel bir gerçek. İletişim; duygu, düşünce, davranış biçimi ve bilgi alış verişi. Evvelâ duygu, aklı besleyen, tahrik ederek hazırlayan bir ana iletişim vasıtasıdır. İletişimde tahkiye san’atı dediğimiz hikâye ederek anlatma, insanların anlamasında son derece önemlidir. Tek başına akıl yürütmekten ziyade, duygusal bir çekirdekle tahrik olan akıl yürütmek daha gerçekçi ve uygulanabilir ki eskilerin hikâyesinin yerine artık duygu yüklü görsellik yer almaya başladı. Tutarlı davranış geliştirmek, duygu yoluyla yapılan iletişimle başlayıp toplumda örnek şahsiyet olmaya sevk eder.

Kur’ân’daki tekrarlara bir de bu yönüyle bakmak lâzım. Tekrar; o şeyin, zihinde tecessüm ettirilip, hayalinin yapılarak akıl ve idrake kabulüne bir vesiledir.

Evet, tekrar güzeldir velev ki yüz seksen defa bile olsa.

Okunma Sayısı: 1189
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı