"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Çalışsınlar”

Mehmet ÇETİN
09 Eylül 2017, Cumartesi
Zülfikar yazıları - 7

Gayr-ı münteşir Afyon Mektupları’nın 3. sahifesinde Zülfikar’dan bahseden bir mektupta tek kelimelik cümle var, o da “Çalışsınlar” dır.

Neye çalışsınlar Üstadım!

Cevab şöyle geldi:

“Her halde üç avukatlarımız mahkeme elinde bulunan çok kıymetli mu’cizatlı Kur’ân’ımızı ve kitaplarımızı o insafsızların ellerinden kurtarmaya çalışmak lâzımdır.” ifadesi ile üç avukata talimat var. Bir diğer ismi ile Tevafuklu Kur’ân ile beraber Külliyattan müsadere edilen kitapları -ki birisi de Zülfikar’dır- insafsız ve hukuksuz yargılayanların elinden kurtarılması talimatı, bu bir.

“Hem Siracünnur’un âhirindeki yasak olmuş Beşinci Şuâ’ı çıkarsınlar, o mecmuamızı da bize iade ve Zülfikar’ın sebeb-i müsaderesi olan iki sahifeyi koparsınlar, o büyük kıymetdar mecmuamızı bize iade etmelerine çalışmaları elzemdir.” ifadesinde ilk husus Beşinci Şuâ’nın, Siracünnur’a dâhil edilmemesi yani çıkarılmasıdır. Siracünnur’un iadesi ile beraber Zülfikar’ın soruşturulmasına mevzu olan iki sahifenin de, kitaptan çıkarılması ile beraber takdirkârane ifade ettiği “büyük kıymetdar mecmuamızı bize iade etmelerine” yönelik çalışılması, iki.

“Hem benim bu ağır vaziyetimin tahfifine, hem Ankara’da, hem burada Arpacı Sâlih ile beraber müracaat etsinler.” ifadesinde, hapishane şartlarının hafifletilmesi ile duruşma öncesinden o üç avukat, Arpacı Salih ile adliyeye müracaata çalışılması, üç.

“Hem benim Denizli’de dokuz ay hapsim kanunen aynı mes’ele ve aynı mevhum cürüm olmasından bu cezamıza sayılması hakkımızdır.” Risale-i Nur ile Kur’ân’a hizmetin geliştiğini gören İslâm’ın gizli düşmanları Bediüzzaman, “gizli cemiyet kuruyor, halkı hükümet aleyhine çeviriyor, inkılâpları kökünden yıkıyor, Mustafa Kemal’e deccal, süfyan, din yıkıcısı diyor, bunu hadislerle isbat ediyor” gibi iddialarla açılan dâvâ sonunda 1944 yılında Denizli’de dokuz ay hapisin ardından beraat eder. Daha sonra Emirdağ’da ikamet ederken 1948 yılında Afyon Ağır Ceza’da aynı iddialarla açılan dâvâda ise Bediüzzaman; kanunen aynı mes’ele ve aynı mevhum cürüm olmasından dolayı Denizli’deki hapis müddetinin bu defaki Afyon’da görülen dâvânın cezası olarak sayılmasını ister ve hakkı olduğunu dile getirir. 

Gizli din düşmanlarının hükümetin bazı erkânını iğfal ederek aleyhte kullanmalarına işaret eder. 

Bunu şöyle ifade eder: “Zülfikar, Siracünnur elbette gizli düşmanımız mason ve komünist maskesi altında anarşist ve mürted münafıkların çok dehşet verip bellerini kırdıklarından, her halde Beşinci Şuâ’ı bahane ederek eski kabinenin bir kısım erkânını aldatmışlar. Fakat bu plânları dahi akîmdir. Neşrolan ve istinsahla ziyadeleşen kısım kâfidir. Hükûmetin elindeki kısım, hükûmet memurlarına lüzumu var ki, kader-i İlâhî bu hale müsaade ediyor.” (s. 5) şeklindeki haklı gerekçe ile Bediüzzaman hareket ediyor. 

Yukarıdaki metin parçasının son cümlesinde teselli bulma konusunda şöyle bir bakış açısı getiriliyor: Alınan tedbirlere rağmen, iradeyi aşan gelişme karşısında; hadisenin müsbet tarafına bakarak, o yönde kaderin izini ve yüzünü seyredip, ibret çıkarmak adına tevekkül edilmelidir.  

Zülfikar’da gerçekten çok esaslı ve mühim konular işlenmektedir.

Okunma Sayısı: 2159
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı