"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Anayasa değişikliği millî iradeyi yansıtacak mı?

Mehmet FIRAT
16 Mart 2017, Perşembe 18:00
Anayasalar hazırlanırken anlık arzular ve sıkıntıları aşmak, mevcut kadroların liyakatı veya becerisi üzerine hazırlanmaz.

Bu metinler onlarca yılı aşacak devamlılık ve gelecek onlarca/yüzlerce yılların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde hazırlanır. İhtiyaçları karşılaması dışında ilerde olabilecek sakınca ve suiistimallerin de önceden öngörülüp buna uygun tedbirlerin alınması lâzım.

Anayasalar yönetimde istikrarı ve karar alma imkânını arttırırken milletin iradesini de mümkün olan en üst düzeyde yönetime yansıtmalıdır.

Mevcut anayasa değişikliği bunları sağlamada yeterli bir mekanizmaya sahip mi? Millî iradenin rağmına bir idare oluşması ve devamı mümkün mü? Bunu anlamak için, hayal bir seçim üzerinden sonucu test etmeye çalışalım.

Dediğimiz gibi, yapılan Meclis ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, cumhurbaşkanı adayları, partileri ve oylarını farazi belirleyelim:

1- AKP % 49, 360 milletvekili, adayı  RTE  aldığı oy: % 49.8.

2- CHP % 28, 160 milletvekili, adayı Deniz Baykal, % 25.

3- MHP % 14, 80 milletvekili, adayı  E. İhsanoğlu, % 15.

4- HDP, % 7, 0 milletvekili, adayı S. Demirtaş % 10.2.

 Bu takdirde meclis çoğunluğunu 600 vekil üzerinden konuşuyoruz, ezici şekilde AKP aldığı halde hiçbir aday % 50’yi bulamadığı için 2. Tura geçilecektir.  2. Turda muhalefetin tamamının Deniz Baykal üzerinde mutabakata varıp % 50.2 ile seçildiğini kabul edelim. Şimdi bu tablo uçuk gibi görülse de aslında çok rahat olabilecek bir tablodur ki biz RTE için bu rakamı 49.8 saydık. Bu değerlerin 40-45 gibi olması halinde çok daha rahat olabilecektir. Bu seçimde AKP’nin aldığı oy % 52’de olsa sonuç aynı olacaktır. Parti çoğunluğu alırken başkan farklı olabilir.

Böyle bir tablodan nasıl bir yürütme tablosu ortaya çıkar? Her şeyden önce, aslında gerçek oyu % 25 olan ve aslında % 75’in istemediği birisi CB/başkanlık koltuğuna oturacak ve idareyi tek başına ele alacaktır. 

Bu zat tepedeki bütün önemli bürokratları, valileri, büyükelçileri atayacak ve milletin karşı olup seçmediği, tasvip etmediği kişileri bakan yaparak hükümeti oluşturacaktır. Vatandaş kendi mahallinde bulunan en basit bir problemi seçtiği vekile götürüp çözüm istediğinde meclis çoğunluğuna rağmen herhangi bir yaptırım imkânı olmayacaktır, vatandaşın talebini yerine getiremeyecektir. 

CB bütün üst düzey bürokratları ve mahkeme üyelerini atayıp yargıyı kendi istediği şekilde dizayn ettikten sonra hâlâ muhalif gördüğü medya mensupları ve kurumlarını bir şekilde punduna getirip diskalifiye edebilir. İstemediği bütün sesleri basit bahaneler, terör gibi ciddî suçlamalar ile susturabilir.

Tartışmalı seçim sistemleri ile sonraki seçimleri etkileyip kalıcı bir yönetim tarzı oluşturmak için müdahalelerde bulunabilir. Yaşadığımız coğrafyadaki Türkî devlet başkanları, Ortadoğudaki başkanları gözönüne aldığımızda bunun olabilirliğini rahatlıkla öngörebiliriz. En basiti ile bu coğrafyada seçim kaybeden hiçbir başkanın olmadığını söylersek, yeterli delil sayılmalıdır.

Bu olması mümkün tablodan istediğiniz kadar olumsuz senaryo üretebilirsiniz. Görüldüğü gibi teklif edilen anayasa değişiklerinin hem demokrasi, hem temsil ve adalet sağlama gibi beklentilerin rahatça dışına çıkabilme potansiyeli vardır. Başkanlığı en çok arzulayan başta Burhan Kuzu gibi AKP’li vatandaşların dahi bu sonuçlardan pek memnun kalacaklarını sanmıyorum.

Daha başlangıçta bir tek adamlık, istibdat rejimi gibi ciddî eleştirilere maruz kalan bu değişikliklerin mevcut idareden daha iyi bir sistem getirdiğini söylemek zordur. 

Sonuç olarak bu değişiklik teklifine HAYIR demek için öngörülen istikrarı sağlamada çok başarılı olamama ihtimali pekâlâ mevcut. Tabiî istikrardan kastedilen mutlak tek adamın seçilme garantisi sağlaması ise o başka.

Okunma Sayısı: 1551
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdurrahman KOÇAK

    16.03.2017 23:09:54

    Teşekkürler Mehmet Fırat....

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı