"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

20 yıl sonra yargılanabilen darbe!

Mehmet KARA
23 Temmuz 2017, Pazar
28 Şubat postmodern darbesinin üzerinden 20 yıllık bir süre geçti. 20 yıl sonra “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini cebren devirmeye, düşürmeye iştirak” suçundan 103 sanığın yargılandığı 28 Şubat davasında dün mağdur ve tanık sıfatıyla bulunan Türkiye’nin ilk kadın Başbakanı ve o dönemde Refahyol hükümetinde başbakan yardımcısı Tansu Çiller’in ifadeleri bu dönemde yaşananları bir kez daha gündeme getirdi.

89. celsesi Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada yargılananlar arasında dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, dönemin Genelkurmay ikinci Başkanı Çevik Bir, emekli Orgeneral Çetin Doğan, emekli Korgeneral Engin Alan’ın da aralarında bulunduğu 103 sanık var. 

Halkın seçtiği hükümete askerin yanında o dönemde “5’li çete” diye tabir edilen işçi ve işveren kuruşları ve “bazı çevreler” baskı yaparak hükümetin yıkılmasına neden olmuştu. Yargı mensupları başta olmak üzere bazı kesimler Genelkurmay’da brifinglere alınırken, tanklar sokaklarda yürütülmüştü. O dönemde binlerce başörtülü kamu görevlisi sırf başörtülü oldukları için meslekten atılırken, katsayı adaletsizliği nedeniyle imam hatiplere ayrımcılık yapılmış, Kur’an kurslarına yaş sınırlaması getirilmiş, üniversitelerde başörtüsü nedeniyle yüzlerce öğrenci okuldan atılmıştı.

Aradan 20 yıl geçmesine rağmen 28 Şubat’ın izleri bugün bile hâlâ silinebilmiş değil. O dönemde getirilen başörtüsü yasağı 16 yıl sonra ancak kaldırılabildi. Başörtüsü yasağını kaldıran genelge AKP iktidarlarının 11. yılında yayınlanabildi. Yine, imam hatiplerle ilgili katsayı adaletsizliği, Kur’an kurslarına yaş sınırlaması ve o dönemde atılan devlet memurları ile ilgili “af” da 15-16 yıl sonra ancak düzeltilebilmişti…

* * * 

KİMİN HADDİNE!

28 Şubat sürecinde yapılanlar Çiller’in de dediği gibi seçilmiş hükümete darbeydi. Ama alışılagelmiş bir darbe değildi. Onun için adına da “postmodern darbe” denilmişti. 

Yaklaşık 2.5 saat ifade veren Çiller’in sanık avukatlarının “Millî Güvenlik Kurulunda fiziki ya da psikolojik şiddet gördünüz mü?” şeklindeki soruya, hayli sinirlenen Çiller’in bağırarak, “Kimin haddine!” diye cevap vermesi dikkat çekti. Çiller, “Batı Çalışma Grubu hakkında suç duyurusunda bulundunuz mu?” sorusuna ise “Suç duyurusunda bulunmak için önce teftiş kurullarından geçmesi gerekiyor yavrum?” diye çıkışması üzerine salondan alkış sesleri yükselmesi de dikkat çekiyiydi.

15 Temmuz darbe teşebbüsünün üzerinden 1 yılı aşan bir süre geçmişken, hep dediğimiz gibi, darbe ve darbecilere hukuk içerisinde cezaları kısa zamanda verilmeli. 1960, 1971, 1980 darbe ve ara dönemlerinin hesabı zamanında sorulamadığı için darbe heveslilerinin hep iştahları kabarmış, kendilerini halkın seçtiklerinin üzerinde görmüşlerdir.

28 Şubat postmodern darbesinin üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen hala yargılamalarının devam etmesi geç kalınmış olsa da önemlidir. Darbeciler hesaplarını versinler ki, bir daha asker içinde cunta ve paralel hareketler cesaret bulamasın…

* *  *

ALTINDAN ÇAPANOĞLU ÇIKAR MI?

Bu kara dönemi hatırlamışken, bugünlerde kamuoyunun dikkatleri çeken bir durum yaşandı. Bunu da not etmeden geçmeyelim. 

Girişilen bir işte başa dert olacak bir durumla, tahmin edilmeyen bir tehlike ile karşılaşmak anlamına gelen “bu işin altından çapanoğlu çıkacak” diye bir atasözümüz vardır.

Eski başbakanlardan Tansu Çiller’in, 15 Temmuz’un yıldönümünde hem İstanbul’da hem de Ankara’da Meclis’teki anmalarda Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüntü vermesi sürpriz şekilde karşılandı. Hele hele Çiller’in İstanbul’dan Erdoğan’ın uçağıyla Ankara’ya gelmesi ve Erdoğan’ın yakın ilgi göstermesi de dikkate alındığında bu atasözünü akıllara geldi.

Hemen ertesi günlerde “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini cebren devirmeye, düşürmeye iştirak” suçundan 103 sanığın yargılandığı 28 Şubat davasında “mağdur ve tanık” sıfatıyla dinlenen Çiller’i, bugünlere bu ilgiye anlam verilemedi. 

Bir de buna Refahyol hükümetinde başbakan yardımcısı iken İçişleri Bakanı olan Meral Akşenir’in sonbaharda parti kuracağını açıklaması eklendiğinde çapanoğlu hatırlara geldi. Çiller’in, “BÇG belgelerini İçişleri Bakanı olan Meral Akşener’in getirdiği”ni açıklamasını da not düşelim.

Belki de bunlar bir tevafuktur. Bekleyelim görelim, bakalım altından neler çıkacak…

Okunma Sayısı: 2276
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı