"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“OHAL’den size ne?”

Mehmet KARA
20 Mart 2017, Pazartesi
İtirazlara ve eleştirilere rağmen ülke referanduma OHAL şartlarında gidiyor.

15 Temmuz darbe teşebbüsünün ardından, “kamu düzeninin yeniden kontrol altına alınması, askerî düzenin eski haline getirilmesi ve vatandaşların huzur/refaha ulaştırılması için Millî Güvenlik Kurulu’nun tavsiyesi ile TBMM’de 21 Temmuz 2016 saat 01:00 itibariyle 346 kabul oyuyla 3 aylık olağanüstü hal ilân” edilmişti. OHAL ilân edilirken Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi de askıya alınmıştı.

OHAL’in uzatılması  gündeme geldiğinde hep Fransa’daki OHAL örnek verilmişti.

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci OHAL’in 2. defa uzatılmasından sonra “Olağanüstü hali ben istemiyorum kardeşim.  Türkiye’de her şeyin normal olmasını ben de istiyorum. Eğer Türkiye evet her şeyi halletti, terörle mücadelesini, bu ihanetle mücadeleyi bitirdi, ben sürmesini istemiyorum. Açıkça söylüyorum. İkinci uzatmadan sonra uzatılmasını istemiyorum” ifadesini kullanmıştı.

OHAL uzatmasının süresi referandum tarihinden üç gün sonra, yani 19 Nisan’da doluyor…

Başbakan Yıldırım, Çankaya Köşkü’nde yabancı medya kuruluşlarının temsilcileriyle yaptığı toplantıda, “OHAL’in 3 ay daha uzatıldığı!” basına yansımıştı. Sonra yapılan açıklamada, “OHAL uygulamasının uzatılıp uzatılmayacağı MGK’da değerlendirilir ve karara bağlanır” dediği açıklandı. Ancak bundan önceki uzatmanın MGK toplantısı yapılmadan, kurul üyelerinden alınan imza Meclis’e gönderildiğini hatırlıyoruz.

Öyle görünüyor ki, OHAL 3. kez uzatılarak uygulama bir yılını tamamlamış olacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batılıların kendilerine “Olağanüstü Hal ne zamana kadar sürecek?” sorusunu hatırlatırken, “Size ne? Utanmıyor musunuz bir iki saatte olağanüstü hâl ilân ediyorsunuz?” diye cevap veriyor.

Erdoğan’ın iki saatte OHAL ilân ettiğini söylediği ülke Hollanda. Aile Bakanımıza Hollanda’da yapılan çirkin muamele sırasında Belediye’nin iki saatliğine OHAL ilân ettiğini hatırlatarak, Türkiye’deki OHAL’e kimsenin karışmayacağını vurguluyor.

Bütün bunlar arasında, “olağanüstü” halden “olağan” hale dönülmesi, normalleşme ve Abdullah Gül’ün bahsettiği “güçlü bir demokrasi ve demokrasi hukukuna geçiş”in ne zaman olacağı ise merak konusu…

«««

‘AZICIK TEŞEKKÜR!’

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun uçağına iniş izninin iptal edilmesiyle başlayan sonrasında da Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın maruz kaldığı çirkin muamele ile devam eden Hollanda ile kriz, referandum kampanyaları ile birlikte düşünüldüğünde farklı yorumlara sebep oldu.

AKP İzmir Milletvekili Hüseyin Kocabıyık’ın, “Almanya ve Hollanda’ya hep kızmayalım. Belki azıcık teşekkür de etmeliyiz. Evet oylarına en az 2 puan katkı yaptılar” şeklindeki açıklaması talihsizlik olarak değerlendirilmişti.

Bu “ilginç açıklama”nın ardından Başbakan Binali Yıldırım’ın milletvekilleri ile buluşmasında, bu tür açıklamaların doğru olmadığını söylerken, milletvekillerine “Söylemlerinize ve açıklamalarınıza dikkat edin” dediği medyaya yansıdı.

Yıldırım’ın ikazları bu türden “yadırganan” açıklamalara engel olabilecek mi, izleyip göreceğiz…

«««

BİR GARİP TEPKİ!

Hollanda ile yaşanan diplomatik kriz sonrası, bu ülkenin mallarının geri iade edilmesinden tutun da, Hollandalıları taksilere bindirmemeye varıncaya kadar birçok tepki gösterilmişti.

En ilginç tepki ise, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nde söz alarak Hollanda ineğini keseceğini açıklayan Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Hüseyin Avni Sipahi’den gelmişti. Sipahi bunu açıklayınca, Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar, “Sevgili kardeşim, ne Hollanda’nın faşistleşen iç siyasetine ne de ülkemizin iç siyasetine o ineğin kuyruğunu kurban ettirmem” diye cevap vermişti.

Bu açıklamanın üzerine Sipahi, “Hollanda ineğini kesmeyeceğini, Hollanda’ya geri göndermeyeceğini, ineğin çiftliğinde yaşamaya ve süt vermeye devam edeceğini” duyurmak durumunda kaldı.

Ancak bir takım kişiler Hollanda ineklerini geri göndermeyi dahi düşünüyorlarmış. Hatta 40 ineğin gönderildiği de söyleniyor. Bu protestolar bize nedense İsrail’e ve Rusya’ya yapılan protestoları da hatırlattı.

«««

NOKTA

Referandum kampanyalarında tercihi “hayır” yönünde açıklayanlara karşı “teröre destek vermek, teröristlerle beraber hareket etmek”le suçlanması tepki çekmesine rağmen devam ediyor.

Şu anki hükümetin omurgasını oluşturan ekibin de içinden geldiği (gerçi o gömleği çıkarttık deseler de) millî görüşün ana damarı olan Saadet Partisi’nin Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “15 Temmuz’da ölenler ‘evet’çiydi” sözlerine şöyle cevap vermişti: “Bizim teşkilâtımızdan 15 Temmuz’da bir çok arkadaşımız hayatını kaybetti. Birçok kardeşimizin, kolu, bacağı koptu. Şimdi onlar 16 Nisan’da hayır derse hain diye mi göstereceksiniz? Allah’tan korkmak lâzım!..”

Yorumsuz not düşelim...

Okunma Sayısı: 3012
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı