"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sosyal yaramız: Uyuşturucu

Mehmet KARA
16 Temmuz 2017, Pazar
15 Temmuz darbe teşebbüsünün yıl dönümü dolayısıyla, darbeciler, OHAL, adalet, hürriyetler, mağduriyetler tartışılırken Türkiye’de her geçen gün daha vahim ve ürkütücü hale gelen, sosyal hayattaki en büyük tehlikeden birisini gözlerden kaçırıyoruz.

Bu sosyal yara Türkiye’deki uyuşturucu kullanımının her geçen gün daha da artması… Özellikle son zamanlarda kullanımı giderek artan sentetik uyuşturucuların ilk kullanımı dahi ölüme yol açtığı gözleniyor. Sentetik uyuşturucuların (bonzai) fiyatının ucuzluğu ve kolay ulaşabilir olması dolayısıyla tehlike her geçen gün katlanarak büyüyor.

Türkiye’de geçtiğimiz yıl yakalanan uyuşturucu miktarının 94 ton olduğu göz önüne alınırsa, ne büyük bir tehlike ile karşı karşıya olduğumuz ortaya çıkar. İnternet üzerinden dahi kolayca ulaşılabilir hale gelmesi de dikkate alınması gereken bir durum.

Ülkenin geleceğini tehdit eden bu meseleyi ülkemiz, bütün meselelerin üzerinde önemli gördüğümüz için yapılan araştırmalar, gelinen durum ve çözüm yolları ile ilgili düşüncemizi paylaşmak istedik.

* *  * 

“ELİMİZDEN NE GELİR?” DEMEMEK LÂZIM

Bu sosyal yaranın artmasına bakıldığında eğitimsizlik, arkadaş çevresi, maneviyattan uzaklaşma, parçalanmış aileler, hayat pahalığı ve özenti gibi birçok sebep yol açıyor.

İnternetin bilinçsiz kullanılması, televizyonlarda özendirici diziler ve yayınlar, çocukların bu belâya alışmasına sebep olan başlıca sebepler... Öncelikle bunlarla ilgili tedbirlerin sıkı şekilde alınması artık elzem hale gelmiş durumda. Evlilik programları, gayr-ı meşrû yaşama özendiren dizilerle ilgili tedbirlerin bir an önce ele alınması gerekiyor.

Artık metruk köşelerde, hatta şehir merkezlerinde uyuşturucu kullanımından dolayı sağlığı bozulan, yerlerde sürünen küçücük çocuklara rastlamamak neredeyse mümkün değil… 

Gazetelerin üçüncü sayfalarında, televizyonlarda her gün bu iç yakıcı manzaralara rastlamak mümkün. Kendinden geçmiş bu çocukları sokaklarda gördüğümüzde maalesef bazen yanından geçip gittiğimiz, “elimizden ne gelir ki?” dediğimiz oluyor. İşte yanlış burada başlıyor.

Her gün işe gelip gittiğimiz Ankara’nın merkezinde Yüksel Caddesi’nde geçen gün rastladığımız görüntü içimizi burktu. Ve bu tehlikeye dikkat çekmek gereğini hissettik. Bir bank üzerinde belli ki geceden kalma 16-17 yaşlarında bir çocuk sızmış vaziyette görünce bir-iki kez uyarmaya çalışsak da uyanmadığını gördük. Bu sırada onlarca insanın oradan geçip gittiğine şahit olduk. Sonra sağlık görevlilerini arayıp ilgilenmelerini sağladık. Sağlık görevlileri gereken tedaviyi yaptıktan sonra bırakıp gitmişlerdir. Ya sonrası… 

* *  * 

TOPYEKÛN MÜCADALE

Bu sosyal yaranın çözümü için en başta sorumlu olan ailedir, sonra devlet gelir. 

Ailelerden başlayarak yapılması gereken manevî tedavi ve eğitim yöntemlerini bulmaktır. Çünkü, uyuşturucudan koruma konusunda en önemli etken ailedir, sonra eğitim gelir. Aileler çocuklarının arkadaş çevresini, yaptığı eğitimi sıkı takip etmek zorundadırlar. 

Okulda verilecek eğitimden önce okul önlerinde ve çevresinde kolayca sağlanabilen uyuşturuculara engel olmak lâzımdır. Burada görev güvenlik güçlerine düşmektedir. 

Okullarımızda da uyuşturucunun zararları ve kurtulma yolları anlatılırken, önce gerçekten manevî eğitimi verilmeli, müfredatlar bu katlanarak büyüyen tehlike dikkate alınarak hazırlanmalıdır. 

Dünya genelinde uyuşturucu bağımlılığı gün geçtikçe arttığı da yapılan araştırmalarda ortaya çıkıyor. Birleşmiş Milletler’in (BM) verilerine göre, uyuşturucu madde bağımlılarının sayısı 30 milyona ulaşmış. Türkiye’de ise uyuşturucu kullanımı 2011’den bu yana 17 kat (!) artmış… Maalesef kullanım yaşı da 13’e kadar düştüğü de araştırmalarda ortaya çıkıyor.

Kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, emniyet ve ailelerin topyekûn mücadele etmesi gereken büyük bir tehlike ile karşı karşıyayız. 

Bu yara daha fazla büyümeden, daha fazla geç olmadan, gerekli tedbirler alınmalı ve tez elden etkili bir mücadele başlatılmalıdır.

Okunma Sayısı: 916
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı