"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Dünya varsa, ahiret de var

Mehtap Yıldırım Yükselten
12 Temmuz 2018, Perşembe
Madem dünya içindeki hikmetler, san’atlar, inayet, rahmet, adalet, bir cihetle ahirete bakıyor, ahireti tanıtıp anlatıyor. Ahireti inkâr etmek, dünyadaki bütün bu ölçülü, maksatlı, mu’cizeli işleri de inkâr etmek demektir. Dünya varsa, ahiret de vardır.

Zerreden kâinata, dikkatle baktığımızda, her varlığın kendine has ince san’at ve mizanlarla donatılmış, kusursuz olduğunu görüyoruz. Bir sineğin gözünden tutun, güneşlere kadar; tam bir hikmet, adalet, rahmet, merhamet, şefkat, cömertlik adeta her yeri kuşatmış vaziyette. Biz, Allah’ın bütün bu sıfatlarını ve isimlerini acaba ne kadar okuyabiliyoruz? 

Biri sizin için her gün hesabınıza düzenli, aynı miktarda para yatırıyor olsa, her sabah uyandığınızda mükemmel hazırlanmış bir sofra sizi bekliyor olsa, ama bu durum bir gün bile aksamadan hep devam etse ne yapardınız? Akla iki çeşit düşünce geliyor. Birincisi, bizim için durmadan iyilik yapan, ikramlarda bulunan cömert zatın kim olduğunu merak etmek ve onu bulmaya çalışmak. İkincisi ise, kimin gönderdiğini, nereden geldiğini düşünmeksizin, gördüğü bütün iyiliklere alışmak ve hatta hep öyle olmak zorundaymış gibi davranmak. Bugün insanların büyük bir kısmının içine düştüğü yanılgı da bu ikinci haldir. Allah her gün peşinen hesabımıza 24 altın veriyor. Nasıl olsa ertesi gün de verecek, bir sonraki gün de ve ondan sonraki gün de! Güneş her sabah doğuyor nasıl olsa. Yarın da doğacak, sonraki gün de! Ve daha sonraki günlerde de… Hava, su bolca var zaten ve hep var olacak! Her mevsime uygun meyveler, sebzeler, hiç bitmeyecek bu ikramlar, bu lezzetler! Ya bizi uzay boşluğunda sürücüsüz, yakıtsız, çok hassas matematiksel ayarlar ve uygun hızla gezdiren gezegenimiz? Sarsmıyor, çarpmıyor, yolculukta olduğumuzu bile hissettirmiyor. Ya mükemmel çalışan cihazlarla dolu bedenimiz? Bütün bunları kimin yaptığını ve neden bizi bu kadar çok önemsediğini düşünmeyip, her şeyi sıradan kabul etmek aslında anormal bir durumdur. Bunun adına “gaflet” de diyoruz. Her şeye alışmışlık ve vurdumduymazlık hâli. Biraz dikkat etsek, bize aralıksız bakan o Zât’ın, bilmediğimiz görmediğimiz daha pek çok san’atları ve harika işleri var. Aynı anda başka bir yerde baharı kaldırırken, başka bir yerde bahar sofrası kurdurur. Başka bir yere yağmur yağdırırken, başka bir yere kar yağdırır, güneş açtırır… İşte, bütün bu mu’cizevî işler, dönüşümler, değişiklikler, inkılâplar, her an gerçekleşiyor. Böyle güç ve kudret sahibi bir Zât için, hâşâ “Bu kâinatı harap edip, nasıl başka daimî yerler kursun?” diye şüphe edilebilir mi? Gördüğümüz bütün canlılardan, baktığımız bütün manzaralardan anlıyoruz ki; bu gelip gitmeler, toplanma ve dağılmalar, tahripler ve teşkiller, kasıtlı olarak bir amaç için yapılıyor. Burası bir vitrin ve sergi yeridir. Allah, ahirette yapacaklarını birer temsille gösteriyor ki, insan asıllarını merak etsin, ahirete iştiyakı artsın. 

Burada bir müddet kalıp gitmenin bir mânâsı da, kayıtlar alınıyor, amellerin neticeleri görüntülü, sesli, yazılı her şekilde kaydedilip muhafaza ediliyor. Büyük toplanma yeri olan mahşerde, hesap gününde, Cenneti hak etmeye istidadı gösterilsin diye. Tam adalet vuku bulsun, bu dünyada hakkını alamadan giden masumlar hakkını alsın diye. 

Madem dünya içindeki hikmetler, san’atlar, inayet, rahmet, adalet, bir cihetle ahirete bakıyor, ahireti tanıtıp anlatıyor. Ahireti inkâr etmek, dünyadaki bütün bu ölçülü, maksatlı, mu’cizeli işleri de inkâr etmek demektir. Dünya varsa, ahiret de vardır.

Okunma Sayısı: 2650
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı