"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kim Allah’ın dostu olmak ister?

Mehtap Yıldırım Yükselten
21 Ağustos 2018, Salı
İbrahim (as)’ın hayatı boyunca sınandığı hadiseler karşısındaki tavrı, Allah’a olan muhabbet ve bağlılığı “Halilullah” makamına ulaşmasını netice vermiştir. “Allah’ın dostu” lakabına nail olmuştur. Risale-i Nur mesleği için Bediüzzaman Hazretleri de: “Mesleğimiz halîliye olduğu için, meşrebimiz hıllettir” der ve “hıllet meşrebi”ni şöyle tanımlar: “Hıllet ise, en yakın dost ve en fedakâr arkadaş ve en güzel takdir edici yoldaş ve en civanmert kardeş olmak iktiza eder.

Kim Allah’ın dostu olmak istemez ki?  Her Kurban Bayramında Hz. İbrahim (as) ve oğlu İsmail (as)’ın teslimiyet ve tevekkülünü tefekkür ederken, düşünmemiz gereken önemli bir husus da “Allah’a ne kadar yakınız?” sorusunun cevabıdır. 

Malumunuz üzere özetle, evladı olmayan İbrahim (as), bir evlat vermesi için Allah’a ısrarla duâlarda bulunur. Nihayet İsmail (as) dünyaya teşrif eder. İsmail (as), yürüyecek ve konuşacak bir çağa geldiği zaman, İbrahim (as) oğlunu Allah’a kurban etmekle ilgili rüyalar görmeye başlar. Önce bu rüyaların şeytanî olabileceğini düşünüp aldırmasa da, rüyaların ısrarla tekrarı üzerine rahmâni ve sadık rüyalar olduğuna kanaat getirir. İç aleminde kopan fırtınaları, verdiği mücadeleyi biz tahmin bile edemeyiz. Bir yanda çok sevdiği biricik evladı, bir yanda Allah’ın emri. Zorlu bir tercihin ardından eşi ve oğlu ile istişarelerden sonra Allah’ın emrini yerine getirmek üzere harekete geçer. İsmail (as) da teslimiyet içinde babasına: “Babacığım, Allah’ın emrettiğini yap. İnşaallah beni sabredenlerden ve Allah’a boyun eğenlerden bulacaksın” der. Ancak İbrahim (as) Allah’ın emrini gerçekleştirmek istese de, Allah buna izin vermez. Tekbirler eşliğinde Allah gökten bir kurbanlık gönderir. 

“Ey İbrahim! Gerçekten sen rüyanı doğruladın. Şüphesiz, biz iyi iş yapanları böyle mükâfatlandırırız. Biz ona, (oğlunun yerine) büyük bir kurbanı fidye olarak verdik.” (Saffat, 37/99-107 )

  Teslimiyet, samimiyet, Allah için sevmek, Allah için en sevdiğinden, canından vazgeçmek gibi imtihanlar baba ve oğul iki peygamber tarafından başarıyla kazanılmıştır. Bu hadise ile elbette ne Allah’ın istediği bir çocuğun feda edilmesidir, ne de İbrahim (as)’ın istediği evladının canına kıymaktır. Böyle bir şey asla düşünülemez. Herşeyin öncesini ve sonrasını, hikmetlerini Cenab-ı Allah bildiği için, yaşanan bu hadise, iki peygamber için bir imtihan, bizlere ise çok önemli bir ders olarak vuku bulmuştur. 

  İbrahim (as)’ın hayatı boyunca sınandığı hadiseler karşısındaki tavrı, Allah’a olan muhabbet ve bağlılığı “Halilullah” makamına ulaşmasını netice vermiştir. “Allah’ın dostu” lakabına nail olmuştur. Risale-i Nur mesleği için Bediüzzaman Hazretleri de: “Mesleğimiz halîliye olduğu için, meşrebimiz hıllettir” der ve “hıllet meşrebi”ni şöyle tanımlar: “Hıllet ise, en yakın dost ve en fedakâr arkadaş ve en güzel takdir edici yoldaş ve en civanmert kardeş olmak iktiza eder. Bu hılletin üssü’l-esası, samimî ihlâstır. Samimî ihlâsı kıran adam, bu hılletin gayet yüksek kulesinin başından sukut eder. Gayet derin bir çukura düşmek ihtimali var; ortada tutunacak yer bulamaz.” (Lem’alar)

Böylece Bediüzzaman Hazretleri, Risale-i Nur mesleğinde gidenlerin de İbrahim (as) misali, her türlü sıkıntıyı ve imtihanı ihlasla, sabırla, sadakatle, aşarak “Allah’ın dostu” olma yolunda olduklarını ifade eder. 

Öyle ise, bu bayram öncelikle Allah’a yakınlığımızı artıralım. Allah ile aramıza mesafe koyan mal-mülk sevgisi, şan-şöhret, insanların teveccühü vs. dünyevî ne varsa o hisleri bir bir kurban ederek Allah’a daha fazla yaklaşalım. İşte o zaman samimi ihlası, yani herşeyi sırf Allah rızası için yapmak, Allah için sevmek hislerini de kazanmış oluruz. 

Yaşanan maddî ve manevî krizlerin, hukuksuzlukların, her türlü sıkıntıların Hz. İbrahimvari bir şuurla aşılarak Allah’ın dostluğunu kazanmaya birer basamak olmasını temenni eder, bütün okurlarımızın ve İslam aleminin Kurban Bayramını tebrik ederiz.

 

Okunma Sayısı: 1571
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı