"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ölümün güzel yüzü

Mehtap Yıldırım Yükselten
15 Mart 2018, Perşembe
Bugüne kadar, dünyaya gelen her insanın korkusu olmuştur “ölüm”. Ne var ki, korkunun ecele faydası olmamış, her gelen ölümü tadarak ayrılmıştır bu dünyadan.

İnsan bilmediği şeyden korkar. Ölüm korkusunu yenmek için ölümün ne olduğunu bilmemiz gerekiyor. Bu zamanda, insan için böyle bir muammayı halleden, insanı bütün korkularından kurtarıp sevinç ve teselli veren, Kur’ân’ın hakîki tefsiri olan Risale-i Nur’dur. “Ölüm nedir?” sorusunun, en güzel, en veciz cevaplarını Bediüzzaman Hazretleri veriyor:

Sizlere müjde!

“Sizlere müjde! Mevt idam değil, hiçlik değil, fena değil, inkıraz değil, sönmek değil, firak-ı ebedî değil, adem değil, tesadüf değil, failsiz bir in’idam değil. Belki bir Fail-i Hakim-i Rahim tarafından bir terhistir, bir tebdil-i mekândır. Saadet-i Ebediye tarafına vatan-ı aslîlerine bir sevkiyattır. Yüzde doksandokuz ahbabın mecma’ı olan âlem-i berzaha bir visal kapısıdır.”1

İşte “ölüm” böyle bir müjde ile tanıtılıyor bize! Ölüm idam değil. Bir hiç olmak da değil. Cenâb-ı Hak insanı, varlık âlemine çıkarmış, halife-i arz makamı vermiş. Bütün kâinatı ona hizmetkâr yapmış. Onu yok edip, hiçlik mertebesine indirmesi düşünülebilir mi?

Ölüm, bir daha toplanmamak üzere ceset ve cismin dağılması, sönmesi de değil. Dünyaya gelip bir süre kalıp gitmeler tesadüf de değil. Kimin yaptığı belli olmayan bir idam ediliş de değil. Ölüm, kasıtlı olarak her fiilin sahibi olan Allah tarafından, bir hikmet ve intizam içinde vakti geldiğinde bir terhistir. Dünyadaki vazifelerden paydostur. Bir mekân değiştirmektir. Dünyadaki meşakkatlerden, bitmek bilmeyen işlerden, istirahata çekilmektir. Sonsuz mutluluğun olduğu, asıl vatana bir sevkiyattır. Yüzde doksandokuz dost ve yakınlarımızın toplandığı berzah âlemine kavuşma kapısıdır.

Peçenin ardındaki güzellik

Risâle-i Nur’da çok geniş ve mühim bir yeri olan “ölüm” hakîkatini ehl-i imana böyle müjdeleyen Bediüzzaman Hazretleri şöyle diyor:

“Herkesi korkutan, en korkunç tevehhüm edilen ölümün yüzüne baktım. Nur-u Kur’ân ile gördüm ki, ölümün peçesi gerçi karanlık, siyah, çirkin ise de, fakat mü’min için asıl siması nuranîdir, güzeldir gördüm.“2

Bediüzzaman Hazretleri, herkesçe korkunç olarak düşünülen ölümün hakikî yüzüne bakıyor ve gördüklerini bizlere de anlatıyor. O siyah, karanlık peçenin arkasında nuranî bir güzelliğin olduğunu söylüyor. Öyleyse korkmak yerine, başımıza gelecek böyle bir güzelliği beklemeliyiz. O güzel güne hazırlanmalıyız.

İman nimetine ve ölümün güzel yüzünü gösteren bu hakîkatleri öğrendiğimiz için binler elhamdülillah.

Kaynakça: 1. Mektubat s. 221. 2. Lem’alar s. 231.

Okunma Sayısı: 1485
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı