"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ahireti gerekli kılan “Adalet-i Mahzâ”

Meral DEMİRDÖĞMEZ
10 Mayıs 2018, Perşembe 01:17
Kur’ân-ı Kerîm’in dört esasından biri de adalettir.

Risale-i Nur’da; adalet-i mahzâ, adalet-i izafiye, adalet-i nisbi, adalet-i hakikiye, adalet-i mutlak gibi birçok kavram sıkça tekrar edilmekte, adaletin ehemmiyetine dikkat çekilmektedir. Adalet-i mahzâ; Bir ferdin hakkını, bütün insanlar için de olsa feda etmeyen adalettir. Risale-i Nur’da “Adalet-i mahzâ” şu şekilde geçiyor: Bir masumun hayatını ve kanını, umum beşer için de olsa, heder etmez. İkisi nazar-ı kudrette bir olduğu gibi, nazar-ı adalettede birdir.” Kudret-i İlâhiye’nin yanında bir insanı yaratmakla, bütün insanları yaratmak arasında fark olmadığı gibi, İlâhî adaletinde de, bir insanın hukuku ile bütün insanların hukuku arasında fark yoktur. “Kim bir cana kıymamış veya yeryüzünde fesat çıkarmamış birini öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir.” Adalet-i mahzâyı ifade eden, ”Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez.” Âyetin sırrına göre bir mü’minde bulunan cani bir sıfat yüzünden, sair masum sıfatları mahkûm etmek, hakikat ve şeriat ve hikmet-i İslâmiyece ne derece zulüm olduğu, 22. mektup da açıkça beyan edilmiştir. Bir gemide dokuz cani, bir masum olsa o gemi batırılmaz. Bu Allah’ın adaletindendir. Risale-i Nur sahabe mesleği olduğundan, risalelerin çok yerinde insandan, insan’ın iman ve ahlâkından, adalet duygusundan bahsetmekte; adalet toplumu ve hukuk devletinin nasıl olması gerektiğine vurgu yapmaktadır. Bu sebeple önce insan ele alınır. Adalet, ahlâkî bir kavramdır. Ahlâk şahsî iken, adalet toplumsaldır. Bu sebeple adalet-i mahza evvelâ vicdanlarda işlenmelidir ki topluma sirayet edebilsin. Bu da, hakkı batıldan ayırıp, hakkaniyeti muhafaza etmekle daha önemlisi nefsini, enaniyetini ve süfli hislerini terk etmekle mümkün. Nasıl ki hava olmazsa hayatın devamı mümkün değil, adalet olmazsa da dünyada nizam ve düzenden söz etmek mümkün değil. Ahirette, adalet-i mahza tam tecelli edecek. Kim zerre miktar iyilik yapmış, kim zerre miktar kötülük yapmış ise karşılığını alacaktır. Ceza ve mükâfat için, haşre ve mahkeme-i kübraya lüzum vardır. “Zalim izzetinde, mazlûm zilletinde bu dünyadan göçüp gidiyor. Demek bir mahkeme-i kübraya bırakılıyor.“ (Haşir Risalesi)

Adalet-i mahza’nın kalp ve vicdanlarda tecelli etmesi duâsıyla…

Okunma Sayısı: 1664
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı