"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Van’da Yeni Asya

Mikail YAPRAK
16 Ağustos 2018, Perşembe
Van’da İttihad ve Yeni Asya ruhunu bizzat yaşayan biri olarak, maziye bir bakışta nazarıma ilk çarpanları nazarlarınıza aktarabilmek bile vefanın, cefanın ve nihayet safanın izharı sayılacaktır.

Bölgesindeki bazı istenmeyen hadiselerin, menfî ırkçı politikaların gölgeleri; bazen Van’ı da içine alacak kadar uzadığında Van her ne kadar incinse de, ufku kararsa da; her sabah Van’da doğan güneş, bütün karanlıkları izale etmeye yetiyor. Van’ın dillere destan olan derya gölü, havası, suyu ve manzarasıdır ki, “Doğunun İncisi” ünvanını ona hak ettiriyor. Ayrıca Van’da İslâm’a bağlılık ve maneviyat halidir ki; şehri, “Dünyada Van, ahirette iman” yakıştırmasına lâyık bir konumda tutuyor.

Van’ın coğrafî ve tarihî yeri hep önemli olmakla beraber; Hazreti Osman’ın (ra) hilâfeti zamanında Van’ın fethedilmesiyle Müslümanlık bugüne kadar hep ön planda Van’daki yerini korumuştur. Yani Van’da tarih konusu kitaplar hacminde olduğu gibi, Van’da Müslümanlık da öyledir. Van’da Bediüzzaman, Van’da Nurculuk, Van’da Son Şahitler... Ve nihayet Van’da Yeni Asya da; yakından ilgili olanların, önemle üzerinde durmalarını gerektiren bir evsaftadır.

Van’da İttihad ve Yeni Asya ruhunu bizzat yaşayan biri olarak, maziye bir bakışta nazarıma ilk çarpanları nazarlarınıza aktarabilmek bile vefanın, cefanın ve nihayet safanın izharı sayılacaktır. 

Görüp yaşadıklarımıza ilâveten şahitlerden dinlediklerimizi ve bugüne kadar yazılanları da katarsak kitaba dönüşür de, şimdilik bu makaleyle yetinelim. Çocukluğum ve dâvâdan habersizliğim döneminde dâvâ adına yaşananları; çocukluktan gençliğe geçiş dönemiyle birlikte dâvâya dahil olduğumda duyarak ve okuyarak heyecanlanmıştım. Bir Celal Alıcı vardı ki, dâvânın sembol bir şahsiyetiydi. İki defa Üstad’ı ziyaret etme bahtiyarlığına eren son şahitlerdendi. Uzun boyu, güzel ve mütebessim siması, başındaki beresi, pehlivan yapısı ve tatlı lisanıyla dikkat çekerdi. Vefatında, Bekir Berk Ağabey Yeni Asya’da “Van’dan bir yıldız kaydı” diye yazdı. Zira o da hayatıyla, yaşayışıyla; Nur’u, İttihad’ı ve Yeni Asya’yı neşretmişti. Henüz İttihad ve Yeni Asya yokken de, çok nadir olarak basında çıkan Üstad’la alâkalı müsbet bir haber veya yorumu teksir edip cemaate dağıtırmış. Aleyhte olanlara da cevaplar hazırlatıp, o cevabı neşredebilecek yüreğe sahip bir mevkuteyi ararmış. Hatta biz lise birinci sınıfta iken bize de bir vazife vermişti. Nihal Atsız’ın, Karl Marks ile Said Nursî’nin iktisadî görüşlerinde -güya-benzerlikler olduğunu iddia eden bir yazısına karşılık cevap niteliğinde bir çalışma yapmamızı, ben ve diğer bir arkadaşımdan istemişti. Biz de heyecanla geceli gündüzlü Risale sayfalarını çevirerek bir şeyler yazmıştık. Şimdi anlıyoruz ki, bizi teşvik içinmiş. Ve yine şimdi daha iyi anlıyoruz ki, 7 Ağustos 1967’de Van’da organize edilen Bediüzzaman Mevlidi’nin müsadere, sorgulama ve tutuklamalara maruz bırakılması karşısında sesimizi duyuracak ve hakkıyla savunacak bir neşriyatımızın olmaması, buna olan ihtiyacı daha da pekiştirmiş, imkânsızlıklar ve yokluklar içinde, İttihad Gazetesi 24 Ekim 1967’de çıkan ilk sayısıyla yayın hayatına başlamıştı. İttihad iki yaşını aştıktan sonra meşveretle çıkarılan günlük Yeni Asya da İttihad’a eşlik ederek müdafaa ve neşir vazifelerini sürdürmüşlerdir. 7 Haziran 1971’de sıkıyönetim tarafından İttihad’ın kapanmasıyla Yeni Asya tek başına yoluna devam etmiştir. Ve yarım asra yakındır devam ediyor. Ama nasıl devam ediyor? Muarızların hücumlarını müsbet müdafaalarla püskürte püskürte, manileri bertaraf ede ede, dar boğazlardan sıyrıla sıyrıla bugünlere gelmiştir. 

Gazete darboğaza girdiği zaman, Van’dan hamiyet ehli bir tüccarın evini satarak destek verdiğine şahit olmuşuzdur. Yine 70’li yılların birinde Vanlı bir kalem ehli, “Niye ben ölmüşmüyem Asyam karalar bağlar” diye yanık yanık yazmıştır. 

Ya bugün? Bugün her tarafta olduğu gibi, Van’da da her bayide gazetemizin teşhir edilmesinin, bir zamanlar özlemini çektiğimiz bir hadise olduğunu, ancak Yeni Asya okurları bilir. Gazete okumanın neredeyse dibe vurduğu bir dönemde, okurları tarafından dikkatle aranıp sorulan Yeni Asya, bayilerin de dikkatini çekiyor. Hatta gazetesini gündüzden almasına rağmen, maddî imkânları elverişli olan bazı okurlarımız, akşam evlerine dönerken de, yolu üstündeki bayilerde akşama kadar teşhir edilen tek gazeteyi de, ertesi gün geri gitmesin diye, satın almaktan geri kalmıyorlar.

Okunma Sayısı: 1053
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mikail Yaprak

    16.8.2018 20:06:19

    Amiin! Allah razı olsun Ali Tam kardeşim.

  • Ali Tam

    16.8.2018 16:07:32

    Merhum ve muazzez Üstadımız Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin DAVAM diye haykırdığı Horhor Medresesinin ev sahipleri; geçmişin ve şimdinin Aziz VANLILARI sizi bizlerin kalplerinde yer edindiren saik sizin davaya sadakatinizdir. Misal olarak zikredeyim; Merhum Başetli Halil Uslu Ağabeyi kim unutabilir ki... Keza makalenin sahibi edip öğretmenimiz Mikail Yaprak Ağabeyimizi ve merhum biraderi gibi kahraman sıddıklar kervanı... Allah bu mübarek kervanı ebediyete kadar payidar eylesin... Allah Van'ı ve ahalisini her türlü musibetlerden afatlardan ve fitnelerden korusun. Amin amin amin.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı