"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sav Köyü’ndeki teksir fabrikası

Misbah ERATİLLA
04 Şubat 2019, Pazartesi
Beş yüz haneli Sav Köyü’nün Risale-i Nur tarihindeki yeri altın harflerle yazılsa yeridir.

Teksir makinesinin gece gündüz fabrika gibi çalıştığı ve öncesinde bin kalemle Risale-i Nur’un elle yazıldığı Sav Köyü, her dönemde cesaretini, ihlâsını ve fedakârlığını fark atarak ortaya koyar. 

Isparta’da Risale-i Nur Külliyatı’nı Osmanlıca basmak için teksir makinesine yer aranır; ancak bulunmaz. Korkunun ahtapotun kolları gibi memleketin her kılcal damarlarına uzandığı zor bir zamanda İbrahim Gül teksir makinesinin kurulması için evinin kapılarını açar. Teksir makinesi 1953 yılında Tahir Mutlu tarafından İstanbul’dan alınır ve Isparta’ya getirilir. Tahiri Mutlu üç yıl sürecek bu zorlu teksir hizmetinin başında yer alır. Teksir makinesi İbrahim Gül’ün evine kurulur ve Sav Köylüleri büyük bir samimiyetle gece gündüz demeden vardiyalı bir şekilde Risale-i Nur’u teksir ederler. Daha sonraki günlerde ise teksir baskılarının aksamaması için Tahiri Mutlu 15-20 günde bir İstanbul’a gider mürekkep ve yüzlük koliler halinde teksir kâğıtları alıp Isparta’ya getirirdi. Teksir kâğıtları Isparta’da Rüştü Çakın’ın dükkânının ardiyesinde depolanır. Sonra her gün Isparta’ya eşekleriyle alış verişe giden Sav Köylüleri köylerine geri döndüklerinde dikkat çekmeden heybelerine birer paket teksir kâğıdı koyardı. Teksir kâğıtları Sav Köyü’ne gizlice getirilip Tahiri Mutlu veya Mustafa Gül’e teslim edilirdi. Bu sistem böylece üç yıl boyunca aralıksız devam etti. Risale-i Nurlar önce Hüsrev Altınbaşak tarafından mumlu kâğıda yazılır ve ardından mumlu kâğıtlar teksir makinesinde baskıya geçerdi.  

Baskıdan birkaç sayfa çıktıktan sonra kâğıtlar Bediüzzaman Hazretleri’ne götürülür ve tashihi yapılırdı. Tashihten sonra kâğıt yeniden teksir makinesine takılır, kaç sayfa çıkarılacaksa ona göre makinenin kolu Şükrü Efe tarafından o sayfa kadar çevrilirdi. İstenilen sayıda teksir çıktıktan sonra kitabın sayfaları ayrı ayrı yere dizilir, sonradan kâğıtlar sayıya göre üst üste konurdu. Teksir işi bittikten sonra kâğıtları toplama işleri başlar, bu iş için de akşamdan köy evleri gezilir ve tasnif var diye köylülere haber verilirdi. Köylülerden guruplar oluşturularak imece usûlüyle birden ona kadar bir grup, ondan yirmiye kadar başka bir grup, yirmiden otuza kadar ise farklı bir grup olarak devam edilerek kâğıtlar bir araya toplanırdı. Kâğıt toplama işlemi bittikten sonra kâğıtlar bir daha dikkatli bir şekilde tekrar sayılır ve tasnif işi biterdi.

Nüshalar ciltlenmek üzere sarılıp paketlenerek iple bağlanırdı. Böylece her bağlı paket bir kitap haline gelmiş olurdu. Bu bağlanmış paketler Isparta’ya eşeklerle pazara giden köylüler tarafından Rüştü Çakın’ın ardiyesine götürülürdü. Oradan da İstanbul’a nakliye ambarları vasıtasıyla gönderilirdi. İstanbul’da ciltlenecek kitaplar Cuma günü akşamına kadar bekletilirdi. Ciltçi Halil Çilingir Cuma gecesinden iş yerini kapatıp Cumartesi ve Pazar günleri ciltleme üzerinde çalışırdı. Pazartesi sabah saat 7.30’da kitaplar ciltlenip hazır hale getirilirdi. Ciltçi Halil Çilingir kitapları koliler içinde dükkânın önüne bırakır, Nur Talebeleri de söylenen saatte gizlice kitapları oradan alırdı. Kolilerdeki kitaplar İstanbul’dan aynı dikkat ve gizlilik içinde Isparta’ya gitmek üzere nakliye ambarına verilirdi. Kitaplar Isparta’ya geldiğinde bir baskınla yakalanmasın diye farklı kişilere teker teker dağıtılarak saklanırdı. Bir kısmı da ihtiyaç olan yerlere gönderilirdi.

(Kaynak: İhsan Atasoy, ‘Kulluğun İçinde Bir Sultan Tahiri Mutlu’)

Okunma Sayısı: 2114
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • emin bozkus

    5.2.2019 23:31:25

    Saffı Evvelin harika, samimi hizmetlerini en veciz bir şekilde kaleme almışsın Misbah Hocam. Eyvallah.

  • ihsan pilatin

    4.2.2019 11:41:45

    Allah razı olsun. Rabbim daha nice teşvik edici yazı yazmayı nasip etsin.

  • atilla

    4.2.2019 11:12:35

    Teşekkürler Misbah Eratilla. Yüreğine sağlık. Nurculuk adına tarihe not düşen yazınızı şevkle okuduk.Bu davanın bu günlere gelmesinin bir serencamı mahiyetindeki yazılarınızın devamı temennisiyle..

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı