"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Öyle bir mektup ki!

Mü'mine GÜNEŞ
03 Eylül 2017, Pazar
Ömürler, Rabbimizin takdir buyurduğu çok kıymetli sermayemiz.

İnsan olmak ne güzel. Yüksek, ulvî gayeler için bu dünyada bulunmak ne güzel.

Vakit, an, zaman ve içinde bulunan bizler ne güzeliz.

Çünkü en güzelin yarattığı, nakışladığı, özene bezene süslendirdiği mektuplarız.

Bir mektup ki; hem kendinin, hem kendini yazanın, hem kendi gibi yazılmış olan diğer mektupların farkındadır. Kendi dahil, bütün o mektupları okuyup, anlayıp, yazana karşı muhabbet ve ilgi duyarak, Yaratıcısına karşı övgülerini, alâka ve sevgisini bildirme makamındadır, ne güzel mektuptur insan! Böyle bir mektup var mı başka?

Şuur ve akıl sahibi, kendini okuyabilen, okudukça yazana karşı alâkası artan, O’nu daha iyi tanıyabilmek için; kendisine verilmiş, aza, uzuv ve duygular terazileriyle tarttığı bütün değerleri, akıl potasında övgüye, kalp potasında muhabbete dönüştürebilen!

Ömrü oldukça, kendini okudukça, Rabbini tanıdıkça, şükrü sonsuz derecede çoğalan.....

Ne mutlu sana ki, sen işte o mektupsun. Bu karmakarışık asırda insanların bırak kendini okumak, ne olduğunun niçin yaratıldığının farkında dahi olmadığı bu keşmekeş içinde, sen Rabbini bulmuşsun. Kendini fark etmişsin ve Rabbinin yaratması cihetiyle kendine değer veriyorsun.

Evet kendine değer vermelisin. Hem öyle değer vermelisin ki, Kâinatın Sultanı’nın bu çok kıymetli hediyesini, canın gibi korumalı, onun daha iyi seviyelere çıkabilmesi için çalışmalısın. Kendine O’nun namına değer verirsen, Rabbinin senden duyacağı hoşnutluk o kadar çok olacaktır ki; senin bu kıymet bilmene karşı O da seni kıymetlendirecektir. O senin yollarını açacak, doğru ve yanlış arasındaki tereddütlerinde, sana yön verecektir.

Bu devirde doğru İslâmiyet’i yaşamak husûsunda azim içerisinde olanlar, bu hususta bütün zorluklara göğüs gerip, her şeye rağmen doğruları yaşama gayreti içinde olanlar, ihtimaldir ki, son nefeslerinde manevî şehitlerden sayılacaklardır. 

Yaşadığımız asırda İslâmiyet’i yaşamak; içinde kendini kaybedebileceğin, çalılık, dikenlik, geçit vermez bir ormanda yol almaya benziyor. Öylesine engeller ayaklarına dolanıyor ki, sen belki kaybolmak üzeresin, ama kendini düz yolda yürüyor sanıyorsun. Nefis ve şeytan, eğriyi doğru, çirkini güzel göstermek çabasında. Zira sen bir imtihandasın. Şaşırmadan yoluna devam etmek husûsunda, bir an dahi Rabbinden kopmamaya çalışmalısın. 

Rabbim, doğruları yaşamak husûsunda bizlere son nefesimize kadar yardım etsin inşallah.

Bizi yolundan bir an dahi ayırmasın.

Okunma Sayısı: 3654
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı